Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 207 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Neci olalım?
Tarih: 18.08.2008 Saat: 10:32 Gönderen: editor
 

Darbeden birkaç gün sonra... Hayır, eski darbe, 27 Mayıs yani... Milli Birlik Komitesi üyelerinden biri gazetecileri toplamış, sormuş:

"Eee, söyleyin bakalım çocuklar, sağcı mı olalım solcu mu?"

Bu soruya, MBK'nın içindeki "kendi çocuklarından" bazıları sağcı olalım şeklinde yanıt vermişlerdi de birkaç ay içinde tasfiye edilmişlerdi hani... Tasfiye işlemi elbette çok "kibarca" yapılmıştı, kafa göz yarmadan, önemsiz bir ülkeye "ataşe tayini" şeklinde falan...

Cuntanın iç çekişmesini, "bürokrasi denetiminde hafif solculuk yapalım" diyen kanat kazanmıştı.

Burada önemli olan sağcı ya da solcu olmak değildir.

 



Burada çarpıcı olan, "bir şeyci olmaya" keyfe keder karar verilebilmesi, daha doğrusu, şu ya da bu etkene göre rahatlıkla bir şeyci ya da başka bir şeyci olunabilmesidir!

Çünkü bu memlekete ne lazımsa, yani bürokrasi neyi uygun görürse o yapılır ve de "bizzat" bürokrasi tarafından yapılır, bu işe kimse karıştırılmaz.

Bu bürokrasinin elinde beyni yıkanmış biz saf çocuklar da, altmışlı yıllarda Atatürk'e kızardık, "isteseydi sosyalizme geçebilirdi, niçin geçmedi" diye...

Koskoca Kemal Tahir bile bu tuzağa rahatlıkla düşüvermişti: Aaah ah, keşke 1917 devrimi daha önce yapılabilseydi de, madem Batı'ya yöneleceklerdi, Osmanlılar "bu ikinci ve değişik Batı'ya" yönelselerdi... Diyordu!

İstediğin zaman, gözüne kestirdiğin bir şeye yönelebiliyordun yani... Emir ve komuta zinciri içinde!

Hani, NATO'dan pat diye çıkıp Putin'le ittifak yapmak ve Gürcistan'ın bölünmesine katkıda bulunmak gibi bir şey canım!...

Bir egzantrik yazarla iki emekli bürokrat "öyle yapalım çocuklar" deyince yapılabilen bir şey...

Oysa aynı Kemal Tahir, "bizde devrimler daima 'hele bir iktidara geçelim, gerisi kolay' kafasıyla yapılır" da demişti... İstim hep arkadan geliyordu ama istimin rengi kara ya da kızıl olabiliyor, basıncı yüksek ya da alçak çıkabiliyordu.

Öyle olmasaydı, 1908 yılında "imparatorluğun bütün halklarının eşitliği ve kardeşliği" ilkesiyle devrim yapan İttihat ve Terakki, daha iki yıl geçmeden "Türk ırkçılığına" o kadar kolay yönelemezdi.

Öyle olmasaydı, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi'nde liberalizmi kabul eden anlı şanlı cumhuriyetçiler, on yıl sonra açık seçik faşizme yelken açamazlardı!

Öyle olmasaydı, Milli Şef İsmet İnönü demokrasiye "emirle" geçmezdi. 1925 yılında canı istiyor diktaya gidiyor, 1945 yılında canı istiyor çok partili sisteme dönüyordu...

Fakat bu kendine özgü demokrasinin kurallarını da gene kendisi koymuştu, Celal Bayar onun yerine geçerse gene onun çizdiği "çerçevede" geçebilirdi. Nitekim de öyle oldu. Liberalizme dönülebilirdi, fakat bürokrasinin uygun gördüğü oranda...

Şimdi de, tarihin, toplumun ve dünyanın nereden gelip nereye gittiğini bir türü göremeden, bir türlü görmeye yanaşmadan "AKP'yi devirmeye" heveslenen bürokratlar var, onların bir de partileri var, ramazan ayından sonra ikincisi de yoldaymış... Bunun, canları istedi diye olabileceğini sanıyorlar.

"Eskaza iktidara gelirlerse, farklı ne yapacaklar?" sorusunun yanıtı da yok.

Hele bir gelsinler, istim kolay sanıyorlar.

Olmazsa "çocuklara" sorarlar, basının karta kaçmış şirret çocuklarına...

Sabah / 18 Ağustos 2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Neci olalım?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke