Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 146 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Nedim'i rahat bırakın
Tarih: 18.07.2008 Saat: 14:01 Gönderen: editor
 

Kurtuluş savaşımızda geçen bir roman yazdığımızı ve karşılıklı her iki cepheyi de ele aldığımızı düşünelim... Evet evet, hani şu "Çılgın Türkler" gibi canım...

Turgut Özakman kadar kötü yazamayacağımız için, roman kahramanları elbette resmi tarih kitaplarında geçen sıradan bilgileri papağan gibi tekrarlamayacaklar, kendi görüşlerini, düşünce ve elbette duygularını da dile getireceklerdir. Özel hayatları olacaktır. Roman gerçeğe uygun olacaksa Mustafa Kemal Paşa rakısını içecek, İzmir merkez komutanı Albay Zafiriou da Karantinalı Despina'yla yatıp kalkacaktır...

Diyelim, General Hacıanestis, birinci kordonda, Kraemer Palace Hotel'in barında kafayı çekmiş (gerçekte oraya takılmayı çok severdi), düşmanıyla ilgili olarak atıp tutuyor...

"O Kemal dedikleri adamı asacağım, keseceğim, mahvedeceğim" mi der?..

Yoksa "şu Kemal ne büyük adam yahu, üstelik benden çok daha iyi bir asker, şuna hemen yenileyim bari" mi der?

İkinci cümleyi kullanırsa roman, Maruf Evren'in "İslam Teksas'ta" adlı ölümsüz eserine döner. Orada da Abraham Lincoln, Beyaz Saray'da verilen bir kokteylde, sunulan içkiyi reddeden bir Türk'e şöyle diyordu. "Siz Müslümanlar'ın ne güzel adetleriniz var, keşke alkol bizim dinimizde de yasak olsaydı!"

Bunu "mesafeli" yaparsanız mizah eseri yaratmış olursunuz, "ciddi" yaparsanız da herkes gene güler ama, romana değil, size!

(İmdi, benim bu yazımın dördüncü paragrafını cımbızla çekip "işte bu herif Atatürk düşmanı" demek de birtakım Babıali dangalaklarına yakışır ama koskoca basın savcısına yakışmaz.)

Fakat bazı savcılar, benzer hataları yapıyorlar.

Bir romana, yani içindeki kişilerin kendi özel duygu ve düşünceleri olan bir sanat eserine, bir "essay" (deneme) ya da bir "pamphlet" (risale) muamelesi ediyorlar.

Elif Şafak'ın başına gelenleri hatırlayalım.

Açılan dava aklanmayla sonuçlanıyor, çekilen üzüntü de yazarın yanına kalıyor (kimi zaman da bu reklamdan doğan "fırsat rantı" tabii!)

Sevgili dostum ve sınıf arkadaşım Nedim Gürsel yeni bir roman yazdı: "Allah'ın Kızları".

İslam'ın ilk günlerini anlatıyor... Savcılığa düştü.

Aklınıza hemen Salman Rüşdü gelmesin, Nedim kimseye hakaret etmemiş. (Fakat herhalde Türkiye gibi bir ülkede kovuşturmaya uğrayacağını da tahmin ediyordu.)

Bu romanda -elbette-Kureyş kabilesi de, putperestler de, cahiliyye dönemi artıkları da, peygamber efendimizin düşmanları da var ve onlar da elbetteefendimizin aleyhinde konuşuyorlar. Konuşacaklar. Onu öldürmeye de çalışacaklar. Bu romanda elbette Hatice anamız da, Ayşe anamız da olacaktır. Efendimizi seveceklerdir. Gerçek bu değil midir?

Ne yani, Ebu Cehil, "ben aşağılık bir herifim, Muhammed Mustafa'nın yanında beş para etmem" mi diyecekti?

Lütfen sanat eserini sanat eseri olarak değerlendirmeyi bilelim ve ele güne gene rezil olmayalım.

Nedim Gürsel ve eserleri hakkında olumlu ya da olumsuz yargıyı eleştirmenler ve okurları verirler.

Tersini düşünüyorsanız, tefeci kocakarıyı öldüren Raskolnikov'un hesabını da Dostoyevski'den sorunuz ve "Suç ve Ceza" romanını toplatınız, belki okuyucuyu cinayet işlemeye teşvik etmiştir!

Hele Shakespeare... Yatacak yeri yok herifin, sahnede yüzlerce ceset!



Sabah/ 18 Temmuz 2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Nedim'i rahat bırakın" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke