Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 178 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Nur içinde yat Hasan Bey
Tarih: 07.07.2008 Saat: 14:28 Gönderen: editor
 

Kendisiyle bir yemek yiyip birkaç saat sohbet etmek fırsatını bulmuştum: Efendi adamdı, kibar adamdı, boş adam değildi...

Ne yalan söyleyeyim, "dindardı" ya, bir de Kastamonulu, karşımda bir "kıro" bulacağımı sanmıştım, bu benim utancım olsun, hiç de öyle çıkmamıştı!

Tıpkı, yirmi yıl önce, bir "kenar mahalle çaçaronu" olarak bize tanıtılan Semra Hanım'ın da bir "hanımefendi" çıkması gibi... Onunla da tanıştığımda çok utanmıştım önyargılarımdan. Ve de, beynimizi yıkayan "sözde solcu" basına da çok kızmıştım.

Hasan Bey'le yeniden görüşmek üzere sözleşmiştik, kısmet olmadı.

Benden büyük olduğunu sanıyordum, dört yaş küçük olduğunu öğrenince ayrıca şaşırmıştım. Çok erken gitti, çok zamansız gitti.

Benimle aynı balığı, aynı salatayı, aynı meyveyi yiyordu, tek farkımız içki içmemesiydi, saygısızlık etmemek için ben de içmemiştim.

Kendime bir duble rakı söyleseydim sesini çıkarmayacaktı ama ben gönüllü olarak vazgeçmiştim hakkımdan. (Bir başka gün bir başka sofrada, yalnızca su içen dindar arkadaşlar da benim "kenardan" pırnayı çekmeme seslerini çıkarmadılar, efendilik ettiler, rahatsızlık duysalar bile belli etmediler. "Herkesin inancı ve herkesin yaşama tarzı kendine" ilkesinin o gün güzel bir örneğini verdik elbirliğiyle...)

Hasan Bey'in siyasi gelişmeler ve dünya konjonktürü konularında gösterdiği derin sağduyuya ve "halk bilgeliğine" de hayran kalmıştım.

O zamanlar henüz Futbol Federasyonu Başkanlığı falan gündemde değildi. "Futbolcu yanını" duyunca şaşırdım, hiç aklıma gelmezdi...


Türkiye onu bu yanıyla da çok sevdi. Hele Avrupa Kupası'nda milli takım gol attıkça çocuklar gibi zıp zıp zıplaması çok beğenildi.

Bir başka şey daha oldu: "Başbakanın adamı" diye onu aşağılayanlar da onu sevdiler!

"Yengeyi" de sevdiler.

Çünkü Aysel Hanım da tribünde kocasıyla birlikte zıp zıp zıplıyor, kocasının boynuna sarılıyordu...

Aaa, meğer "dinciler" de insanmış yahu!

Evet, yengenin başı bağlıydı ama o da "laikçiler" gibi maç seyrediyor, takım tutuyor, bağırıp çağırıyor, bayrak sallıyordu... O da Türk'tü, o da Türk vatandaşıydı... Ülke hepimizin, bayrak hepimizindi.

Demek ki, Ergenekon destekli mitinglerde "hükümete karşı Türk bayrağını kullanmak", ahmaklıktan başka bir şey değildi!

İsteyen başını örtse, isteyen açsa, kimse kimseye karışmasa memleket rahatlayacaktı.


Çünkü, milli takım formasını elli kereden fazla sırtında taşımış Lefter Küçükandonyadis de bu toprakların çocuğuydu, "Fethullahçı" diye aşağıladıkları Hakan Şükür de...

Hasan Bey, yalnız bizi tarihimizde ilk kez Avrupa üçüncüsü yapmakla kalmadı (şampiyon bile olabilirdik), eşiyle yaptığı o tarihe geçecek "tribün gösterisiyle" de önemli bir ders verdi.

Giderayak, "birbirimizi sevelim, birbirimizi anlamaya çalışalım, birbirimize düşmanlık gütmeyelim" demek istedi...

Başlığa bakıp da "Engin Ardıç da nurcu olmuş" diyecek budalaya ayrıca küfür etmek gereğini duymuyorum, değmez.


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Nur içinde yat Hasan Bey" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke