Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 141 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Hukuk bunun neresinde...
Tarih: 31.07.2008 Saat: 13:39 Gönderen: editor
 

Bu dava bir hukuki facia olarak başlamıştı...

Bir hukuki facia olarak da bitti bence.

Geçen yıl 27 Nisan’da yasalara aykırı olarak bir muhtıra veren ordu, 22 Temmuz seçimlerinde çok ağır bir tepkiyle karşılaşıp geri çekilerek yerini yargıya bıraktı.

Seçimlerden önce “367” felaketine imza atan Anayasa Mahkemesi’nin bu sefer de AKP’yi kapatarak görevini yerine getireceği bekleniyordu anlaşılan.

Yargıtay Başsavcısı, bütün hukuki kuralları zorlayarak bir dava açtı.

Başsavcı, AKP’nin “şeriat odağı” olduğunu iddia ederek bu partinin kapatılmasını istedi.

Bu davayı görüşen Anayasa Mahkemesi ne karar verdi peki?

Altı üyenin “kapatılsın” demesine karşılık, dört üye “kapatılmasın ama para cezası verilsin” dedi, bir üye de davanın baştan reddedilmesini istedi.

Şeriat ciddi bir suçlama.

Ama şeriat gibi bir konuda, Anayasa Mahkemesi üyesi düzeyine gelmiş insanlarda bile ortak bir kavram ve tarif oluşmamış.

Altısının “şeriat” gördüğü yerde, beşi “şeriat” görmüyor.

Altısı, bu “parti şeriat odağı” diyor.

Beşi “değil” diyor.

Ama “değil” diyenler de, “kapatılacak kadar şeriatçı değil ama para cezası verilecek kadar şeriatçı” deyip para cezası kesilmesinden yana oy kullanıyor.

Ne demek “para cezası verilecek kadar” şeriatçı?

Şeriatçıysa kapatın.

Değilse niye para cezası veriyorsunuz?

Bu nasıl hukuki bir ölçü?

Şeriatçılığın ne kadarı kapatılmayı, ne kadarı para cezasını gerektiriyor?

Şeriatçılığı böyle “basamak basamak” değerlendirmek mümkün mü?

Bence, 367 kararı da, türban kararı da, bu son AKP kararı da hukukla pek ilintili kararlar değil.

Bunlar siyasi kararlar.

Askerî muhtıranın başarısızlığından sonra bir yargı darbesi girişimiyle karşılaştık.

Ama gerek dünyadan, gerekse Türkiye’nin içinden gelen tepkiler böyle bir darbenin sonuçlarının pek parlak olmayacağını gösterdi girişimcilere.

Ayrıca, AKP’nin kapatılması halinde, ağustos ayında yapılacak Askerî Şûra’dan çıkacak tayin ve terfileri imzalayacak resmî bir otoritenin ortada kalmaması ihtimali de doğmuştu.

Bu “ihtimal” de kararı etkilemiş olabilir.

Doğrusu, birçok insan gibi ben de böyle olabileceğini düşünüyorum.

Böyle bir şeyin akıldan geçmesi bile yeterince kötü.

Bir mahkemeyle ilgili, insanın aklından böyle şeyler geçer mi?

Daha önce o mahkeme 367 gibi hukuk dışı bir karar almışsa, geçer.

Peki, şimdi ne olacak?

Lekeli bir hukukumuz vardı.

Lekeli de bir siyasi iktidarımız oldu.

Anayasa Mahkemesi’nin “yarısından fazlasının” şeriatçı bulduğu bir parti, ülkeyi yönetmekte herhalde epey zorlanır.

Bu karar, her seferinde karşısına çıkarılacak.

Yargı, darbeyi tam gerçekleştiremedi ama bıçağı soktu.

Oradan kanırtacak.

Kendilerini Türkiye’nin sahibi olarak görenlerin dişi artık halkın iradesine geçmiyor.

Ama hâlâ yaralayabiliyorlar.

Süratle yeni bir seçime gitmek gerekiyor bence.

Nasıl 22 Temmuz ordu müdahalelerini durdurup onu hukukun içine çekilmeye zorladıysa, yeni bir seçimle de yargıyı hukukun içine çekmek lazım.

Yargı da burada bir “halk” olduğunu anlamalı.

AKP de artık daha demokrat ve kararlı bir çizgide durmanın, kendisi için de ülke için de daha hayırlı olduğunu fark etmeli.

Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var.

Özgürlükleri güvence altına alan bir anayasaya.

Kürtleri de, Alevileri de, dindarları da, demokratları da, solcuları da koruyacak, herkesi eşit vatandaş statüsüne getirecek, fikirleri ve inançları özgürleştirecek bir anayasaya.

Seçim Yasası’nı, Siyasi Partiler Yasası’nı baştan aşağı değiştirmek de artık bir zorunluluk.

Sistemin “bozuk yanlarından acaba ben de yararlanabilir miyim” kurnazlığı yürümüyor, sistem o bozuk yanından yeniden büyüyor çünkü.

Sistem bütünüyle değişmeden hiç kimse güvence altında olmuyor.

Ordunun politikanın dışına çıkıp asıl işine döneceği, yargının siyasallaşmaktan uzaklaşıp hukukileşeceği, siyasal partilerin “tek adam” yönetimi altında aşiretleşmeyeceği, bütün fikirlerin örgütlenme hakkına sahip olarak kendilerini demokrasi içinde ifade edip parlamentoda yerini bulacağı, tüm vatandaşların eşit olacağı, insanların nasıl giyinip, nasıl konuşacağına “devlet otoritesinin” karışamayacağı, devletin şeffaflaşacağı, “derin devletin” bitirileceği bir ülke yaratmak için gerekli koşullar oluşmuş gözüküyor.

Neden biz de gelişmiş, özgür, zengin bir ülke olmayalım?

Neden bu ülkenin her fikirden, her dinden, her ırktan insanları kendilerini güvencede hissetmesin?

Bence yaşadığımız hukuk faciası büyük de bir fırsat yaratmış durumda Türkiye için.

Yeni bir seçim ve yeni bir Türkiye fırsatı.

Bu ülke de tarihinde ilk defa mutluluğun, güvenin ve özgürlüğün tadını tatsın.

Biz ümitler dünyasına, facialar kapısından geçerek giriyoruz.

Bir faciadan daha geçtik.

Umarım girdiğimiz bu ümitler dünyasının gereklerini yapacak feraseti de gösteririz.


Taraf/31.07.2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 2.25
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Haşmet Babaoğlu: "En iyi film"den bize ne? Sen sevdiğin filmleri söyle!
onlar ve biz
Bizim korkunç memleketimiz
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
Unuttunuz mu, size de bağırdılar, ‘Çekip gidin Suudi Arabistan!’a diye...
Gereksiz yazı
Badem: Sensiz Kalacak Bu Şehir
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Hukuk bunun neresinde..." | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke