Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 145 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Ciğer isteyene ciğer, kemik isteyene kemik
Tarih: 24.07.2008 Saat: 12:57 Gönderen: editor
 

Geçen yıl bu sıralar seçim sonuçları hakkında yaptığı tahminleri makaraya sardığım için madara olan, bunun altından kalkamayan, dolayısıyla da bana düşman kesilen bir adam, benimle uğraşmak istiyor...

Bunu da "politika şekerine" bulamak zorunda tabii, "muhalif yazar" kimliğine sığınıp bize giydirecek ki, okuyucu işin içindeki "bireysel gocunma" boyutunun farkına varmasın.

Fakat tam olarak tutturamadı, açık verdi: Aldığımız maaşı kıskanmalar, gazetenin çalışanlarını bize karşı kışkırtmaya çalışmalar, kendi gözündeki merteğe, yani kendi gazetesinin satış rakamlarına bakmadan bizim gözümüzdeki çöple, tirajımızla uğraşmalar falan, her türlü küçüklüğü sergiledi.

Hatta bendeniz ve Mehmet Barlas için "gazeteci kılığına sokulup SABAH'a monte edilenler" bile dedi ki, haklıdır, buraya gelmeden önce Barlas taksi durağı işletiyordu, ben de kasap çıraklığı yapıyordum!

Sonra döndü bana "bok böceği" dedi, kibar adammış...

Şimdi de "ciğerimi" merak edermiş...

Acaba başbakan aleyhinde bir şeyler yazabilir miymişim?

Yazarım.

Başbakan, "kimse, ama hiç kimse, Kıbrıs Türk halkının kendi yönetiminden, eşit statü ve eşit ortaklıktan vazgeçmesini ve azınlık olarak yaşamayı kabul etmesini beklemesin" demiş.

Böylece "her gün yağladığım" başbakanla ters düşmüşüm.

Arkadaş da, tuhaftır, başbakan "onun yazdığı yazı doğrultusunda konuştuğu için" sevinmiş!

Bu "lafın gelişi arkadaşın" içini rahatlatmak için hemen söyleyeyim: Başbakan yanılıyor.

Kıbrıs Türk halkı, eğer kendi geleceğini kendisi tayin etmek yeteneğine ve gücüne sahipse, sahip olacaksa, olmalıysa, kendi yönetiminden de vazgeçebilir, eşit statüden de, eşit ortaklıktan da... Azınlık olarak yaşamayı da kabul edebilir, kendi bileceği iştir. Türkiye'nin "vesayetini" istemiyorsa istemez, bu yük ona ağır geldiyse kendi tavrını koyar.

Sonuçta, önderleri Mehmet Ali Talat'tır, biz değiliz. Rauf Denktaş'ın yerine onu seçmekle niyetlerini ve "politika değişikliği istediklerini" de belli etmişlerdir.

Kıbrıs Türk halkı, isterse Annan Planı'na "yes be annem" de der, Türkiye'ye "enough be annem" de der.

Biz de bu fikirdeysek bunu yazarız da, çizeriz de, başbakan bize karışamaz!

Bana bulaşan lafın gelişi adam, şu cümleyi kurmamı istemiş: "Tayyip Bey, sen Kıbrıs'ı Türkiye'nin sömürgesi mi sandın?"

"Tayyip Bey" ifadesi yakışıksız ama madem öyle istiyor, kendisini mutlu edeyim:

Tayyip Bey, sen Kıbrıs'ı Türkiye'nin sömürgesi mi sandın?

Tamam mı, sen de arzuladığın ciğere kavuştun mu koçum? Ayılana gazoz, bayılana limon da veririm.

Böylelikle beni tuzağa düşürdüğünü sanacak, bana bunu "söyletmeyi başardığın"(!) için beni buradan kovmalarını bekleyeceksin herhalde, yüreğin soğusun diye...

Bekle bakalım. Ama bu arada o "kutularını" uygun bir yere sok, boşuna uğraşırsın, sana bir daha yanıt vermeyeceğim.

Çünkü sen, benim hakkımda, "AB olmazsa Türk halkı adam olmaz dedi" şeklinde en utanmazca yalanı bile uydurmaktan gocunmayan bir zavallısın. Hayatının sonuna kadar da öyle kalacaksın, ikinci sınıf...
 

 

Sabah /24/07/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Ciğer isteyene ciğer, kemik isteyene kemik" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke