Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 155 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Hilmi Yavuz: Felsefe Terimleri Üzerine(1)
Tarih: 30.03.2005 Saat: 02:38 Gönderen: karakutu
 

Cumhuriyet döneminde felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesi sorununun ilk kez 1941 yılında ele alındığını biliyoruz.

Prof. Dr. Macit Gökberk, 1983 yılında Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan ‘Macit Gökberk Armağanı’nda kendisiyle yapılan bir söyleşide 1941 yılı şubatında, felsefe terimlerini hazırlamak üzere, Felsefe Bölümü’ndeki bütün öğretim üyesi arkadaşlarla birlikte, Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı’na çağırıldı[klarını] bildirir ve şöyle der:

“Biz oraya oturulacak, konuşulacak, tartışılacak diye gittikti. Ama gittiğimizde önceden hiç düşünmediğimiz bir durumla karşılaştık. Bütün terimler daha önce hazırlanmış, listeler yapılmış ve Bakanlık’tan da dille ilgisi olan olmayan birçok kişi üye olarak kurula getirilmişti.

Bir terimden söz ediliyor; başkanlık eden kimse de ‘Kabul edenler, etmeyenler’ diyor ve o terim tabii büyük bir çoğunlukla kabul ediliyordu. Bizim de oylarımız hiçbir defasında bir rol oynayamadı sonuç olarak.” Gökberk, bunun üzerine düş kırıklığına uğradık[larını] belirtir ve “Bir işe yarayacağımızı sanıyorduk.



Oysa bize hiçbir şey sorulmadı.” der. Tek Parti dönemidir ve elbette Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın mantığı geçerlidir: “Eğer bu memlekete Komünizm lazımsa, onu biz getiririz!” Milli Eğitim Bakanlığı da, tastamam bu mantıkla, ‘Eğer felsefe terimleri hazırlanacaksa, bunu elbette biz hazırlarız!’ diye düşünmüş olmalı...
Anlaşıldığı kadarıyla Milli Eğitim Bakanlığı (o zamanki adıyla: ‘Maarif Vekaleti’) 1944 yılında A. Cuvillier’in ‘Petit Vocabulaire de La Langue Philosophique’ini, büyük bir olasılıkla, Prof. Gökberk’in sözünü ettiği bu ‘tepeden inme’ komisyon çalışmalarında saptanan terimlerle Türkçe’ye çevirtmiştir. ‘Küçük Felsefe Sözlüğü’ adıyla ‘Lise Felsefe Dersleri Yardımcı Kitapları’ dizisinden çıkan sözlüğün çevirmeni, Osman Pazarlı’dır.

Ayrıca Türk Dil Kurumu da, Dördüncü Dil Kurultayı’nın onayına sunduğu bir çalışmayla ‘Felsefe Terimleri’ni iki küçük boy kitapçıkta derlemiştir. Kim tarafından hazırlandığı belli olmayan bu kitapçıklar, Osman Pazarlı çevirisinde kullanılan terimleri kapsamaktadır.
1950 yılında ise Türk Dil Kurumu, bu kez felsefe terimlerinin hazırlanması işini resmen, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden ister. 1941 yılındaki hayal kırıklığından sonra, Felsefe Bölümü öğretim üyeleri kendi aralarında zaten bu konuda çalışmalar yapmaktadır. Prof. Dr. Bedia Akarsu’nun ilk basımı Türk Dil Kurumu’nca 1975 yılında gerçekleştirilen ‘Felsefe Terimleri Sözlüğü’, işte bu çalışmanın ürünüdür.

Prof. Akarsu, ‘Önsöz’de bu durumu şöyle anlatıyor: “Yirmi beş yıl önce Türk Dil Kurumu, felsefe terimlerinin gözden geçirilmesi için İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne başvurmuştu. Prof. Dr. Macit Gökberk’in yönetimi altında, 1950-53 yılları arasında, haftada bir iki kez toplanıp, kurumca yayımlanmış olan ‘Felsefe ve Gramer Terimleri’ni de göz önünde bulundurarak terimlerin Türkçe karşılıklarını yeniden saptadık.”
Prof. Akarsu söz etmiyor; ama anlaşıldığı kadarıyla, o dönemde terimler konusunda ciddi tartışmalar olmuştur. Mesela Peyami Safa, terimlerin ‘öztürkçeleştirilmesi’ne karşı çıkmıştır. Peyami Safa’nın ‘Osmanlıca, Türkçe, Uydurmaca’ başlığı altında kitaplaştırılan (derleyen: Ergun Göze, Ötüken, 1970) dil yazılarından biri ‘Istılah Davası’dır. Peyami Safa, hangi uygarlığın içinden felsefi düşünce üretilecekse, bunun o uygarlığın terimleriyle üretilmesi gerektiğini savunur:

“Garp medeniyeti zümresine katılmış olduktan sonra, tereddüde lüzum yok, canlı dillerde kullanılan; kökleri Latin veya Yunan, müşterek ıstılahları [ortak terimleri H.Y.] şivemize göre biraz yontarak alacaktık.” der ve şunları ilave eder: “Biz hangi medeniyet zümresindeniz?

Hiçbir kültür manzumesine nispet kabul etmeyen müstakil, avare, münferit bir ıstılah lügatine mi sahip olacağız? Öyleyse bu Yunanca, Latince bozuntuları ne? Değilse, bütün garp dünyasının müşterek kullandığı Latin ve Yunan kökleri dururken, neden Öztürkçe ıstılah [terim H.Y.] kullanmaya kalkıyoruz?”
Peyami Safa, şunu demek istiyor: İki medeniyet vardır ve Bilim ve Felsefe Medeniyetlerin diliyle yapılır. Eğer biz, Doğu-İslam medeniyet dairesinde kalsaydık, terimleri bu medeniyetin dillerinden, Arapça ve Farsça’dan yararlanarak Türkçeleştirecek, mesela, ‘Psikoloji’ yerine ‘Ruhiyat’, ‘Sosyoloji’ yerine ‘İçtimaiyat’ diyecektik.

Ama madem ki, Batı medeniyet dairesine girmiş bulunuyoruz, o zaman da, terimleri bu medeniyetin dillerinden, Yunanca ve Latince’den yararlanarak Türkçeleştirecek, ‘İçtimaiyat’ yerine ‘Sosyoloji’, ‘Ruhiyat’ yerine de ‘Psikoloji’ demeliyiz. Peyami Safa, bu durumda, ‘Toplumbilim’ ya da ‘Ruhbilim’in kullanılmasını doğru bulmadığını söylemiş oluyor.
Bu meseleye devam edeceğim.


Zaman
30.03.2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Makale
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Makale:
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
Bir İmparatorluğun Sonu
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj
Kalkınma yöntemi olarak sosyalizm
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Dağ fareyi doğurmak üzere
Coca Cola Ve Fare
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
İsrail ablukasını ‘Onur’la deldiler
Kara Kedi
Aynı evin kedileri
Obez kediler
Büyükanıt: Örgütün arkasındakilere bakın
Keskin bir mesaj....
Hasan Cihat Örter'den mesaj var

"Felsefe Terimleri Üzerine(1)" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke