Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 140 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Chuck Palahniuk: Aslında aşkı yazıyorum
Tarih: 18.08.2008 Saat: 10:56 Gönderen: editor
 


‘Dövüş Kulübü’, ‘Tıkanma’ gibi sert romanların yazarı Chuck Palahniuk, aslında partilerde bir köşeye çekiliveren sıkılgan bir insan olduğunu söylüyor. Yine de edebiyat etkinliklerinde çeşitli çılgınlıklar yapıp odakta kalmayı seviyor. Amerika’nın en ünlü ve en tartışmalı yazarlarından biri değilken Palahniuk Freightliner’da dizel tamircisiymiş. İsviçre’nin küçük yolcu uçaklarının hidroliklerinden bahsederken neden bahsettiğini bildiği hissini veriyor.


İsviçre’de bunaltıcı bir Locarno sabahı. Ünlü ‘Dövüş Kulübü’nün ünlü yazarı Chuck Palahniuk bir gün önce yaptığı korkunç uçuşu anlatıyor neşeyle. “Hidrolikler bozuldu. Tam inişe geçiyorduk ki bir anda alarmlar çalmaya başladı. Zürih’e geri uçup oraya iniş yapmak zorunda kaldık. İniş çok zor oldu. Ondan sonrası da zaten tam bir kaostu.”

Palahniuk ile tanışınca insanın onun hakkındaki fikri değişiveriyor. Eğer onu sadece romanlarından ve ‘Dövüş Kulübü’, Choke’ ve ‘Snuff’ gibi yabancılaşma ve sapkınlık yüklü hikâyelerinden tanıyorsanız sinirli kavgacı kötü niyetli şeytanlık ve öfkeyle dolu bir insanla karşılaşmayı beklersiniz. Gerçek ise bundan çok farklı: düzgün bir gömlek giymiş olağanüstü derecede kibar bir adam Chuck Palahniuk.

‘Aslında aşkı yazıyorum’
“Bütün kitaplarım aslında aşk hikâyeleri özellikle de aşk üçgenleri anlatıyor” diye açıklıyor Locarno Festivali’nde Clark Gregg’in filmleştirdiği ‘Tıkanma’nın dünya prömiyeri için İsviçre’de bulunan Palahniuk. Filmde üçgenin köşelerini ne idüğü belirsiz bir işte çalışan seks bağımlısı ana karakter Victor (Sam Rockwell) onun üstüne çok düşen annesi (Anjelica Huston) ve genç bir doktor (Kelly Macdonald) oluşturuyor.

Palahniuk ‘Tıkanma’ için istediği kadar aşk romanı desin, kitap dehşet verici bir ortamda yazılmış. 1999 yılında tam kitabı yazmaya başlamadan önce babası öldürülmüş. Öldürülen babasının işleriyle ilgilenmenin ‘muazzam stres’inden bahsediyor. “Gecenin bir yarısı arabamla babamın evinden kendi evime dönüyordum. Dağlardayken sürekli gezmek zorunda olan birinin muhtemelen bir pazarlamacının hikâyesini yaratmaya başladım. Hayatından bunaldığında arabasını yolun kenarına çekip farların ışığında birkaç adım yürüyüp sanki bir araba kazasının, kalp krizinin ya da bir cinayetin kurbanıymış gibi yere yatıyor...”

Fikir pazarlamacının bir polis tarafından kurtarılmasıydı. Polis nazikçe nabzını kontrol edip ona sarılıp her şeyin yoluna gireceğini söyleyecekti. O gece arabayı kullanırken Palahniuk o ruh halinde bu sahneyi gerçekleştirmeyi ciddi ciddi düşünmüş. Neticede yapmamış ama bilinç akışı ona Victor fikrini vermiş. ‘Tıkanma’un antikahramanı Victor restoranlarda insanlar onu kurtarsın diye boğulma numarası yapıyor. “İnsanların kollarında böyle muazzam bir duygusal boşalma yaşayabiliyordu. İnsanlar da onu avutup her şeyin yoluna gireceğini söylüyorlardı. ‘Tıkanma’un hikâyesi buradan doğdu. Benim dibe vurmuşluğumdan.”

‘Tıkanma’ için araştırma yaparken Palahnuik seks bağımlılarının tedavi gördüğü kliniklerde zaman geçirmiş. Phil adında bir hastayı özellikle hatırlıyor. Phil bir müteahhitmiş. İriyarı, mutlu bir evliliği olan, birkaç çocuklu bir adam. Ancak gizli gizli kadın elbiseleri giyip rastgele yabancılarla seks de yapıyor. “Bu adamı yolda görsem hakkında düşüneceklerimle tanıdıktan sonra hakkında öğrendiklerim arasındaki fark şok ediciydi. Bu durum insanlara başka bir açıdan bakmama sebep oldu ve görünüşte en sıkıcı insanın bile inanılmaz bir gizli hayatı olabileceğini farkettim,” diye anlatıyor Palahniuk.

Utangaç olduğunu ve partilerde kenarlarda köşelerde saklandığını itiraf edyor. “İnsanlarla ne konuşulur hiçbir fikrim yok. İnsanların yanında nasıl olmam gerekir hiçbir fikrim yok.” Bu yüzden gazetecilik okumuş. Çünkü bu meslek ona insanlarla konuşmak ve onlara soru sormak için bir ehliyet vermiş. Kurgu romanlar yazmak da ona benzer bir özgürlük veriyor. Ama utangaçlığına rağmen yazarların davet edildiği ya da yazarlığıyla var olduğu ortamlarda şov yapmayı da ihmal etmiyor. “Yazarların katıldığı birçok etkinlik çok sıkıcı ve gösterişçi oluyor. O çocukların sıkılmalarını gerçekten istemiyorum. Etkinlikleri çılgınlaştırmak için sarf ettiğim efora değiyor, çünkü o zaman bir başka etkinliğe katılma ihtimalleri daha yüksek oluyor.”

Palahniuk’e çelişkili bir figür demek hafif kalır. Bu ağzı sıkı adam göz önünde olmaktan açık bir zevk duyuyor. Özel hayatı hakkında çok şey biliyoruz. Ailesinin sıkıntılı geçmişi babasının öldürülmesi ve büyükbabasının büyükannesini öldürdüğü gibi. Gay olup olmadığı konusunda da birçok yazı yayımlandı ve birçok blog’da bu konuda sorular soruldu. Palahniuk bu konuda konuşmayı reddediyor: “Hayatımdaki ölmüş insanlar kapsamında özel hayatımı konuşmak kolay. O insanların şu anda bundan rahatsızlık duyacaklarını hissetmiyorum. Ama şu anda hayatımda olan insanlar, arkadaşlarım ve ailem konusunda çok korumacıyım. Çizgiyi orada çekiyorum.” Cinsel tercihini konuşmakta son derece rahat olduğunu söylüyor ama arkadaşları ona bunu yapmamasını söylemiş ve ailesi de cinselliğinden bahsettiği zaman rahatsız olduklarını söylemiş.
Onun yerine yazıyı konuşmayı tercih edeceği çok açık. Sürekli baştan okuduğu F Scott Fitzgerald’ın ‘Muhteşem Gatsby’sinden açın konuyu örneğin. Hemen heyecanlanıyor. “Çocukken ne yapman gerektiği söylendiyse hepsini yapıyorsun ama sonra bir sonraki hareketinin ne olacağını bilemediğini fark ediyorsun. O güzel şeyleri yapmaya devam ediyor ama eğer bir şeyleri farklı yapmazsan hayatın boyunca o hayal kırıklığına uğramış çocuk olarak kalacağını da fark ediyorsun.” Bir başka deyişle eğer ‘Dövüş Kulübü’ ve ‘Tıkanma’nın nereden geldiğini bilmek istiyorsanız Jay Gatsby’ye bakın.

(The Independent)
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Haber
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Haber:
Coca Cola Ve Fare


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Coca Cola Ve Fare
Nicolas Barre: Küresel kıyamet için çok az zamanımız kaldı!
Kuvveti bazuyi Osmani
Fikret Başkaya: Kapitalizmin krizi veya otuz yıllık yalanın sonu
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Dağ fareyi doğurmak üzere
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj

"Aslında aşkı yazıyorum" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke