Birkaç gün önce, Cezmi Kartay adında bir adam öldü. Cenazesi de sessiz sedasız
kalktı.
Birkaç zaman önce Cezmi Kartay'a "gaz vermiş" olan matbuat, ölüm ve cenaze
haberini tek sütunla geçiştirdi...
Kartay, ünlü SODEP'in, yani Sosyaldemokrat Parti'nin genel başkanıydı. Bu görevi
Erdal İnönü'den almış, sonra gene ona devretmişti. Bu parti, daha sonra Necdet
Calp'in Halkçı Parti'siyle (Calp'in ardından da Aydın Güven Gürkan gelmişti)
birleşti, SHP oldu, belki hatırlarsınız...
Artık hepsi rahmetlidirler, başkanları da, partileri de... Haaa, "fikirleri" mi?
Onlar, zombi olarak geziniyorlar.
Bütün bu oluşumların da, bu adamların da, hem "CHP'nin yerini tutacağı"
söyleniyordu, hem de "solcu" oldukları.
Çünkü, bürokratların 12 Eylül fırtınasından bürokrasinin partisi de "nasibini"
almıştı!
Erdal İnönü, "asıl İnönü'nün" oğluydu, Necdet Calp de özel kalem müdürü... Aynı
zamanda mülkiye müfettişi, İzmir valisi, Siirt valisi... Sümerbank yönetim
kurulu üyesi...
Böylece solcu oluyorlardı bunlar. Paşanın oğlu solun lideri, ilkokul
öğretmeninin oğlu da sağın lideri!
Solculuk bile yaparlardı vallahi... Nevzat Tandoğan da öyle dememiş miydi?
Unutmuştum, ölüm haberini okuyunca hatırladım: Cezmi Kartay da emekli valiymiş!
Malatya, Tekirdağ ve Gaziantep'te "bulunmuş" ... (Sabahattin Ali Konya ve
Sinop'ta, Nâzım Hikmet Çankırı ve Bursa'da, Kemal Tahir Çankırı, Çorum, Malatya,
Nevşehir ve Kırşehir'de bulunmuşlardı ama başka türlü bulunmuşlardı, solcu
partinin iktidar döneminde...)
Kartay, daha sonra ASKİ'de (Ankara'nın İSKİ'si) yönetim kurulu üyeliği yapmış.
Ama orada bir skandal patlak vermemiş.
Elbette, İş Bankası yönetim kurulu üyeliği de! Arada bir de ŞişeCam serüveni
var.
Ayrıca, Mülkiyeliler Birliği ve de Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi! Laf
aramızda, Anadolu Kulübü'nün de üyesi!
Bu adam, solcu partinin başkanı... İnönü'nün oğlu bir diğer başkanı, İnönü'nün
özel kalem müdürü bir diğer başkanı...
Bunlar solcu... Mülkiye asistanları da solcu (onlar ölmezler çünkü eşofmanı
çekip koşu yaparlar)...
Mülkiye asistanlarının cep telefonu kullanmayı bilmeyen genel sekreterleri bile
vardır...
Eskiden bunlara kızardık, artık birer "çizgi roman kahramanı" gibi izler olduk.
Sonra da solcular oturuyorlar, satacak malları olmadan "AKP'yi nasıl deviririz"
düşleri kuruyorlar.
Hem de yüzde kırk oy toplayacaklarmış. Eh, "içi kan ağlaya ağlaya oy verecek"
enayi de çıkar nasılsa...
Herhalde iktidara gelince "emekçi kitleleri" Anadolu Kulübü'ne sokarlar, ya da
bu tür kulüpleri yurt sathında yaygınlaştırırlar. Fakat halk kulübe dolunca
vatandaş briç oynayamaz olur.
Bir kısım halkı da Cercle D'Orient'a naklederiz canım, poker de bir oyundur.
Dikmen sırtları boş kalsaydı beygire de bindirip gezdirirdik ne güzel...
Sabah l/ 16/08/2008