Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 142 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Hilmi Yavuz: Felsefe Terimleri Üzerine (2)
Tarih: 11.04.2005 Saat: 10:29 Gönderen: karakutu
 

Felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesi girişimlerinin 1941 yılında başladığını biliyoruz. Geçen haftaki yazımda da belirtmiştim:


O tarihte Maarif Vekaleti, Ankara’da bir Komisyon çalışması başlatmış, Komisyona İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyeleri de davet edilmiştir: Prof. Dr. Macit Gökberk’in bildirdiğine göre, Vekaletin bürokratlarının, felsefe hocalarını dinlemeyip bildiklerini okudukları anlaşılıyor. Osman Pazarlı’nın Cuvillier’den yaptığı (ve Maarif VekaletiYayınları arasında çıkan) ‘Küçük Felsefe Sözlüğü’, büyük olasılıkla, bu Komisyonun tespit ettiği terimler kullanılarak çevrilmiş olmalıdır.

1953 yılında bu defa Türk Dil Kurumu, Felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesi işini yeniden ele alır: Ama bu defa, felsefe hocalarının önerilerine kulak verilecek ve uzun yıllar süren çalışmalardan sonra Türk Dil Kurumu Prof. Dr. Bedia Akarsu’nun ‘Felsefe Terimleri Sözlüğü’nü yayımlayacaktır.

Geçen hafta da belirtmiştim: 1950’lerde başlayan Felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesi, ciddi tartışmalara neden olur. Peyami Safa’nın, Bilim ve Felsefe’nin bir ‘Medeniyet’ meselesi olduğu, dolayısıyla ya Doğu İslam Medeniyetinin Arapça kökenli karşılıklarıyla, ya da Batı medeniyetinin Latince /Grekçe kökenli karşılıklarıyla kullanılması gerektiği kanısındadır. Peyami’ye göre, mademki Batı Medeniyeti dairesine girilmiştir, o halde ‘bütün garp dünyasının müşterek kullandığı Latin ve Yunan kökleri dururken, neden Öztürkçe ıstılah kullanmaya kalkı[şıldığını]’ anlamak mümkün değildir.



Nurullah Ataç’ın Felsefe terimleri dağarı konusundaki görüşleri de, bütün Öztürkçeciliğine rağmen, Peyami Safa’nınkilere yakındır. Ataç şöyle der: ‘Bir dil, bir uygarlık yani bir medeniyet içinde ilerler, zenginleşir, o medeniyetin düşüncelerin, değerlerini söylerken yoksuldur. O uygarlığı iyice anlatamaz.[...] Türkçe için fakirdir, iptidaidir, diyen yok, ancak şimdi benimsemek istediğimiz batı uygarlığının düşüncelerini, değerlerini söylemeye elverişli değildir, onun için batı uygarlığının birtakım kavramlarına karşılıklar arıyoruz.’ Ataç, bu görüşlerini eleştiren Adnan Benk’e verdiği cevapta konuyu daha da açarak şunları söylüyor: ‘(...) Biz bugünkü dilimizle Monsieur Sartre’ın da, başka düşünürlerin de neler dediklerini, neye varmak istediklerini iyice söyleyemiyoruz. Dilimizde batı uygarlığının birtakım kavramları daha adlandırılmadı da, onun için kimimiz Frenkçe sözleri kullanıyor, kimimiz Arapça’dan bulmaya çalışıyor, kimimiz de Türkçe köklerden yeni sözler kurmaya uğraşıyor.’

Şüphe yok: Felsefe (ve Bilim) terimleri seçiminin bir ‘medeniyet’ meselesi olduğunu ilk kavrayanlardan biri Rıza Tevfik’tir: Prof. Dr. Abdullah Uçman’ın ‘Rıza Tevfik’in Türk Dili Üzerine Düşünceleri’ başlıklı yazısından öğrendiğimize göre Rıza Tevfik’in bu konudaki görüşleri şöyledir: “Şi’r-i millide Türklüğün en samimi ruhunu, en asil hissiyatını söyletmek taraftarıyım, çünkü mümkündür ve lazımdır: Fakat ıstılah [terim H.Y.] bahsinde bu mümkün değildir ve o kadar da lazım da değildir’; Rıza Tevfik, Peyami’nin aksine, felsefe terimlerinin Arapça’dan alınmasından yanadır:

Geçerken belirteyim: Osmanlı dönemindeki terim çalışmalarında, Rıza Tevfik’in büyük katkıları vardır. 1913 yılında Maarif Nezareti tarafından kurulan Istılahat-ı İlmiyye Encümeni üyesi sıfatıyla hazırlamaya başladığı ve o yıl Encümen’ce tespit edilen terimler çerçevesinde ve fasiküller halinde basılan ‘Mufassal Kamus-ı Felsefe’ adlı muhteşem ansiklopedik sözlüğün, on cilt olarak tasarlandığı halde, maalesef, ancak iki cildi yayımlanabilmiştir. Birinci cilt 806 sayfa, ikinci cilt ise 400 sayfadır, Rıza Tevfik’in bu muhteşem ‘Mufassal Kamus-ı Felsefe’sinin 1915 yılında başlayan yayımı, ancak 1920 yılında tamamlanır. Lügat’te her felsefe teriminin Arapça, Yunanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca karşılıkları da verilmiştir. Bugün bile aşılamamış bir başyapıt!

Tekrar Cumhuriyet dönemine dönmeden önce, İsmail Fenni’nin Fransızcadan çevirdiği Felsefe Lügati’ni de anmak gerekir.

(Önümüzdeki hafta felsefe terimleri bağlamında Cumhuriyet döneminde yayımlanmış olan Felsefe Sözlükleri’nden ve özellikle Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay’ın Akçağ Yayınları arasında çıkan ‘Felsefe Doktrinleri ve Terimleri Sözlüğü’nden söz edeceğim.)



Zaman
06.04.2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Makale
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Makale:
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
Bir İmparatorluğun Sonu
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj
Kalkınma yöntemi olarak sosyalizm
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Dağ fareyi doğurmak üzere
Coca Cola Ve Fare
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
İsrail ablukasını ‘Onur’la deldiler
Kara Kedi
Aynı evin kedileri
Obez kediler
Büyükanıt: Örgütün arkasındakilere bakın
Keskin bir mesaj....
Hasan Cihat Örter'den mesaj var

"Felsefe Terimleri Üzerine (2)" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke