Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 98 Üye Adayı ve 26 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 gerçekçi ol; kötümser bak!
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a
Tarih: 23.06.2008 Saat: 21:28 Gönderen: karakutu
 

Eğer herhangi biri, bu gazetenin o söyledikleri örgütlerle “gizli” bir ilişkisini, “gizli” bir para kaynağını ortaya çıkarırsa, belgesini değil sadece bunu düşündürecek bir ilişkisini göz önüne sererse, burada, herkesin önünde şerefim üstüne yemin ediyorum, o gün bu gazeteyi kapatıp arkadaşlarımla birlikte gideceğim.
Öyle, “komuta kademesince onaylanmış belge yoktur” falan gibi açıklamalar yapmayacağıma emin olabilirsiniz.
Şimdi, Orgeneral Büyükanıt, gazetecilere söylediği o “gizli finansörün” kimliğini açıklasın.
Dürüst ve adil bir generalin yapması gereken budur.


* * *

Benim büyük dedem paşaydı.
Babamın anlatımıyla söylersek, “öyle operet generali değildi, soluğu barut kokan gerçek bir generaldi.”
İyi eğitim görmüş bir topçu kumandanıydı.
Çanakkale’de savaşmıştı.
İsmet İnönü’nün hocasıydı.

Ben on yedi yaşında genç bir stajyer gazeteciyken ziyaretine gittiğim İsmet Paşa, beni “senin deden benim hocamdı,” diye karşılamış, bana dedemden söz etmişti.
Çabuk parlayan öfkeli bir yapısı olduğu için ordudaki lakabı, Deli Hasan Paşa’ydı.
Ben onun hikâyelerini dinleyerek büyüdüm.

Askerlik mesleğini bugünkü muhtıracı birçok generalden daha fazla ciddiye almamın, savaş stratejilerine meraklı olmamın, komutan biyografilerine ilgi duymamın nedeni büyük bir ihtimalle çocukken dinlediğim “paşa dedemle” ilgili hikâyelerdir.
Bir generalin nasıl birisi olması gerektiğine dair bilgim var.
İyi bir general ölümle hayat arasındaki o ince çizgide sağlamca durup, kendisine emanet edilen askerlerini, ülkesini, insanlarını korur.
Bunu yapabilmesi için aklını tümüyle işine vermesi, dürüst ve adil olması, askerlerinin kendisine sonsuz bir güven duymasını sağlaması gerekir.
Dünyanın en zor işlerinden biridir yaptıkları.

Onun için, iyi “komutanları” sadece kendi insanları, kendi ülkeleri değil bütün dünya saygıyla anar, ansiklopedilere bakarsanız “düşmanla” iyi savaşmış, savaşırken cesaret ve yaratıcılık göstermiş generallerin isimlerinin, en parlak bilim adamlarıyla ve sanatçılarla birlikte yazıldığını görürsünüz.
Buna karşılık “düşmanla” değil de kendi halkıyla savaşmış, diktatör olmuş generaller dünyanın ortak lanetinin hedefi olurlar.
Öğretmenlikten komutanlığa geçmiş Giap saygıyla anılırken, Pinochet ve Franco gibiler insanlığın dilinde birer küfüre döner.
Ben ordunun siyasete karışmasına tamamen toplumsal ve hukuksal nedenlerle karşı çıkarken, siyasete müdahale eden generallere de mesleklerini iyi yapmadıkları için kişisel bir kızgınlık duyarım.
Bir generalin generallikten vazgeçmesini anlamam çünkü.
Siyasete bulaşmak bir generali, dürüstlükten ve adaletten uzaklaştırır.
Güvenilirliğini azaltır.
Doğrusu ya, bizim generallere de, onlardan mesleklerinin gereğini yerine getirip dürüst ve adil olmalarını bekleyerek bakarım.
Öyle olmadıklarında üzülürüm.
Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yanına çağırdığı bazı gazetecilere bizim gazeteyle ilgili söylediği sözleri okudum dün sabah.
“O gazetenin finansörüne bakın” demiş.
Gazeteciler baksınlar.
Ama gazetecilerin bakması yetmez, bir genelkurmay başkanı bir gazetenin “finansöründen” kuşkulanıyorsa emrindeki bütün istihbarat örgütleri de bakmalı.
Orgeneral Büyükanıt da, bu gazete de toplumun önünde duruyor.
Böyle imalı bir suçlamadan sonra birimizden birinin toplumdan “özür dilemesi” gerekiyor.
Çoğu gazeteci kılığına girmiş “psikolojik savaş” elemanlarının çoktandır bizim gazetenin “Fethullahçı” olduğunu, AKP’li olduğunu, Soroz’cu olduğunu, o “kaynaklardan” bize para aktarıldığını yaydıklarını biliyorum.
Onlara aldırmadım.

Ama Genelkurmay Başkanı da söylediği zaman ciddiye almak gerekir.
Bu gazetenin hiçbir cemaatle, partiyle, örgütle ilişkisi yok.
Kendi patronları dışında hiçbir para kaynağı yok.
Biz, varlığımızı büyük zorluklarla sürdürüyoruz.
Bütün devlet bankaları da, özel bankalar da bize kredileri kestiler.
Başka gazetelere milyarlarca lirayı gözü kapalı veren bankalar bize küçücük miktarlardaki paraları bile vermiyorlar.
Düşmanlarımız her yandan nefesimizi kesmek için saldırıyor.
Dostlarımızın çoğu, bu kavgada seken bir taş bir yanlarına değer diye mevzilerine çekilip saklandılar.
Sadece sayfalarımızdaki ilan miktarına bakmanız bile açıklar durumu.
Sizin bize “dost” sandığınız insanlar en kritik anlarda paralarımıza el koyup bizi boğulmanın eşiğine getiriyorlar.
Sayıları her gün biraz daha artan okurlarımızdan başka gerçek dostumuz pek az bizim.

Eğer herhangi biri, bu gazetenin o söyledikleri örgütlerle “gizli” bir ilişkisini, “gizli” bir para kaynağını ortaya çıkarırsa, belgesini değil sadece bunu düşündürecek bir ilişkisini göz önüne sererse, burada, herkesin önünde şerefim üstüne yemin ediyorum, o gün bu gazeteyi kapatıp arkadaşlarımla birlikte gideceğim.
Öyle, “komuta kademesince onaylanmış belge yoktur” falan gibi açıklamalar yapmayacağıma emin olabilirsiniz.
Şimdi, Orgeneral Büyükanıt, gazetecilere söylediği o “gizli finansörün” kimliğini açıklasın.
Dürüst ve adil bir generalin yapması gereken budur.
Orgeneral Büyükanıt’tan da bir “generale” yakışanı yapmasını beklemek hakkımız.
Biz “gerçekleri” açıklayacağımıza söz vererek başladık bu gazeteyi yayınlamaya.
Bu, bize çok düşman kazandırıyor.

Düşmanlardan ve düşmanlıklardan çekinmeyiz.
Ama isteriz ki dostlarımızla olduğu gibi “düşmanlarımızla” da övünebilelim.
Bu övünmeyi bize bağışlayacak tek şey onların dürüstlüğüdür.
Ama tabii şunu da düşünmüyor değiliz...
Dürüst olsalar niye gerçekleri açıklayan birine düşman olsunlar ki?


Taraf
22/06/2008
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

onlar ve biz
Bizim korkunç memleketimiz
‘Hani o bırakıp giderken bizi’
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
Siz Saatleri
Otomatik pilot çaresizliği
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke