Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 48 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu forum/ sartre: hiçlik
Tarih: 29.06.2008 Saat: 16:12 Gönderen: editor
 

her türlü özlem kendinedir
her seste kendini dinler insan
bilinmeyen limanlara yelken açar
her gördüğünü kendi rengiyle boyar
her şehir bir büyük ruhun yansımasıdır
her gittiği yerde bir parçası kalır insanın
insan kendi tahtına oturana kadar hep kayar
her basamak bir öncekinden daha yüksektedir
basamaklar bitince sonsuz düzlük sonsuzluğa uzar
bilge, sonsuz düzlüğün sonsuzluğunda sonsuz kalır
her ses bir diğerinin yerine göre yer tutar boşlukta
dıştaki sınırların içinde kalanına varlığım der
kendinin çizmediği hiçbir sınır kendi değildir
her zaman kendi için başkalarına uzar
yanlış yerde arayan yanlış şey bulur
buğday başağından habersizdir
her gün kendi şafağının taşır


 
seksenbir

baş ile son eşanlamlıdır
her şeyin başı ve sonu birdir
her başlangıç sonunu içinde taşır
zıtların dengelenmesi varlığı ortaya çıkarır
insan şeytanın ve tanrının karışımıdır
rengsiz hakikatten ürkenlerin ürettiği kuruntulardır renkler
her şey aynı oranda siyah ve beyazdır ya da siyah beyaz yoktur ya da siyah beyaz olan varlık yoktur
iyi-kötü sadece renk tutkunları için vardır
her şey sadece bir noktadır, her şey birbirine bitişiktir
bir şeyi hakkıyla bilen her şeyi bilendir
susku artmaz, eksilmez, kaybolmaz, bulunmaz; bir kez ona erilince hiç olunur
her susku hiçliği oluşturan bir dairedir, susmak hiçlikte her şeyi kapsayan yitik bir nokta olmaktır
bütün kendi olanlar, aynı zamanda suskudurlar
suskunun hakikati eşyanın özüne denktir
kendinde olmak her zaman kazanmak, ama kazandığının farkına hiç bir zaman varmamaktır
olmak, kendi yokluğunu ıspatlamaktır
eşya kendine denktir, insan ise ya kendinden taşar ya da kendine az kalır
suskuyu bilmek insanın kendine denk olmasıdır
insanın kendine denk olması, bir hiç olduğunun farkına varmasıdır.
suskuya akan söz sözlerin en kıymetlisidir
hiçliğe ermenin bilgisini öğrenmek, kendine akmaktır
insan kendini kendine akıtmayan nehirlere uğramamalıdır.

***

seksen

kendi ağırlığından korkanlar, başkalarına eklentidir
zor olan kendini sırtlamak değil, sonsuza kadar taşımaktır
ışık kendi gördüğü eşyaya kendi gözüyle bakar
ışığın gözüyle eşyaya bakan, başkasının gözünden akan yabancı bir gözyaşıdır
bütün renkler ışığın eşyaya bakışında vardır
kendi gözüyle eşyaya bakan eşyanın rengini ya da renksizliğini ya da yokluğunu görür
bütün sesler ilk sesin tekrarıdır
bir tuğla parçasına bakmakla insanın kendi benliğine ya da tanrının yüzüne bakması arasında fark yoktur
insan bilmediği bir şeyi başka birisine ancak susarak öğretebilir
her şey birbirinin aynıdır
zıddıyla olan yoktur
hakikatin zıddı yoktur
var olan var olmak için zıddına ihtiyaç duymayandır
şeytan tanrının değil meleğin zıddıdır
susmak zıtları reddetmek, her şeyi birlemek, biri hiçlemektir
kendisinden dışını yaratan kendisi, kendisi dışından yaratılan başkalarıdır
işin hakikatine eren ise ne yaratan ne yaratılandır sadece olandır
varlığıyla hiçliği arasında bir fark görmemek olmanın kanıtıdır
güzel şeyler ancak karanlık, katı, çirkin ve kötü şeylerle anlatılır
öz ise susar, güzele inanın kötüye inanan kadar günahkar olduğunu bilir

****

yetmişdokuz

birinin kendi kendini kaybetmesi, kendini sonsuzluğa eklemesidir
birinin hayat tarafından kaybedilmesi, kendini sonsuza kadar tekrar etmesidir
yanmak, kendinde kalmaktır
hayat dört kademedir
birincisi kişinin başkalarını tekrarlamasıdır
ikincisi kişinin kendini tekrar etmesidir
üçüncüsü kişinin tanrıyı tekrar etmesidir
dördüncüsü ise varlık çemberinden kurtulup durmak
ya da olmaktır
bu mertebeye varmak her şeyi yerine koymaktır
ya da her şeyi yoklamaktır
ya da kendini unutmaktır
kendini bulmak kendini unutmaktır
var olduğunun farkında olmak varlığa engeldir
varlığın dili hem içe hem dışa doğru kıvrılan suskudur
unutulan hatırlanır, göz önünde duran yitiktir
bir isimle adlandırılmak, o isme denk olmaktır
isim eşyanın haricindedir
isimler, renklere iman edenlerin mahpushaneleridir
kendi mahiyetlerini çok geniş sananlar,
kendileri ile karşılaşınca,
başkalarına kaçarlar
insan boşlukta yer tutmayan bir nokta olduğunun farkına varırsa,
her şey ona eklenir
hiçliğini kabul eden, hepliğe erişir
susmak kendi kanınla yıkanmaktır
huzur, hissetmemenin diğer bir adıdır.

****

yetmişsekiz

yürüyüşün hakikati yolun kendini yürüyüşünde gizlidir
insan kendini yolun kendini yürüdüğü gibi yürümelidir
farkındalık, bütün olmazların anasıdır
insan bir çok benlikten oluşur
bir benliği yaşatmak diğerlerini öldürmektir
hiçbirini yaşatmamak, hepsini diri tutmaktır
hiç birini anımsamamak kendi yoluna devam etmektir
ya da kendi yolunun kendine devam etmesidir
haricten her kopuş, bir kendine varıştır
insanın bütün yanları, kendi yalanlarıdır
kendinden korkan, yalanlarına kaçar
zaman kendini yeniler
insandan bağımsızdır
zaman, kendi kendine tutsak bir mahpustur
her an, her anın tekrarıdır
insan kendine varınca, zaman da kendine kalır
kendisine inanan, başkasına inanmaz
kendisini sırtlanan başkasına yük olmaz
kendisine varan yolu tüketir
"kendisini bilen, rabbini bilir"
kendisini silen, rabbinde erir
insan her şeyi kendi haline bırakınca,
kendisi de kendine kalır
bütün karışıklıkları eylem doğurur
her türlü eylem yok edilmelidir
eylemde bulunmak kendine tapınmak,
haricine küfretmektir
hakikat eylemsizlikte gizlidir
her şeyi durduran,
değişimden sıyrılan,
hiç bir şeyi duyumsamayan,
varlığı kaybeden,
yokluğa yerinmeyen,
yolun kendini yürüyüşüne dönüşmüştür.

***

yetmişyedi

insan kendini ne denli duyumsuyorsa,
tanrı'ya o denli uzaktır
kendinle dolmak, tanrıyı kendinden kovmaktır
kendini parçalara bölmek,
her parçayı ait olduğu yere iletmek,
her şeyde kendin olmak,
her şeye kendini katmak,
her şeyden beri olmak yine de,
olmanın alemetidir
ters, düzün aynasıdır
her zaman gören, hiç bakmaz
kendi ışığına sahip olan,
görmek için güneşi beklemez
ateşe düşen yanar,
suya düşen ıslanır,
kendine düşen boğulur,
kendinden düşen kurtulur
başka bir düşüşü kalmaz
kendine acıyana acınmaz
hiç bir şeyi her şeye denk görmeyen,
hedefe varmaz
kendini tırmalamakla kendine tırmanılmaz
kendine tırmanmak, boşlukta dans etmektir
bütün karışıklıklar sınırların aşılmasındandır
herkes kendine denk olunca,
her şey suküta erer,
böylece hakikat ortaya çıkar
insanın varolduğunu sanması,
sınırları ihmal etmesidir
herkesin yürüdüğü yol,
doğru yol değildir
herkesin yürüdüğü yol, bir yerde doğru yolla kesişir.

***

yetmişaltı

başlangıça inanan sonu bekler
başı olmayanın sonu yoktur
hakikatin dili suskudur
bilge kişi yanarken ateş olur,
ses çıkarmaz
ölümsüzlük arzu edenle,
dünyayı arzu eden arasında,
fark yoktur
ancak kendine dışardan bakabilen,
kendini görür
susmak,
uçuruma gerilmiş ateşli ipte,
horon oynamaktır
doğruya eren onu saklar
"inci gibi kıymatli taşlar,
domuz gibi pis hayvanların boynuna takılmaz"
konuşmak,
başkalarını kendine yama yapmaktır
eksik olan, başkasına yönelir
tam olan kendinde kalır

varolmanın amentüsü susmaktır
ya da yok olmaktır

***

yetmişbeş

kendi olmazlığı olan sevgi olmuştur
düştüğü uçurumdan çıkamayan,
yanına çağırır başkalarını,
böylece,
insanların pek çoğu başkalarının uçurumlarında yaşar
hayat,
insanların yaşadıkları dışındadır
yabancılaşmanın en üst mertbesi,
farkındalığın ilk mertebesidir
kelimesiz yürüyen menzile varır
yol kelimelerle işaret edilir,
anlatılamaz
bilgelik, kelimesiz yaşayabilmektir
karanlıkta yürüyen,
kendine yaslanan,
ne taşan ne az kalan,
yolda yol,
ateşte ateş,
su da su olan,
kendini her şey olacak kadar incelten,
varlığını varlıkla yokluk arasındaki sınıra yerleştiren,
duyan ama dinlemeyen,
gören ama bakmayan,
anlayan fakat bilmeyen,
olan ama yok olan
kişi bütün yolları tüketmiştir
yok olmak da bir olmaktır
yok olmak olmanın özüdür
her şey kendine özgüdür,
insan ise her şeye
her insan bir uçurumdur
uçurumun hakikati kendine düşüşüdür
insan suskusuyla ölçülür
insanın sudaki ağırlığı sıfırdır
yalnız sıfır kendini ifade eder
bütün sayılar başkaları içindir

***

yetmişdört

ayna kendidir
her şeyi yansıtan yine de hiç bir şey olan
ulaşmıştır
ayna susar,
ayna her şeyi söyler,
ayna sadece yansıttığı görüntüdür
ayna yansıttığı görüntüleri içinde barındırır
ayna olmak var olmaktır
hiç bir şey asılı kalmaz
hiç bir şey de asılı kalmaz
dışına ışık verir,
içi boştur
aşık olmak,
başka bir ruha tırmanmaktır
aşk ufuksuzluktur
aşkın hakikati,
kendisine yönelendir
herkes başkasında kendine aşık olur
kendinde kendine aşık olan,
kendini görmeden,
aşk olmuştur
her türlü eklenti zararlıdır
susmak gökleri yıldızlarla donatmaktır
tanrı sadece kendisidir
yine de her şeydir
yine de her şeyden beridir
bunu anlayan kendini bilir
tanrıya varmak isteyen
kendini hedeflemelidir
insan kendi kuytularında yaşar
insan uzağı yakına tercih eder
insan çok kötüyü az iyiye tercih eder
"şüphesiz insan çok zalim ve cahildir"
keninden cahil olan ve kendine zalim olan
bütün meseleyi çözmüştür
varlık iki boyutludur
yokluk ihtimali olmayan varlığın ise boyutu yoktur
ses iki boyutludur
susku boyutsuzdur

***

yetmişüç

sevinç ile hüzün birbirine denktir
sevgiyle yok olanlar,
acıyla var olanlar,
birbirlerinin aynısıdırlar
hüznünü öven,
hüznüne yaslanan,
hüznüne inanan,
hüznünü kıblesi yapan,
varlığını başka şeylerle karıştırmıştır
yüksek alçağı olduğu için yüksektir
beyaz siyah olduğu için beyazdır
ancak sevinebilenler üzülebilir
hüznün zıttı mutluluktur
zıddına dayanan zıddıdır
insanlar iki yöne yönelir,
aşağı yukarı
siyaha beyaza
karanlığa aydınlığa
iyiye kötüye
hüzne mutluluğa
hepsi aynı yere varır
yaşamak kendini öldürme hakkını elinde bulunduranların işidir
yaşamaya mahkum olan kendini öldüremez
güneşe mecbur olan günü göremez
hayatı zor bilen,
kolay yaşar
esas olan hayatı bilmeden ve bilinmeden yaşayabilmektir
ateşte acıdan feryad edenle,
cennette zevkten oh eden arasında fark yoktur
ateşte ateş olan bilir
yanmaz yanar
mutluluğu arzulamayan onu arar
huzuru istemeyen huzursuzdur
her insan kolay bir sorudur
kimse kendini cevaplamaz
cevapsız sorular yaşatır
cevaplanan biter
cevapsız başkalarına yönelir
herkes başkasını bitirmek ister
aşk başka bir soruyu cevaplamaktır
kendi sonunu kendi getirebilen,
kendini kendine miras bırakır
hayatın esas gayesi budur.

***

karanlık sadece kendini karartır
aydınlattığı her şey ışıktandır
hüzün ile sevinç
kahır ile çoşkunluk
aynı derecede tatmin eder insanları
ölüme inanan ölür
zamanın insandan hızlı olmasına hayat denir
zamanla aynı hızda olan,
yaşlanmaz, yaşar
düşünmek faydasız bir eylemdir
düşünce olmak, asıl meseledir
varlık, yokluk;
heplik, hiçlik;
kelimededir
özde her şey tekdir
susan bilir
her hal en iyi haldir
boşa geçen an yoktur
ya da geçen an yoktur
her istek ateşten bir çemberdir
insanların arzularıyla kendileri arasında bir bağlantı yoktur
hiç kimse boş bir kap olduğunu kabul etmez
bu yüzden yanılır ve eremez
varlık kadar yokluğu,
heplik kadar hiçliği,
beyaz kadar siyahı,
sevinç kadar hüznü,
arzulamayan
ya da bütün arzularını kendilerine terketmeyen,
başka yollarda yürür,
kendinin yolunu bulamaz
herkes yaşamak için bir bahane bulur
bahanesiz yaşayabilen bilgedir
yaşamak beklemektir,
beklemeden yaşayan,
hayatı değil kendini yaşar
hayat uzunlamasına değil,
derinlenmesine ilerler
bunu bilen zamana eş olur,
mekanı eler
kendini bilir, kendini sever,
kendisizliğinden yerinmez
hep aynı renksizliğin rengi olur
hep aynı tonda kalır
her durumda susar,
kendine sığar
"ölmeden önce ölün" emrini uygular
ve varlığını yokluğuyla sabitler.

***

yetmişbir

herkes duymak için dinler
bilge dinlemeden duyar
insanlar basitliklerinden korkarlar,
kendilerini bulandırırlar
kaybedilen aranır
elde edilmeyen yoktur
herkes varlığını ayrı şekilde duyumsar
acı cekenler vardır
mutlu olanlar vardır
umutsuz olanlar vardır
boşlukta olanlar vardır
yitik olanlar vardır
aşık olanlar vardır
hepsi varlığın bir yanılsamasına sarılır
var olmak uzakla yakını karıştırmaktır
hiç bir şeysiz duran,
kendinde durur
kendi gözlerini kör eden,
gözsüz görür
kendi kulaklarını sağır eden,
kulaksız işitir
kendini feda eden,
kendini kazanır
hiçliği istemeyen hepliğe eremez
okumak,
kendine giden yolu kapamaktır
çok okuyan kendinden,
az okuyan başkalarından cahildir
ikisi birbirine denktir
yol kendine akar
kendisizce kendine akan hedefe varır
kendini kalabalıklaştıran,
kendindekilerinin mahpusu olur
insanın kendisi, kendi evidir
herkes yolu görür, yoldan yürümez
yoldan yürüyen kendini atlamalıdır
insanlar hep başka şeyler sanarak ve umarak,
başka şeylere tutunur
insan kendinin öznesi değil,
başkalarının nesnesidir
susunca biter
içte ve dışta kelimesiz yürüyen,
gökte uçan bulut olur
yaşamanın hakikatine ermek,
yaşamanın bir hakikati olmadığını bilmektir
buna rağmen yaşamak bilgeliktir
hiç bir durumda kaybetmeyen,
kendini tamamlamıştır
tamamlanmak istemez insanlar
tamlığın ufku yoktur
ufuksuz yaşamak suskuya denk olmaktır
hiç bir durumda özgürlüğünü kaybetmeyen,
özgürlüğünü kazanmıştır,
ya da özgür olmuştur
bilge gerekliliğe inanmadan,
gerekeni yapar

***

yetmiş

insanlar kendilerinden beklediklerinden,
fazlasını beklerler başkalarından
büyük sözleri büyük insanlar söyler
susku herkeste aynıdır
insan kendine çakılmış bir çividir
kendini söken, kendini kurtarır
her sorunun bir cevabı vardır
cevapsız bir soru olmak,
zümrüdankanın kanatlarıyla kanatlanmaktır
insan kendini ıslatmadan,
kendine yağmalıdır
herkes bir kahraman olmak ister
bilge ise kurumuş bir ağaç olmayı tercih eder
ismine yaslanmak,
kendini paslatmaktır
ismiyle kendini ayırmalıdır insan
insan kendinden zıplar
başkalarına düşer
kendinden zıplamadan başkalarına düşmek,
ayaksız yürümektir
yalnız kendinden kaçana korkak denir
ırmak akar
arınıktır
rengsizdir
sayılmaz
susar
değişkendir
durağandır
vardır
yoktur
hakikattir
bilmez
kelimeyle kirlenmek,
düşünceyle kirlenmek,
şeytanın karanlık yanlarıyla kendini yamalamaktır
kendini amaçlayan,
başkalarına varır
başkalarını amaçlayan,
daha başkalarına varır
amaçlamayan varmaz
amaçlamadan varmak,
kendine varmış olanların işidir
herkes boşlukta olduğunu söyler,
boşluk olduğunu ise çok az kişi farkeder

***

altmışdokuz

varlığı anlamlı kılan boş olan tarafıdır
kabın boşluğu dolar
evin boş yerlerinde oturulur
dünyanın boş yerlerinde yaşanır
kendi boşluğunda yaşar bilge
kayıbım diyen kayıp değildir
saklananlar gizli değildir
insanı yerçekimi değil,
kelimeler yere bağlar
kendini olan sevgisi,
kendisini öldürmeye yeterli olana,
kendisi hediye edilir
kim vazgeçerse ceplerindeki kelimelerden,
kendi kadar hafif olur
pencereden dışarı bakan,
pencerenin gördüklerini görür
aynaya bakan,
aynanın gördüklerini görür
güne bakan,
güneşin gördüklerini görür
kendi gözleriyle bakan,
her şeyi görür
insanların duydukları sesler kulaklarındadır
alçağa razı olmayan yükselemez
buluta oturmak,
toprağa oturmaktan kolaydır
bunu kimse istemez
herkes şekil vermek ister,
böylece herkes şekillenir
şekilsizlik, her şekilliliktir
kendisini seçmeyen,
başkalarını seçemez
su kendine akar
ağaçta odundur
insanda ettir
soğukta kardır
gece karanlıktır
gündüz aydınlıktır
aynada görülmez
bilmez
hakikattir
yol kendine denktir
yoldan taşan varamaz
yola az kalan eremez
yolda olan sapar
yolda yol olan hedefin kendisidir
gece kara değil,
karanlıktır
hayatlarının sonunda ölenler hiç yaşamamıştır
suskunun şekli yoktur
dokunamaz,
göremez,
anlayamaz,
hissedemez,
ağlayamaz,
gülemez,
söyleyemez,
ölçülemez,
yersizdir,
yine de vardır
bilmez ama bilgidir
bunun için kimse susku olmak istemez
susku olmak,
her şey de bir şey olmak için,
hiç bir şey olmayı göze almaktır
bunu bilen, buna eremez,
göğe yükselen göğü bilmez,
susan sustuğunu bilmez
bilmediğini yapabilen,
kendini kendine ulaştırmıştır
her şeyle dolmak için,
hiç bir şey olmak gerekir

***

altmışsekiz

her ses kendine doğru susar
dışa doğru konuşur
kalp her şeyi bilir,
kendinde değildir
bilgi kelimelerle yakalanmaz
doğrunun doğru olduğu,
doğruluğundan bi-haber olmasıyla anlaşılır
insanı acıları ve sevinçleri seçer
acısını ve sevincini seçen,
ne acır ne sevinir
hem acıdır, hem sevinçtir
acıyı öğrenen, acıyı bilmez
insana her öğreti çekici gelir
derin fakat yanlış ölümleri seçer insanlar
sustuğu zaman,
söylediklerinden fazlasını anlatamayan,
başkalarını kendine hapsetmek için konuşur
söylediklerinin,
suskudan değerli olduğuna inananın,
sözü dinlenmez
durgun bir su,
yosunlu,
kurbağa dolu,
çamurlu,
suskun,
kayıp,
gizemli,
ona giden yol yok,
kendisi de bilmiyor kendi yolunu,
var ama zıddı olmadan var
bilgedir
kendine varır,
yolu unutur,
kendini yaşar,
kendini unutmuştur,
özgürdür,
özgürlüktür
karanlığın ardındaki şafağın önemi yoktur
karanlığın olmadığı yerde,
hakiki ışık yanar
ona ışık denmez,
içi bilinmez,
dışı sevindirir
nurdur
zıddı yoktur
cennet kapılarını açmış insanları bekler,
kimse girmez
dar kapıyı seçerler,
düz yoldan kaçarlar,
karayı severler,
karanlığı bilmezler,
cahildirler,
insanın bilmediklerinin değil,
bildiklerinin cahili olması tehlikelidir
suskuyu rahatsız etmeden,
konuşmak gerekir
bilge bu yazıların faydasızlığını bilir,
yine de bunları okur
denizin sahilde oynaştığı,
kimliksiz kum tanelerinin,
herhangi biriyle kendi varlığını karıştıran,
yüceliğin yücesine erişmiştir
ruh için çizgi yoktur,
bütün çizgileri silen,
göğü yerden
ayırdedemez
sudaki balıklar suda olduklarını bilmez

***

altmışyedi

hakikat her zaman en yakındadır
her insan hakikate erer
hakikate varan,
hakikatte kalmaz
kendini hakikate tutsak eden bilgedir
hakikatin rengsizliği ile,
insan renk istenci carpışır
herkes renkleri seçer
her insan kendi mülkünün kralıdır
başka ülkelere kaçar,
kendi mülkünün vatandaşı olmayan,
her yerde bir yabancıdır
sayıları sayar,
eşyaya renk verir,
acıtılır,
üzülür,
ağlatılır,
öldürülür,
yaşatılır,
yanlış bedendedir
insanlar güzele güzel olduğu için bakmaz
güzele güzel olduğu için,
ancak güzelliğe inanmayanlar bakar
hiçlikten ürken,
kendini sevemez
her kim ne kadar mutluluğa talipse,
o kadar da hüzne taliptir
yolu daraltır,
varmak istemez,
bilmek istemez,
olmak istemez,
görmek istemez,
anlamak istemez,
kendini istemez,
kendindelik kendisizliktir
kahır olmayı,
boşluk olmaya seçer herkes
söz içe doğru kıvrılıp,
yanarak,
dumansız,
sessiz,
duyurmadan,
yok edemiyorsa kendini,
suskuya,
ya da aslına dönüşmüyorsa,
o söz söz değildir,
kementtir
insandan istenen,
kendini sıfırlamasıdır
kimse sıfıra talip olmaz
sıfıra talip olmak,
talepsizliktir
her şeyi elde eder,
istemez,
eğilmez,
ummaz,
beklemez,
değişmez,
hareketlenmez,
elde eder
bildiğini bilen bilge değildir
bilmediği bilen bilge değildir
bildirdiğini bilmeyen bilgedir
kimse kalp atışlarının,
birbirine denk olmasını istemez
aynanın bir ağırlığı yoktur,
ayna her şey kadar ağırdır
görüntülerden,
seslerden,
duyulardan,
renklerden,
yükseklerden,
alçaklardan,
kendinden,
haricinden,
arıdır
kirlenmez
su, ayna, ışık, harf, toprak, ateş
gibidir
suskudur
dikkatle bakan,
gözlerindeki görüntüleri değil,
eşyanın aslını görür

***

altmışaltı

herkes aynı yoldadır
onun ardından gider
sonra herkes başka yola sapar
o yola devam eder
herkes arkasındaymış gibidir,
arkasında kimse yokmuş gibidir,
yolda değilmiş gibidir,
bilmeden yürür,
sırra gömülür,
herkes onu bilir,
o kendini bilmez,
kimseyi bilmez,
ne iyidir ne kötü,
vardır, mekanı yoktur
herkes hiçe vefasızlık gösterir
hiçten korkar,
hiçten ürker,
hiçi istemez,
istese hiç olan bir benlik ister,
hiçe saygı göstermez,
sonra hiç olur,
hiç ona karşı cömerttir,
kendini sevmez,
ona inanmaz,
böylece mutlu olmayı bekler,
hiçi cehennemi olur
ağacın hakikati,
meyvesi yenmeyen ağaçtadır
bazıları güle bakar,
bazıları dikeni seçer,
gülün,
diken olmayan,
gül olmayan,
yanlarını kimse görmez
biri başka birine taş atar,
o da ona atar,
başkasının taşı da,
kendi taşı da kendine vurur
biri birine taş atar
taşı kendine vurur
diğeri de ona taş atar,
o taş da ona vurur
ölümü öldüreni öldüren,
kendini öldürmüştür
uzakta,
dağların zirvelerinin göklerle buluştuğu diyarlarda
uçuşan bir kuşun kanadında bir tüy olmak,
dinginlikte yer tutmayan bir boşluk olmaktır
kendini yaşamaya cesaret edemez kimse
kendini yaşamak,
kelimelerden,
harflerden,
duyulardan,
acılardan,
aşktan,
hayatttan,
zamandan ve mekandan
arınmaktır
uçurum ve zirve varken,
yamacı kim seçer
gece ve gündüz varken,
alacakaranlığa kim meyleder
alçak ve yüksek varken,
kim düzde durur
hayat ve ölüm varken,
kim yaşarken ölür
mutluluk ve hüzün varken,
kim boşluğu seçer
varlık ve yokluk varken,
kim hiç olur
aşk ve ızdırap varken,
kim kendini unutur
yalnızca,
yolu tüketenler,
kendini birleyenler,
aradan çekilenler,
rengsizliğe gömülenler,
suskuya iman edenler
göğe karışmak bilgelerin işidir
kendini bilmeyen kendine gider,
kendine varan kendini bilmez
kendini bilen,
başkasını kendi sanır
gizli sırlar çözülmeye çalışılır,
açık hakikati kimse seçmez
elde edilince hiç yitirilmeyen değerlidir
anlamak,
ansız ve anlamsız kalmaktır

***

altmışbeş

herkes suskunun bir parçasına sahip olmak ister
kimse suskuda bir parça olmak istemez
bazı günleri iyi
bazı günleri kötü sayar biri
diğeri her gün bir aynıdır
bilir
bilge için ise,
ikisi de doğrudur
herkes güzele güzel der
güzeli güzel kılan,
kötüye kötü diyendir
şehvetine dalan, beden olur,
sadece ruh olmayı kim seçer
kim kendi evinde yaşamaya razıdır
yalnızlık, yalnızlığa mahkum olmak değildir
yalnızlık, yönsüz bir seçimle kendine kalıştır
insanın kendine alışması zordur
başkalarına kaçar
başkalarında bir başkasıdır
kendinde de bir başkasıdır
başkasını emekler,
başkasını ölür
taş,
duygusuzudur,
ruhsuzdur,
anlamsızdır,
kelimesizdir,
dışa renkli,
içe renksizdir,
kendisi yoktur,
bilmez;
yine de
çatlar
bölünür
ismine sığmaz, anlamına sığmaz
anlamaz, anlamsızdır
anlamdır
kuş,
yuvası delik olsa da,
yumurtlar
yoldan gitmeyi kabul eden,
yoldaki taş olmayı da kabul etmiştir
susku,
dosta ve düşmana,
hak ettikleri şeyi vermektir
insanın üstünden atlayamadığı biri varsa,
o onda tutsaktır, o onun yoluna duvardır
düzeni düzene inananlar kurarsa,
o düzen yıkım getirir
savaşı savaşa inananlar yaparsa,
o savaşta herkes kendini öldürür
iyilik yaptığının farkında olanın,
yaptığı kötülüktür
kelimelerinin biteceğinden korkarak yazanın
kelimeleri,
okuyanın cehennemi olur
kimisi
güneşle ısınır
kimisi
içinde taşır sıcağı
kimisi
sıcaktır
kelimeler kendileri ile çelişir
sevgi olmadan seven,
zarar verir
bu sözlere umursamayan bilgedir
bu sözlere dikkat eden bilgeliği bilir
bu sözlere öfkelenen,
kendinden ve tanrıdan ve başkalarından
sapmıştır
bir şeyi elde ederken,
bir şey feda edilmişse
elde edilen değersizdir
"nimetin şükrü
onun terkiyledir"
hiçlik,
hiçliği hissetmek değildir
denizi bilmeyen için,
deniz korkunçtur
kelimelere basarak yürüyen, yanlış yolda ilerler
kendine basarak yürüyen, yanlış yolda ilerler
başkalarına basarak yürüyen, yanlış yolda ilerler,
hiçliğe, hepliğe, varlığa, yokluğa, renge, sayıya,
basarak yürüyen yanlış yolda ilerler
basmadan yürüyenin gittiği yol doğrudur
basmadan yürümek
kendi ayaklarını kendinin bilmemektir

***

altmışdört

hiç bir yaratığın iç iddiası yoktur
insan,
kendini iddialara kaptırır
kimin ne kadar büyük bir iddiası varsa,
ona karşı o kadar büyük bir reddiye vardır
hafifliği reddeden,
tahribe taliptir
gözleri içten bakan içi görür
kendini varsayanın,
her şeyi sahte benliğidir
gizemli olan insanı çeker
aranılan aramaya değmez
başka birisinden alan,
başka birisinde kalır
yol öğretilmez,
işaret edilir
bilge,
atınca o atmaz,
vurunca o vurmaz,
öldürünce o öldürmez,
bilince o bilmez,
yürüyünce o yürümez,
yaşayınca o yaşamaz,
o ölmeden önce ölmüştür
bilgiyi talep etmek,
en büyük suçtur
kimi delidir,
kimi akıllıdır,
kimi
bazen delidir
bazen akıllıdır,
çünkü duyumsar,
anlamaz
susku her şeyi her şeye reddetmektir
böylece insan da kendine dolar
sorularla yürüyen,
bilgiyle ilerleyen,
varamaz
iki kere iki her zaman dört etmez
bunu kabul etmemek,
varlığın yarısını ıskalamaktır
hayat bir dairedir,
ölçülmez
ölçüye gelen uyduruktur
söz söyleyen dinlenmez
boşluk, hakikatle doludur
eren, erir
yollar çoktur,
doğru yoldan yürüyen
diğer yolları bilmez,
kendi yolunu da bilmez
"gökler gibi gürler,
yeller gibi inler,
sular gibi çağlar"
duvara bakar
Tanrı'yı görür
bazı bilgiler
bazen doğrudur,
bazen yanlıştır,
bazı bilgiler
kiminde doğrudur
kiminde yanlıştır
bazı yollar
bazen gidilir
bazen gidilmez
hakikat en ufak zerrede de,
bütün alemde de aynı yoğunluktadır
uyanık sanır kendini,
bunun başka bir rüya olduğunu bilmez
yapabilirliğini terkeden,
her şeyi yapar
kendine sahip olmayanın,
başkalarını talep etmesi,
çatışma doğurur
kendine sahip olan,
her şeyin sahibidir
her zaman başka şeyleri başka yerde arayan,
neyi ne zaman bulabilir
hırsız her zaman kendinden çalar
bu sözleri düşünen,
başka şeyler bulur
bunları düşünmeden anlayan,
hedefi bulur
bunları eğilmeyen
bunları saçma bulur,
bunlardan bir şey kazanan,
bunların anlattığını anlamaz
o
yaşar,
cahildir,
andadır,
kalmaz,
uzamaz,
sarkmaz,
bilmez,
anlamaz,
ama yaşar
duyumsar
bilinmez
başkası onu hor görür,
ona layık görmez,
kendi zehrini, onun şerbetine tercih eder
çünkü iddiası vardır, benliğe inanır
sahte kendindeliğinin cehennemindedir

***

altmışüç

mükemmelliğe inanan mükemmel olamaz
mükemmel olmak,
hiç bir şeyden rahatsız olmamaktır
önündeki hedefe yürüyen hedefe varamaz
aşık aşık olduğunu biliyorsa,
kendine aşıktır
hiç bir zaman kaybetmeyen,
kendini kazanmıştır
iyiliği iyilik olsun diye yapanın,
yaptığı iş kötüdür
imkanla, imkansızı elde etmenin imkanı yoktur
hiç bir zaman kendini suçlu hissetmeyen masumdur
hiç kimse bir ideal peşinde kendi değildir
hedefe kendi aykalarıyla yürüyen,
başka kıyılara varır
gökte yürüyenin,
ayakları topraktadır
öğretiye inanan öğretmen olamaz
öğretiye inanmayan öğretmen değildir
öğretir
öfkelenir,
saldırır,
zarar verir,
öldürür,
parçalar,
kendinedir
öfkelenir,
saldırır,
zarar verir,
öldürür,
kendi de ölüdür,
karşısındakinedir
doğruya giden yol düzdür,
eğri olan insandır,
yolu düzeltmeye çalışır,
kendini düğümler,
hep eğri kalır
öfkeyle öfkelenen,
öfkeyle öfkelenmeyen,
yanlıştadır,
içe doğru acır
öfkesiz öfkelenen bilgedir
ne öfkelendiğini,
ne bilgeliğini,
bilir
kuş kendini uçar,
dalga kendini vurur sahile,
toprak kendini çürütür,
gök kendini uçar,
boşluk kendine boştur,
karanlık kendine karadır,
yağmur kendini yağar
başkasını yağan insandır
herkes alacakaranlıktır,
başkalarını ışıklı sanar,
dağılır, arar, bölünür,
bilgenin ışığı içtedir
dışı ışıtmaz
dışına ışık verenin ışığı sahtedir
güneş kendini ısıtır,
kendini aydınlatır
güneşin kendini yandığı gibi kendini yanmayanın,
güneşin kendini ışıttığı gibi kendini ışıtması imkansızdır
kendini dolu sanan boştur
kendini boş sanan boştur
kendini sanmayan,
boşluktur
ya da kendiyle doludur
her söz doğrudur
yanlış insandır
kendini doğrultan,
kendini sapar
kendini unutan, kendine kalır
öğrendiklerini unutmaktan korkanın,
öğrendikleri manasızdır
bildimi bilmediğini bilmeden bilen,
unuttumu bilmediğini unutur
bilmedeğini unutanın,
unuttuğu bir şey yoktur
her ırmak kendinden kendine akar,
kendinden başkalarına akan,
sahte bir kayboluşla kaybolur
gördüğü rüyada,
rüyada olduğunu bilen için,
her yol gidilebilirdir
ama o yine de gitmesi gereken yoldan gider
susku,
karıştırılır
içe doğru haykıran,
dışa doğru susan,
dışa doğru haykıran,
içe doğru susan,
acıtan,
anlatan,
ağlatan,
boğan,
kanatan,
sürür veren,
öldüren,
dirilten
susku,
susku değildir
yönü yoktur,
ölçülmez,
renksizdir,
anlamsızdır,
bilmez,
bilinmez,
susar
suskudur
kimse yaşadığı hayatın başkasının rüyası olduğunu bilmez,
başkasının yağmuruyla kirlenir,
ne başkası olur ne kendisi,
başkasının cehenneminde yanar,
kendi cehenneminde yanan cennettedir
kendi cehenneminde kendi yanmaz insan,
ateş kendini yakar, ateşdir
ateş için ateş en makbul şeydir

***

altmışiki

insan kendini bulur,
kendini tanımaz,
aramaya devam eder
isimsiz yaşayan, içi yaşar
herkes ismini miras bırakmak ister
bilge kendini miras bırakır
başkalarını satın almak için,
kendilerindekilerle takas eder
kendine batan kendini eşeler
kendine batmayan başkalarını eşeler
kendisiz bir batık olan,
eşelemeden,
eşelenmeden,
yürümeye devam eder
vermeye çalışan hep başka bir şey verir
almaya çalışan hep başka bir şey alır
vermeksizin veren, almaksızın alan
hikmet sahibidir
her çatışmada başka şey çarpışır
nefretler birbirine çarpar
nefreti taşıyan şeytanın hamalıdır
öfke kendi kendine mübarektir
öfkeyi taşıyan pisliği cevher diye taşır
her şey her zaman haktır
insan müdahele eder,
kendi olmadan,
kendi olmayanı,
kınar
kaos doğar
söz kendini söylediği zaman suskudur
nefretin kendinden nefreti aşktır
ileriye ilerlerken,
geriye gerileme,
ihtimaline aldırmayanın ilerisi gerisi yoktur
su öldürülemez
fikir yaşar
yaşatanları ölür
yaşatan fikre denkse, fikir olarak yaşar
diken kendine güldür
kimse kendi bahçesinde oynamaz
ayrışır,
örtü kalkar,
kendilerine döner,
durur,
yaşamaya başlar
yaşarken hayattır,
ölürken ölümdür,
hiç bir şeye sahip değildir,
yine de her şeyi vardır,
hiç bir zaman kaybetmez

***

altmışbir

her şey kendini tekrarlar
insan kendinden ürker
başkasının tekrarı olmak ister
her ışık eşyayı kendi rengiyle renklendirir
kendi ışığıyla bakmayan,
başkasının gözüyle görür
bütün yollar yürünebilirdir
sınırı aşan için sınır kalmaz
kendisine ekler,
her şeyi,
acıyı,
kaygıyı,
sevinçi,
hüznü,
zevki,
hep hissetmek ister
eklerde yaşar
uzantıdır
iz bırakamamaktan korkmayan iz bırakır
kendi izinde kendini yürür
herkes onu yürümek ister
oysa herkesin kendine giden yolu kendine özgüdür
hayat adildir
adelete inanan adaleti göremez
ötesini arzulayan özüne eremez
kendini beklemesini bilmeyenin,
bütün bekleyişleri boşunadır
kendi acılarından kendini avutan,
kendini kendi için kurban edemez
en uzak uçta bile, en yakın uçtur
en büyük olanı, en basit olanıdır
kendini görmeyen, her şeyi görür
acımak, acıtmaktır; acıtan acır
yaparken yaptığının farkındaysa,
yapmasının hiç bir anlamı yoktur
susarken sustuğunun farkındaysa,
suskusı bilmediği bir dili konuşur
her soru kendi cevabını bilir
cevap beklenilerek sorulan soru,
yanlış bir cevapla cevaplanır
yaparken, bir şey olacağını uman,
kendisini bir sanrıyla karıştırmıştır
dünya umarsızlıkla her zaman döner
işler umarsız yapılır, ilerler, olur
umarak yapan, umduğunu eremez
korkanın karşısına korktuğu dikilir
korkmayanı korkmadığı ezer, yok eder
korkmadığı halde korkan hikmetlidir
kelimeleri feryad ettiren,
kendi de feryad eder
her türlüsü, ters türlüsüdür
türsüz olan, tanımlanmaz
tanımlanan, tanımıdır
her türlü ek kendini söyler
eksiz kalmak,
eksiksiz kalmaktır
hakikati bilen hakikat olur
hakikati bilmez
hakikat olduğunu bilmez
bilgiyi bilerek bilmek kirletir
bilgiyi bilmeyerek bilmek kendindeliktir
ancak su kendine kanar
müzik ne kadar kendini dinliyorsa,
o kadar değerlidir
insan, müziğin kendini dinlediği gibi,
dinlerse müziği,
duyar
kendi iniltisini duyan,
başkasının iniltisiyle inilder
kendi karanlık dehlizlerinde,
kendi dev hayaletleri tarafından boğulan,
kendine gömülen yabancı bir canavardır
zarar en büyük zararı kendine verir
yine de zarar hiç bir zarar almaz
kelimeleri bazen boşluğa,
bazen yokluğa,
bazen karanlığa,
bazen suya,
bazen de ışığa,
salanın kelimeleri fayda verir
insan kendinin bir alışkanlığıdır
insan kendinin bir bilgisidir
insan kendinin bir uçurumudur
insan kendinin bir ıslığıdır
insan kendinin bir sanrısıdır
insan kendinin bir ulumasıdır
insan kendinin bir masalıdır
insan kendinin bir yanılsamasıdır
insan kendinin bir rüyasıdır
insan kendinin bir tanrısıdır
insan kendinin bir karanlığıdır
insan kendinin bir günahıdır
insan kendinin bir aykırılığıdır
insan kendinin bir uzantısıdır
insan kendinin bir teferruatıdır
insan kendinin bir saplantısıdır
insan kendinin bir aptallığıdır
insan kendinin bir kayganlığıdır
insan kendinin bir sapıklığıdır
insan kendinin bir inanışıdır
insan kendinin bir kendidir
bazısı
başkadır
insan tanrının soluğudur
kendini solur.

***

altmış

her harf kendini gösterir
harflerle başkalarına yönelen,
başkalarını gösterir
uzaksız olan, yakınsızdır
merkezdedir
merkezi bilmez
eylemi yücelten kendini alçaltır
eylemin eylemi eylemsizliğidir
haklı olduğunu bilen haksızdır
haksız olduğunu bilen haksızdır
haklı olduğunu bilmediği halde
haklı olan, haklıdır
başkalarına asılı kalır
atar,
yakaladığını sanır,
başkalarına gömülmek ister,
kendisinden bağımsızdır,
kendine kayınca,
sıçrar,
başkalarına düşer,
başkaları bildikleri,
daha başkalarıdır,
devam eder,
neye devam ettiğini bilmez
kendi yolundan giden kendidir
başkasının yolundan giden,
daha başkasıdır
yoldan gitmeyen,
kendi yolunu tamamlamıştır
söz,
kendini konuşur
bunu duyan,
sözün suskunun bir gölgesi olduğunu anlar
suskunun kuytusu yoktur,
kuytusuz kalan,
kendine varandır
uyurken kendidir
yatak kendini uyur
uyurken kendi değildir
yatak kendini uyur
uyurken uykudur
uyku kendini uyur
yatak kendini yatar
o oysa,
o da o olur
kendinden çıkarken,
kapısını açık bırakır,
isterse geri döner,
böylece hep kendinde kalır
uzayınca gölgesi uzar,
kendisi sabit kalır
döner,
dünya kendini döner,
dönmez,
dünya dönmeye devam eder,
en doğru yol, en kolay gidilebilen yoldur
hakikat basittir,
zora yaslanılır,
basit,
zora inanan için zordur
yürümeyi bilmeyen için,
yürümek zordur
suyun
sıcaklığı,
soğukluğu,
dışardan belli olmaz
her kelime kendini imha eder
her insan kendini idame eder
her insan başkasını sürer
her insan bir başkasıdır
başkaları cehennemdir
yapar,
yıkılır,
yapar,
yıkılır,
yıkılacağını bilir
yine de yapar
yine yıkılır
ne o yapmıştır,
ne o yıkılmıştır
kendi ayaklarıyla yürüyen varamaz,
başkalarının ayakları ile yürüyen varamaz,
varan,
neyle vardığını bilmez

***

ellidokuz

benlik putunu inşa eder
sevinçi,
hüznü,
acıyı,
kahrı,
aşkı,
kavgayı,
rüyayı,
umudu,
hayali,
matemi,
yası,
duyuyu,
duyguyu,
harfi,
sayıyı,
rengi,
ona çakar
kanar,
her kanayanla,
ızdırap çeker
her uzayanla işkence görür
ne kanayan odur,
ne o kanayandadır,
ne o odur,
ne de onlar onlardır
kendini yıkmak,
kolaydır
hakikat en kolay ulaşabilir olandır
elini uzatan tutar
yola girer
yol düzdür
yol kolaydır
sıkılır
sapar
hep başka limanlara demir atar
her dönemeçten sonra,
bir başka karanlığa saplanır
ne kadar da azdır kendi gözyaşları ile ağlayabilen
herkes bir yoldan gider
o yoldan gitmenin tek mazereti,
herkesin o yoldan gitmesidir
insan zoru seçer
insan durmaz,
uzanır,
sahip olmak ister,
bilmek,
ermek,
kalmak,
uzanmak,
yayılmak,
görmek,
anlamak,
ölümsüzlük ister
oysa zaten ölümsüzdür
böylece çıplak kalır
kendiyle örtünmez,
başkalarına sarınır
dışa dış diyenin,
içi başka bir içtir
insan
dram,
trajedi,
komedi,
ister
hayat
daramatik, trajik, komik
değildir
hayat basittir
kim duvara bakar,
göğü görür,
göğe bakar,
denizi görür
dalga kendini sahile vurur,
dalga bazen ufuktur,
dalga bazen yağmurdur,
dalga bazen gözyaşıdır,
dalga bazen vucuttür,
dalga bazen kardır,
dalga bazen karadır,
karanlıktır,
insan her yer de her zaman süreklilik ister
insan kendini kendi yolunda feda etmez
kendini tüketmeyen,
kendine eremez
kendini sürdüren,
hep bir başkasıdır
ayna hiç bir şey göstermediği zaman,
neyi gösterir
her şeyi gördüğü halde,
hiç görünmeyen,
her şeyi bildiği halde,
bilinmeyen,
her şeyi barındıran,
hiç bir şey olan,
tükenmiştir,
ermiştir

***

ellisekiz

gittiği yoldan memnun olan doğru yoldadır
her insan başkasında kendine bakar
sonuç beklenen her türlü çaba boşa gider
eylemsizlik, meyvesizliktir
attığı adımdan başkasını görmeyen,
hedefe varır
hedefi olan, sapar
korkmamak, özgür olmaktır
her ihtimalin,
imkanlılığına umursamayabilen için,
her an en iyi andır
ölümün kendini öldürmesi,
kötü değildir
insan ölmez
kendini sonsuzlukla aynı hizaya yerleştirmek,
hiçliğinle her şeyi renklendirmendir
o yaşar,
boşa geçen bir anı olanın,
bütün anları boşa geçmiştir
kendine değdiğini hisseden,
değdiği şeytandır
kendini başkalarından tümsek gören,
başkasından akan bir irindir
o
bal yerken,
başkası zehir sanır,
onun ağzı tatlı kalır
anlatmaya çalışan,
başka anlatır
ağırlığı atmak istemez,
yine de uçmak ister,
batar,
çöker
kendi başkalarıdır,
başkaları kendidir,
kendi kendidir,
başkaları başkalarıdır
bilmez
bilen hatırlamaz
zaman kendini ilerler
kaçan kovalanır,
olan bulunmaz
su,
borunun boş olan yerinden akar
sıfıra kadar seyrelmek,
o na kadar yücelmektir
evet,
hayır,
arasında fark görmeyen,
hiç bir durumda,
aşmıştır engeli
üçgende mahpustur,
kim kendini özgür bırakmak ister,
kim hiç bir şeye değmeyecek kadar bağımsız olmak ister
kim şekilsizliği şekle tercih eder
kim önünü görmeden yürümek ister
kim kendini sırtından atmak ister
kim yürürken yürüdüğünü bilmez
insan göğe bakarken,
göğü görmez
her şeye şekil veren şekilsizdir
akıp gider,
de,
diyemez,
kimdir o,
yaşar
söyleyince söylemiyor gibi söyler,
o sözler değerlidir
hep başka yere,
yığmaya
çalışır insan kendini
hep yığar,
hiç artmaz
hiç

hep bilir yine de 0

***

elliyedi

kendinden başka sığınacak daldası olmayana ne mutlu
kendi karanlığından ürkmeyene ne mutlu
kendi ateşinde yanana ne mutlu
kendi gözleriyle bakana ne mutlu
bütün pisliğine rağmen kendini kucaklayana ne mutlu
her insan tükenir,
bazısını hayat tüketir,
bazısı tükenir,
bazısı kendini tüketir,
böylece varır kendine
umuda açılan bütün kapıları,
kendi elleriyle kapayanı gördün mü?
kendine gidenden başka bir kapısı olmayanı gördün mü
suyun ötesi yoktur
başkasına vurunca,
başkasını acıtan,
kendi acımayan,
kendine vurmuştur
başkasına vurunca,
kendi acıyan,
başkası acımayan,
kendine vurmuştur
başkasına vurunca,
hem kendi acıyan,
hem başkası acıyan,
ne vurmuştur,
ne acımıştır
dünya içini bilse dönmeyi bırakırdı
insan bilse,
yapamaz
hayat bilgisizlikle ilerler
"bilenler söylemez,
söyleyenler bilmez"
olmak,
bir başına kalmaktır
öznesizdir
nesnesizdir
konuşunca olan,
susunca da olmuyorsa,
yalandır
kendi rengi olanlara,
başkasıyla renklenenler,
renksiz derler
perdeden ötesini görmez
yolun zorluğu yolda değil, ayaktadır
insan kendini terkedince,
hiç bir yanını terkedemeyeceğini anlar
kendinden çıkmak,
kendine çıkmaktır
deniz dalgadır,
kumdur,
ufuktur,
boşluktur,
belirsizliktir,
karanlıkta uzağın uzağında siyah bir noktadır
her insanın kendine özgü bir ölümü vardır
doğru yoldan gidenler için,
ölüm sadece bir dönemeçtir
döndüğünü bile anlamaz
ses kendiyle kaybolur,
kendini bırakarak gider insan
her ne biliyorsa kendinden başkasıdır
efendi efendi olduğunu biliyorsa köledir
köle köle olduğunu biliyorsa efendidir
başkasını küçülten küçüktür
başkasını kınayan alçaktadır
kendi kanını şerbet diye içmek zor değildir bilge için
acının çektiği acı ne korkunçtur
acı için acı en büyük mutluluktur
yolda olan gider
yolsuz olan, yolsuz eder
zaman kendinden sapmaz hiç bir zaman
mekan kendinden kopmaz hiç bir zaman
insan hep sapık ve hep kopuktur
halk yaşamasını bilmez
yine de yaşar
bilgin yaşamasını bilir
yine de yaşayamaz
halktan nefret eder yaşadığı için
yaşayamadığı için de kendinden
basit olanı kınayan,
basittir
her türlü oluş, her türlü şeyden bağımsızdır

***

ellialtı

iyi ile kötünün savaşını yapanlar,
iyi ile kötü nedir bilmezler
iyi ile kötünün ne olduğunu bilenler savaşmaz
insan kendinden kendine gerilmiş,
kendisizlik köprüsüdür
her insan bir melodidir,
ritmini koruyan bilgedir
yazılarına can vermek isteyen,
kendini öldürür
"insan ağac gibidir,
ne kadar yükselirse göğe,
o kadar batar yere"
her kahraman bir hamaldır
çukur insanın içindedir
başkasına uzatanın uzattığı lanetlidir
keder insanın yemekten zevk aldığı bir yemektir
kendiyle doyamayanlar,
başka şeylere dönenirler
zincirleriyle kaçarlar,
kendilerine mahkümdurlar,
ayırt edemezler,
"olamazlar kendileri için bir evren ıssız yerlerde"
sürünürler
kaybolan değersizdir
aranır
kendiyle kendi olmayan arasına bir sınır koyan,
ne kendidir ne bir başkası,
yanlıştır
bir insanda diğer insanlarda olan her şey vardır
öğüt verenin,
öğüte ihtiyacı vardır
insan suskusu ağırlığındadır
suskunun ağırlığı yoktur
kendi ayaklarınla yürümek,
başkalarının kanatlarıyla uçmaktan evladır
yazı yazılmak istemez,
her yazı her an kendini yazar,
yazmak ister biri,
isteyerek yazılan,
yere çeker
batırır
gece karanlık değildir
gözler karanlıktadır
herkes özgür olmak ister
kendinden kendini özgürleştirmek istemez kimse
bilge bilgiyi taşımaz
zaman yaşlanmaz
gittiği yoldan gitmese de bir şey kaybetmeyecek olan,
varmıştır
her zaman halk devleti sırtlar
devlet halkı sırtlamalıdır oysa
"yıldızlar, ateşböceği sanılmaktan korkmazlar"
başkasına açık kapı bırakanın,
kendi kendine bir borcu vardır
ağlarken ağlamak,
gülerken gülmek,
eksiksizlerin işidir
hep aynı kaba akarsa kap dolar
kendine giden yol dümdüzdür
hakikatin yolu dümdüzdür
fakat gidilebilir yoldan gitmez,
kenarlara sarpar
ister,
kendiyle kalmaktan korkar,
insanın kendindelik yarasının merhemi kendidir
ne büyük yere koyar kendini
mekana bağlı özne,
nesnedir
zamana bağlı özne,
nesnedir
zamana ve mekana bağsız özne,
ne öznedir ne nesnedir;
öz dür

***

ellibeş

her yolun sonunda sıfırlar kendini insan
sonra ürker kendinden,
sürekli zıplar
insan hiç bir renkte yaşamaz
hep ister ötesini
kendinin ötesi de kendidir
akıl aklı atlayamıyorsa,
yanlış bir rehberdir
değerli olan değerlendiremez
değersiz olan değerlendiremez
değersiz olan değerli değerlendirir
kendi yolundan yürüyene deli derler
yaprak ağaçtan düşünce yine de ağaçtır
gökten düşen yağmur, denizdeki suyun aynıdır
her şeyi birbirinden ayırt etmek için,
her şeyi bir görebilmelidir insan
heyacan insanlaşır,
kim vardır heyacanlanan
insanın kalbi değildir atan,
kalbin insanı sürüklenir
acı gelir,
yuva kılar onu,
sevinç,
onda yeşerir,
hüzün,
mesken tutar onu,
rüya,
onda kendini görür,
aşk,
aşık olur kendine onda,
sıkıntı,
bir kap bulur kendini sıkacak,
boşluk,
ona boşalır,
göz,
onunla bakar eşyaya,
kulak,
kendini dinler onda,
savaş,
kendiyle savaşır,
yürümek,
onunla yürür kendini,
masal,
kendini onda anlatır,
hayal,
ona biner bir binek olarak,
hamaldır,
kendilerinin,
ve başkalarının hamalıdır
sesinden vazgeçemeyenin,
sesi gürültü yapar sadece
kendinden vazgeçemeyenin,
kendisi,
kendinin bir kaşıntısından ibarettir

var olmak,
varlıksız olmaktır

***

ellidört

ırmak akar,
duramaz,
insan isterse durur
adaleti dağıtan,
adaleti yaratansa,
adaletsizliktir
başlangıç yoktur
bütün zamanlar geniş zamandır,
ya da bütün zamanlar zamanı sayanlardadır
her şey karanlıktadır
tanrı özgürlüktür
insan hapistir
kendinden çıkan,
tanrı olmaz,
tanrıya varır
ışık,
gündüz gözlüler için yaratılmıştır
iyiye,
iyiyi tanımayanlar için iyi denilir
her şeyin her an yalan olması,
her şeyin her an gerçek
olduğunun ispatıdır
gün döner,
gece olur,
her gün bir gecedir,
her gece de bir gün
ışık ayırır nesneyi birbirinden,
ışıksızlar ışığa inanır
ışığı kendinden olanın,
zamanı,
eşyası
da kendindendir
kendi hapsini insanın kendi inşa eder
gökten alıkoyan her şey,
insanın uyduruklarıdır
kelimeler büyülüdür
ne
basiti
ne de
zoru
ifade ederler
kelime yanılgıdır
harfle yürüyen, harfin vardığı yere varır
harfler birbiri olmadan anlamsızdır
harfler birbiri olmadan kendidir
k
k'dır
kalem hangi harftir
tek başına bir anlam ifade eden anlamlıdır
tek başına bir ümmet olamayanların,
oluşturduğu ümmet kuru kalabalıktır
varlığını yokluğa kadar esnetemeyenin varlığı yoktur
mantığa yaslanan,
hapiste kalır
ayaklarında prangalarla yürüyemez,
insan prangalarını kendi sanır
mahpusunun tavanını gökyüzü,
mahpusunun penceresini gözü,
mahpusundaki eşyayı bedeni,
mahpusundaki ışığı güneşi,
mahpusundaki karanlığı gece,
mahpusunun tabanını yeryüzü,
mahpusunu evi, kendi sanır
hep mahkümdür
yine de özgür sanır
özgürlük en büyük mahkümiyettir
mahpus olduğunu gizler
varolmak,
hiç bir şey yokken olmaktır

***

elliüç

renk, ses, şekil, isimlere
sığmaz hakikat
iki
parçadır
bilinebilirler
bilinmez olanlar
bilinen bilime aittir
bilinmeyen bilinenin dışıdır
azdır bilinen, bilinmeyen fazladır
bilinen sese iner, bilinmez suskudadır
hakikat bilinemeyen kısımın bir parçasıdır
bilinen söylenir, bilinmeyen yaşanır. kelimenin olduğu yerde bilgi vardır
hayat kelimesiz alanlarda yaşanır, hakikat kelimelere sığdırılamaz olandır
bilgiyle meşgulken, düşünce varken, kelimeler döneniyorken insanda yaşanamaz
kuyu kurbağası
denizi bilemez
gittiğine inanan sürekli
duramaz
evet ile hayır
küçük ile büyük
alçak ile yüksek
arasında çizgi yoktur
yolda engel yok, neye takılıp düşüyor insan öyleyse
basitlik eşyanın genel halidir, öyleyse neden kalabalıktır insan bu denli
bengisu zehir olma ihtimaline karşı içilirse, insanı sonsuzlukta sabir kılar
acı çekerken, başkası acı çekiyormuş gibi bakamayan kendine, hep acır, hep kanar
başkalarının rüyalarını sahiplenemeyen, kendi kabusuna hapsolmuş bir mahpustur
hapishane duvarı,
benlik duvarı,
kim kendine düşmanına vurur gibi vurur
insan,
ne istiyorsa kendinden istemelidir
yürüdüğü yollar
yok olsa da
yürüyebilen varır
O yere göğe sığmaz,
insanın kalbine sığar
insan ise kalbinden gayri sığınak arar

***

elliiki

son sonda değildir
her amaç birbirinin aynıdır
rakibi olmayan, hiç bir zaman yenilmez
her istek özgürlüğene atılmış bir düğümdür
eşyanın yeri bakanın gözündedir
diğerlerinden yüksekte oturan,
alçaklığını gizlemeye çalışandır
dünya pis değildir,
bakarken pis görür,
pislik kendindedir
aydınlığa inanan,
aydınlanamaz
karanlığa inanan
karanlıktadır
varoluşta sır arayan bulamaz,
sırrı bulan,
sırrı bilmez
o uçla bu uç arasındadır,
kendisi düzdür,
hem o uçtur,
hem bu uç,
hem de bir uçu yoktur
en iyi savaş aşktır
bir görüşü olan kendini görür
sınırsızın sınırsızlandırılmaya ihtiyacı yoktur
şerbeti içen yoktur
şerbeti anlatan çoktur
içen susar,
konuşanın sözleri yalandır
"düşünce yoldan çıkarır"
istemez kurtulmak kimse,
kurtulamaz
maddi aleme aittir sözcükler
yazılamaz olandır hakikat
bilinen yol yürünemezdir
görülen varlık asılsızdır
amaçlanan hep yanıltır
uçmayanın kanatları bir işe yaramaz
kendini solucan sanarsa bir kuş,
solucan kalır
kendini bir köpek sanarsa aslan,
köpeklere yem olur
düşünürse insan,
hep yanılır
iki çeşittir
yoldan yürüyenler
yolu düşünenler
yapınca yapar,
yapmayınca yapmaz,
bunu kim kavrayabilir
zaman zaman içredir
insan kendi içre değilse,
insan zaman içredir
güneş gün olsun diye doğmaz
kulakların işittiği yalandır
sonsuzluk bir adım ötededir
ruhun rengi yoktur
ya da
ruh kendi rengidir
ruhun sesi yoktur
ya da
ruhun dili kendindendir
ruhun şekli yoktur
ya da
ruh her şekildir
ruhun gözü yoktur,
ya da
ruh kendi gözüyle görür
ruhun kulağı yoktur,
ya da
ruh kendi kulağıyla işitir
ruhun düşüncesi yoktur,
ya da
ruh düşenceden yüksektir
ruha inanır bir çoğu
ama
ruhuna çakılan benlik çivisini sökmez
kanar,
hep kanar
başkasının kanı akar kendinden
hep bir başkasıdır
yürüyünce,
düşüncelerini gezintiye çıkarır
yol,
ağırlıkla yürünmez
yol yokluktadır
yokluk kadar hafif olmayan,
yolu bulamaz

***

ellibir

boşluk tanımsızdır
putta kendine tapınır insan
bazısı tanrı da kendine tapınır
hakikatten uzak olduğunu bilir
yine de korkar hakikate yaklaşmaktan
hakikat renksizdir, şekilsizdir, kelimesizdir
kim hakikate kadar sıfırlanmak ister
böylece kendini siler insan
büyük kayıptadır kazanan
duyulan sese göre değildir hakikat
gelip gider
gelip gitmemiş gibi
gelip gider
gelip gider
bildiğini sanır çünkü
kendini uçurumlara atar,
neden düştüğünü anlamaz
ateşe atar kendini,
sonra feryad eder
iki uçu açık olan dolmaz
sonsuzluğu bilen sonludur
ölümü bilen ölür
hayatı bilen yaşamaya çalışır
biri yaşar sadece
işi bitenin işi yoktur
kimi fikirlerin tutsağıdır
kimi fikirleri tutsak eder
ikisi de yanlıştadır
sıklaşmak, sıkışmaktır
azalmak, yaklaşmaktır
her mazlum bir zalimdir
kendiyle düğümlenmiştir
düğümü kendi sanır
ileriye bakan,
ileriyi göremez
bakmayan,
ileriyi yürür
insan andır
yorulan zamandır
gücünü başka şeyle tüketir,
yaşayamaz
yönü cehenneme dönük olan,
cennete varamaz
hiç bir şey birbiri değildir
yine de
her şeyi birbirinden ayırt etmek için,
her şeyin bir aynı olduğunu bilmelidir
yolda olana gerekmez,
yolu bitiren işitmez,
yalnız yolda olmayan,
yola girer
acıdan şikayet eden,
aşağıdadır
acıdan şikayet etmeyen,
acısızdır
acı başkalarını acıtır
kendine kendini sunmak için,
kendini kendine kurban etmelidir insan
özlemeyi özlemeden özleyebilen kimdir
kim sevmeyi sevmeden sevebilir
olmak,
olanı ve olmayı
olmayanı ve olmamayı
unutmaktır

***

elli

kimseler bilmez onu
yine de söylerler
hakikat bilinmez
ama
bildirir
dağılır herkese
aslında o dağılmaz
herkes de başkadır
aslında aynıdır
herkes ondan bir parça alır
yine de o hep bütün kalır
hakikat parçalanamaz
onda başkadır
diğerinde başkadır
aslında daha başkadır
hakikat kirlenmez
iyiye iyi demekle iyi iyi olmaz
iyiye kötü demekle iyi kötü olmaz
tanımsızdır
bir hakikati vardır
herkes gibi gelir
ismi değil,
sıfatı vardır
sıfatı kendine dahil değildir
kendi de kendine dahil değildir
saklamaz hazinesini,
isteyen alır
öncesi çok öncedir
gelmesi değişimdir
her rengi görür
her sesi duyar
her zevki tatar
her acıyı çeker
sonra
terkeder
kendini bırakır
kendini alır
hakikate giden yolun geri dönüşü yoktur
böylece bilgece yaşar
andan kaçamaz hiç bir şey
andan kaçamayan insan,
her şeyin kölesidir
kaçınca, köle eder her şeyi
ileriye bakarak doğru karar verilmez
renklenen renkli görür
renksiz olanı görmeyen tutsaktır
biri batar durur kendine
diğeri sıçrar durur kendinden
farkları yoktur birbirinden
bilge elinde tutamayacağı şeye sarılmaz
böylece elde eder onu
başkalarıyla doldurur kendini
sonra
neden kendiyle dolamadığını anlamaz
gidecek olan,
hep kalandan değildir
ateşe kendi diye sarılır
yanar
kökünden kesilen kaybolur
bilgi dişidir
bilen erkektir
bilgi yoktur, bilen bilirse var olur
kendisine ışık olan
hep aydınlık kalır
kendisine dayanan,
hiç yıkılmaz
tek başına yaşayabilen yaşar.
yoksa sarkar, tutunur, uzar, ıskalar; hep başkaları olur
neye kul olduğunu bilmez.
tapınır,
hep ızdıraplıdır,
yanar,
ateşini besler,
hep yanılgıdadır
en büyük acı toplumun kendini ısırmasıyladır, herkes kendini yaşarsa,toplumda herkesi yaşar, bu toplumun kendini yaşamasına denktir
...

Karakutu forum / sartre


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: :
Karakutu forum/ sartre: hiçlik


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.33
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Karakutu Sartre: Hiçlik
Karakutu forum/ sartre: hiçlik
Karakutu'dan çağrı: Cehennem yoksa hep beraber Kapitalist olalım!

"Karakutu forum/ sartre: hiçlik" | Hesap Aç/Yarat | 3 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

sartre: hiçlik (Puan: 1)
Gönderen: kertenkele Tarih: 29.06.2008 Saat: 16:14
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Teşekkürler sartre.



Re: hiçlik (Puan: 1)
Gönderen: celalzade Tarih: 29.06.2008 Saat: 18:35
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Avrupa düsünce kaliplari icinde üretilen modernizm ve post - modernizm , insan nasil yasam sürerse huzurlu olur? noktasinda tatmin edici ögreti üretemedi. Üretemedi, cünkü ontolojik güvenlik alani saglam risalet temeline dayanmamakta... Serseri ve küstah Sartre ve benzer nihilist felsefi ögretiler insan yasaminin amacini "organizmanin tatminine indirgedi"... .



Karakutu forum/ sartre: hiçlik (Puan: 1)
Gönderen: tiananmenian Tarih: 30.06.2008 Saat: 10:56
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
İşte budur! Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bizim sartre, Seni haketiğin yerlerde görmek ne kadar büyük bir mutluluk benim için anlatamam, yolun açık olsun hep...


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke