Luciano Benjamin Menendez, emekli bir korgeneral...
Arjantin ordusundan emekli.
Don Luciano, seksen yaşında.
Müebbete, yani ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Kodeste ölecek.
Arjantin'de müebbetin "ağırlaştırılmış" türü var mı bilmiyorum, fakat askeri
hapisanede değil, "sivilde" yatacakmış.
Çünkü kararı veren, sivil mahkeme.
Arjantin'de emekli generaller sivil mahkemede yargılanabiliyorlar. "Askeri"
suçlara askeri mahkeme bakıyor, Luciano Menendez'in işlediği sübut bulmuş
"insanlık suçuna" da sivil mahkeme...
Menendez Paşa, dikta döneminde, La Perla'da yüzlerce kişinin "yokolmasından"
sorumlu tutuluyor. Eskiden oranın komutanıymış. Aynı zamanda, üçüncü kolordu
komutanı.
1983'te emekli olduktan sonra da bir faşist parti kurmuş (ben Wikipedia'nın
yalancısıyım.)
Birkaç kere yargılanmış fakat her seferinde yırtmış. Bir keresinde hapis de
yemiş ama eski cumhurbaşkanı Carlos Menem ona "özel af" uygulamış.
Bu sefer kaçamadı...
Ziverbey Köşkü, pardon, La Perla misafirhanesi, Cordoba kentine on beş kilometre
uzaklıkta bir toplama kampıydı. Aynı zamanda bir işkence merkeziydi. (Google
Earth'e baktım.) İki bin iki yüz kişilik bir "yatak kapasitesi" varmış bu
tesisin. (Deniz ve havuz yok.)
1976 ile 1983 arasında oradan otuz bin kişi gelmiş geçmiş, çoğundan bir daha
haber alınamamış!
Otuz yıl sonra, emekli general bu yüzden müebbet yedi.
Mahkeme, Arjantin Ceza Kanunu'na göre yetmiş yaşını aşan kişilerin hapis
cezalarını evlerinde çekebilmeleri kolaylığından Menendez'i mahrum bıraktı,
temyiz yolunu da kapadı.
Çeşitli rütbelerde yedi yardımcısı da, on sekiz yıldan başlayıp müebbete kadar
giden cezalara çarptırıldılar. Bunlardan kimileri de gizli servis
elemanlarıymış.
Cordoba valisi Juan Schiaretti de, basına verdiği demeçte, Menendez'in
"işkencelerin ve ölümlerin baş planlamacısı ve uygulayıcısı" olduğunu bildirmiş.
Bendeniz aslında, haberi geçen Arjantinli meslekdaşım, Reuters'in Buenos Aires
muhabiri Cesar Iliano'nun yalancısıyım.
Ne yazık ki kendisini tanımıyorum...
Tanısaydım, şu soruyu soracaktım:
Gerçi Arjantin başka bir kıtada, Güney Amerika'da ama, Türkiye'den önce Avrupa
Birliği'ne girer mi dersin?
Çünkü eminim sen artık şarabını içip tango dinlerken "ne olacak bu Arjantin'in
hali" diye üzülmeyi gerilerde bıraktın... Öyleyse, kilisene gidince bizim için
de dua et amigo!
Sabah/ 26 Temmuz 2008