Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 23 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Darbe ve medya
Tarih: 04.07.2008 Saat: 15:13 Gönderen: editor

 

Her darbenin bir medyaya ihtiyacı vardır.

Darbe silahsız olur ama medyasız olmaz.

Çünkü darbelerin altyapısını medya hazırlar, ülkeyi “korkunç” bir tehlikeyle karşı karşıya olduğuna ikna etmek, insanlarda “biri gelsin bizi kurtarsın” duygusu yaratmak medyanın görevidir.

Bu ülke yıllarca “komünizm” tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna nasıl inandı?

Türkiye’de komünist bir sistemin kurulmasının ne imkânı ne ihtimali vardı.

İşçi sınıfı bile yoktu o zamanlarda.

Gencecik çocukların hiçbir sosyal temeli, hiçbir toplumsal tabanı olmayan hareketleri bu ülkeye büyük komünist ayaklanması diye nasıl yutturuldu?

12 Mart’ta ihtiraslı generallerin kendi aralarındaki iktidar mücadelesini, bu halk nasıl oldu da “komünist devrimin” önlenmesi olarak kabul etti?

Bu insanlar ne olduğunu bile bilmedikleri komünizmin bir “öcü”, ordunun da tek kurtarıcı olduğuna nasıl inandı?

Medya sayesinde inandı.

Darbe yandaşı medyanın birinci görevi bir “korku” yaratmaktır.

Ortada toplumsal bir “korku” olmadan darbe olmaz çünkü.

Darbe, bir korkunun üzerine inşa edilir.

Eğer vaktiniz varsa gidin bir kütüphaneye bizim gazeteleri bir tarayın.

Nasıl bir dehşet duygusu yarattıklarını göreceksiniz.

Darbeciler de kendilerine bağlı “Ergenekon”larla bu dehşetin yaratılmasına yardımcı olacak eylemleri ateşlerler.

12 Eylül’de yakalanan bir tabancanın sabahleyin bir solcuyu, öğleden sonra bir sağcıyı vurmuş olduğunun ortaya çıktığını hiç unutmayın.

Bir Ergenekon varsa mutlaka bir de medyası vardır.

Ergenekonların beslediği dehşeti halka çarpıtarak sunacak bir medya olmasa, o dehşet eylemleri ne işe arar?

Medya o terörü apaçık yazsa Ergenekonlar teröre mi bulaşabilir?

Ne yazık ki darbeler her zaman kendilerine yandaş medya bulurlar.

Çünkü darbeler çok para dağıtırlar.

Hiç kimse onları denetleyemediği, kimse onlara hesap soramadığı için darbeciler yandaş medyayı paraya boğarlar.

28 Şubat’ın en büyük banka soygunlarının gerçekleştiği dönem olduğunu her zaman aklımızda tutmalıyız.

Darbeci medyanın ne beklediğini anlayabilmek için o dönemi iyi bir incelemek gerekir.

Bugün de Ergenekon’un ve darbenin bir medyası var.

Dehşet yaratmak için programlanmış bir silahlı çeteyi “vatansever” grup, darbecileri “ülkeyi kurtarmak isteyen insanlar” olarak göstermeye çalışan bir medya.

O medyada “darbe” sözcüğüne pek rastlamazsınız.

Eğer rastlarsanız, “aslında böyle bir darbe tehlikesinin olmadığını” anlatan satırlarda rastlarsınız.

Organize bir eylemin sonucu öldürüldüğü, jandarma istihbaratının cinayeti çok önceden bildiği anlaşılan Hrant Dink cinayeti onlar için “birkaç serseri çocuğun” işidir.

Buna inandırmak için çok uğraşırlar.

Darbeleri, çete cinayetlerini perdelemeye çabalarlar.

Ve, “tehlikeyi” abartırlar.

Laiklik tehlikededir.

Kadınlarımızın başlarını bağlamak için gelmektedirler.

İçki yasaklanıyordur.

Avrupa Birliği, Türkiye’de “İslami bir cumhuriyet” kurmak için kıvranmaktadır.

“Cahil” halk irticayı desteklemektedir.

Türkiye’yi “irticadan” kurtarmak için ne halktan ne Avrupa’dan bir ümit vardır.

Ve, Türkiye kurtarılmalıdır.

Bu şartlarda sizce “kurtarıcı” olarak kimi göstermektedir bu gazetelerle televizyonlar?

Adres bellidir.

Daha önce onları paraya boğan bir adres.

“Darbeci paşaların” gözaltına alınması, Ergenekon çetesinin yakalanması onlar için hüzün verici olaylardır.

Bütün bu gözaltıları, soruşturmaları, “Türkiye’yi kurtarmaya uğraşanları sindirecek” operasyonlar olarak sunarlar okuyucularına.

Paşaların darbe hazırladığını ortaya koyan günlükler “unutulmalıdır”, çetenin işlediği cinayetler, attığı bombalar konuşulmamalıdır.

Televizyonlara bakın.

Gazeteleri okuyun.

Kullandıkları sözcüklere dikkat edin.

Darbe medyasını göreceksiniz.

O medyada çalışan çok dürüst insanlar da var ama oralarda “psikolojik savaş” elemanı olan yazarlar ve yöneticiler de var.

Ama bu sefer beceremeyecekler.

Bütün bu gelişmeler, onların beceremeyeceğinin işareti.

Demokrasinin tehlikede olmasına hiç aldırmayan bu medya şimdi şaşkınlıkla bu ülkede “demokrasi” isteyen insanlar olduğunu görüyor.

Ve, komik bir şekilde yüksek tirajlarına rağmen marjinalleşiyorlar.

Çünkü artık darbenin ve Ergenekon’un bir medyası olduğu gibi...

Demokrasinin de bir medyası var bu ülkede.

Onları öfkeden çıldırtan da bu.

Ama onları öfkelendiren, halkı sevindiriyor.

Artık darbe istemiyor çünkü bu ülke.




Taraf/ 04 Temmuz 2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.66
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

onlar ve biz
Bizim korkunç memleketimiz
‘Hani o bırakıp giderken bizi’
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Siz hâlâ yüce büyüklerinizin margariniyle mi bakarkörleşiyorsunuz?
Ragıp Duran: Militarizm ve Milliyetçilik Sizde Kaç Dolar?
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Darbe ve medya" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Darbe ve medya (Puan: 1)
Gönderen: panikadam Tarih: 05.07.2008 Saat: 10:48
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
fosilleşmiş sözde kemalist dinozorlarının artık sonu geliyor.artık farkındalar ki bu ülkede akıllı neyin ne olduğunu bilen insanlar da var.parti kapatmaya çalışan tek kişilik kararlar ya da darbe hayalleriyle yaşıyan çoğul ama sığ fikirler ve rejimi iran ve malezya dan korumaya çalışan sözde aydınlar....artık süreniz doldu.yeterince ayak bağı oldunuz.gecekondu çevrelerinde asmaya çalıştığınız zekalar artık neyin ne olduğunu daha iyi biliyor.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke