Mevzu, tabii şişede durduğu gibi durmuyor. Bu Şahan’a taktı ya kalitesan
gurmeler; ordan
sallayan, burdan savunan.
Bi de Kemal Sunal’a benzetilince köpürenler! CHP; NE kadar solcuysa, ‘sosyal’
ise
‘demokrat’ ise, Kemal Sunal’ın komedileri de o kadar sosyal biçerikti, jeni
eseriydi- farttı furttu.
Şahan bence çok da iyi idare etti tırışkadan salvoları: minimum röp. verip
manasız toplara tenezzül etmeyerek.
Böyle düşünürken, düşünürken; onunla ‘Dikkat Şahan Çıkabilir’ günlerinde iki
buçuk kez filan telefonla konuşmuşluğumuz; bana ‘ablacım’ diye hitap etmişliği
var-
Şahan’ın tatlı bir herif olduğunu, Hakiki Hayatta da düşünceli olduğunu ve
neşeli bir iyi aile çocuğu olduğunu- “Para için komedyen/Hakikatte: bu ne
samimiyet len?” biri değil Şahan yani.
Bir arkadaşım hayatının çok kara günlerinde onunla yaptığı iş toplantılarının
nasıl eğlencesiyle onu hayata bağladığını anlattı, diyelim. Önemlidir böyle
özellikler.
Düşünürken böyle; Şahan’ın Sırrının, tatlılığının, annesi tarafından
yetiştirilmiş olması olduğu limanına da demir attım. Babasını küçük yaşta
kaybeden oğlanlar, anneler tarafından yetiştirildiklerinde, daha tatlı insanlara
dönüşüp anti-maço özellikleriyle kalplerde daha kolay taht sahibi olabiliyorlar.
Bakınız: Teoman.
Bakınız: Tarkan.
Teoman öyle çok teyzeli/anneanneli/anneli bir evde, tamamen bir Kadın Projesi
olarak; olduğu için de, onca ‘gönülçelen’ özellikler ihtiva ediyor. Türk
Kadınları’na.
Hitap ediyor. Zira hem höt zöt imitasyonlarıyla büyümemiş oluyor Babasız
Oğlanlar. Hem de fuzuli rekabetle sinirleri yıpranmamış. Maço standartlarına
düşük hayatın, çekilmemiş/sürüklenmemiş.
Kadınları daha iyi biliyor; dahası kadınları yabancılamıyorlar. Güçlü (dominant)
kadınlar da onlar için bilindik ‘territory’; zira adamsız kalmış anne, ister
istemez pazılarını geliştiriyor. Hayata karşı ama. Oğlunu itip kakmıyor. Böyle
bir ihtiyaç yok hayatında zira. Bu da çok önemli: itilip kakılmamış oğlanlar
bunlar.
Tarkan’ın yurdumuzun bir numaralı gönülçeleni olmasının altında, annesi,
ablaları tarafından büyütülmüş olmasının ruhsal konforu da yatıyor. Korkmaz asla
kadınlardan Tarkan. Onlarla flörtleşmekten de, önlerinde kadınsılaşmaktan da.
Bütün bu cesur özellikler, Tarkan’ın seksapelinin mühim bir kısmını teşkil eder.
Şimdi düşünüyorum da Anne Çocukları Ekolü’nden Ata Demirer’le, Beyaz’ın
tatlılığında bile BU var. Ve fakat her ikisinin de (Şahan’ın da) erkek
kardeşleriyle içli dışlılığı, onları Tarkan ve Teoman’ın ‘Kadınlar Adasında
Yetiştirilmiş’ (su katılmamış bu anlamda) ‘psyche’lerinden biraz uzaklara, Oğlan
Kardeşli Anne Yetiştirmeli Oğlanlar Kategorisi’ne atıyor.
Egemen baba figürlü bir Serdar Ortaç’la (sürekli anlattığı atölye sahibi/3 oğlan
çocuğu sahibi baba) ‘Benim babam benden komiktir’ krizli Cem Yılmaz’ı
düşünürseniz- Anneleri Tarafından Büyütülen Oğlanlar’ın hiçbir gereksiz rekabete
girmek zorunda kalmamış olmasının hayatta (babayla) onları nasıl farklı
kıldığını, kavrayabilirsiniz.
Ve fakat NE oluyor? Genel olarak Kadın Hadisesi’yle pek rahat olan/olabilen
Annelerinin Büyüttüğü Adamlar’da ciddi bir ‘commitment’ sorunu oluyor. Tek bir
kadına karşı.
Onlar, genelde kadın cinsine yatkın/alışkın/barışık/bağışıklı. Tek bir kadına
bağlanmaları: babayla annenin ilgisi, babayla ölçü/boy/otorite meselesi yüzünden
habire rekabet etmiş tipik erkeklerden çok daha güç oluyor.
Bir kere Annelerinin Büyüttüğü Adamlar, hilafsız, kadınlar tarafından daha çok
beğeniliyorlar. Onlar Anne Evi’nden başlayarak bir canki seviyesinde müptelası
oldukları aşırı ilgi ve sevgiyi, tek kadınla kesemiyorlar. Hep sevgi. Hep ilgi.
Ve de değişen kadınlardan. Genel olarak kadınlardan. Sonsuz sevgi. Aynen
çocukluklarındaki bol kadınlı/anneli Anne Evleri’ndeki gibi.
Bu anlamda Tarkan’ın tek yumurtalaştığı havaalanlarında ve fotoğraf karelerinde
sevgilisinden ayrılıp, ait olduğu yere, yani Bütün Kadınların+Adamların
Yüreğine/Rüyalarına dönmesi fevkâlâde isabetlidir.
Hem star statüsü açısından.
Hem ruhunun Şımarık/Anneci Oğlan açlığının giderilmezliğinin kabullenilmesi
açısından.
Yani Annelerinin Yetiştirdiği Oğlanlar’ı karşıkonulmaz kılan neyse denklemde,
onları tek kadıncı/sadık/efendi bir nevi yaptırmayan da o! Durumlarının
imkânsızlığı.
Bu imkânsızlık da kadınları fena halde tahriş ediyor olabilir, tabii ki.
İşte asla kadından korkmayan (köpeklerde olduğu gibi: kadınlar da, kadından
korktuğunu hissettikleri adamları ısırırlar) aksine kadına yatkın ve yakın,
kadın seven, kadın bilen bir oğlan çocuğu! Sevimli mi sevimli. Yalnız mı yalnız.
Nerdeyse bir sepet içinde, ruhunun kenarına bırakılmış.
Bundan daha gönülçelici bir durum olamaz kadınlar için: hem sevgili, hem bebek.
Hem oğlan çocuk, hem korkusuz bir erkek!
Ve fakat kadın bağlandıkça Annelerinin Büyüttüğü Oğlanlara; içinden korkunç bir
yaratık: potansiyel bir Anne/bir Güç+Kontrol Freak fırladığı gibi- İşte orda
analı babalı evlerde büyümüş adamlar donakalırlarken korkudan+şaşkınlıktan+
alışkanlıktan; sırf Anneyle Büyütülmüş Oğlanlar tabanları yağlarlar natürel
olaraktan.
Kalp kırmak için değil.
Kalp kırmamak için.
Ve canlarını kurtarmak için! Zira onların canları tatlıdır. Ve dünya bir sürü
anne adayıyla üstlerine gelirken, onlar feci annelikle zaten büyütüldüklerinden,
‘kadın hadisesine’ bağışıklıkları çok farklıdır.
Radikal/ 16/08/2008