Cumhurbaşkanıyla başbakan bir evde buluşup beş saat kadar görüşmüşler...
Aydın Bey ile "küçük Aydın'ın" yani Zafer Bey'in gazeteleri ve de gazetecileri
kıyametleri koparıyorlar... Bu olay şaşkınlık yaratmış.
Çok ayıp. Hiç koskoca cumhurbaşkanı, bir başbakanla görüşür mü? Alt tarafı
başbakan... Kim oluyor bu adam? O koltuğa terfi etti de mi geldi? Alt tarafı
cahil halk torba torba kömür aldı da seçti.
"Belki de çimdik mantı yemişlerdir" diye bir laf çıktı, o daha da ayıp.
Hatırlanacağı üzere, Atatürk mantı yemezdi, daha ziyade kurufasulya ve pilav
tercih ederdi.
Sen sarmısaklı mantıyı üstünde pul biberiyle tereyağıyla kaşık kaşık bir güzel
gövdeye indir, sonra da koksun... Yakışıyor mu? Devletin zirvesini kokutmaya ne
hakkınız var? Yiyecekseniz "mantarlı fileminyon" gibi alafranga şeyler yiyin
bari... Biri Kayserili, öteki Kasımpaşalı... Bari Misak-ı Milli sınırları
dışında kalmış bir yerde doğsaydınız, tercihan Avrupa kıtasında... Ya da
Malatyalı olsaydınız da kayısı yeseydiniz, kimse ağzını açamazdı! Leblebi de
uyar ama bunun sarı leblebi mi yoksa sakız leblebisi mi olması gerektiği
konusunda ulema arasında ihtilaf vardır, henüz açıklığa kavuşturulamamış bir
meseledir.
Bu görüşmeyi niçin köşkte yapmamışlar da "cumhurbaşkanının eniştesinin" evinde
yapmışlar?
Bilindiği gibi, Atatürk ile İnönü gizli görüşmelerini Ulus Meydanı'nda heykelin
dibinde gerçekleştirirlerdi. O tarihte Kuğulu Park henüz icat edilmediğinden,
oraya gidemediler. Kızılay'da Piknik'e takılmak da ne yazık ki henüz mümkün
değildi.
Ayrıca "gizli görüşme" de ne demek canım, devletin zirvesinde gizlilik mi
olurmuş? Hani nerede kaldı şeffaflık? Utanmadan bu ülkenin gizli servisi bile
var, açın kapılarını halka!
Bakınız, 2003 tarihli bir MİT raporunda "Ergenekoncu" olarak adı geçen Deniz
Baykal bile, "bir cumhurbaşkanı gizli görüşmez" demiş, ondan iyi mi
bileceksiniz? İktidar ne yapacağını niçin muhalefete sormuyor, onun uygun
göreceği şekilde davranmıyor?
Hem "enişte" de ne demek? Atatürk'ün eniştesi mi vardı? Çankaya Köşkü'nde
oturanın öyle enişte, bacanak, kayınço, elti, dünür, görümce, emmioğlu falan
gibi "banal" akrabaları olmayacak. Manevi kızı olabilir. (İşin matrağı,
Atatürk'ün gerçekten de bir eniştesi olmuştur, kız kardeşi Makbule Atadan'ın
kocası Mecdi Boysan!)
Mecdi Bey'in mantı sevip sevmediğini, Makbule Hanım'ın ağabeyine ve eşine ne
pişirdiğini bilemiyoruz, tarihçiler yazmıyorlar.
Acaba AKP'nin kapatılması meselesini mi görüşmüşler? Buna ne hakları varmış?
Cumhurbaşkanı bu durumda tarafsızlığını yitirirmiş.
Öyle ya, bir cumhurbaşkanı, iktidar partisi kapatılıp hükümet de istifa ederse
ne olur, ne yaparım sorusunu sormayacak, bunu başbakanıyla tartışmayacak. Bu
endişeyi bürokrasiye bırakacak. Cumhurbaşkanının ne önemi var, "memleketin
gerçek sahipleri" çeksinler tasasını... Üstelik cumhurbaşkanı AKP kökenli...
Taraflı... Belki bilmezsiniz, tarafsız cumhurbaşkanları Atatürk ve sonra da
İnönü dönemlerinde CHP'nin başında Abüzittin Zırtıloğlu adında bir politikacı
bulunmaktaydı... Tarihçiler yazmadılarsa onların sorunudur.
Buluştukları semtin adı da kelek... Çukurambar! İnsan şöyle Emek'te falan
buluşur da olaya sosyal içerik katar... Ya da temiz hava şehri Oran'da, çevreci
olsun...
Büyük Aydın'ın ve Küçük Aydın'ın adamları iyice uçmuşlar, "her ikisi de istifa
etmeli" diyorlar...
Fırçayı da yiyecekler şimdi, Bekir nasıl yemişti geçen gün de "beni sansür
ettiler" diye ağlamıştı... Tam da "İddaa" işi bağlanmak üzereyken istifanın
sırası mı yahu? Ne karıştırıyorsunuz böyle şeyleri? Ondan sonra hadi işin yoksa
zayıf bir koalisyon kurdur da iş bitireceğim diye uğraş dur!.. Patrona
"müşkülat" çıkarmayınız.
Sabah/31/07/2008