Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 184 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Engin Ardıç: Vencereis pero no convencereis
Tarih: 09.06.2008 Saat: 10:11 Gönderen: karakutu
 

İspanyol ordusu, 1936 yılının temmuz ayında, seçimle gelmiş meclisine ve yasal hükümetine karşı ayaklandı...
Amacı bir darbeyle işi çarçabuk bitirmekti, ancak ummadığı bir direnişle karşılaştı. Örneğin Sevilla ve Granada'yı hemen ele geçirdi ama Madrid ve Barcelona'da yenildi.
Böylece maç ortada kaldı ve üç yıla yakın sürecek bir iç savaş başladı.



Daha ilk aylarda... 1936 sonbaharında... Faşistler Madrid üzerine yürümeye hazırlanıyorlar... Bazı bölgeler ellerinde... Geçici başkentleri de Burgos şehri... (Eski para kolleksiyoncuları! Burgos baskısı peseta banknotları çok değerlidir, bulursanız kaçırmayınız! Bende maalesef yok.)
Salamanca şehrinde bir şenlik düzenleniyor... "İspanyol Irkı Şenliği"... Salamanca Üniversitesi'nin konferans salonunda bir toplantı var... General Franco'nun eşi de onur konuğu...
İlerigelen faşistler çıkıp konuşmalar yapıyorlar... Bunlardan biri General Millan Astray... Tek gözü yok, tek kolu yok (Fas'ta, sömürge savaşında yitirmiş), eli ayağı tutmaz bir adam... (Dünya tarihinde gelmiş geçmiş en aşağılık heriflerden biridir, General Franco'dan bile berbattır.
Franco yavşaktı, bu, pis manyak.)
Uzun uzun "asacağız, keseceğiz" tehditleri savuruyor. Ve konuşmasını şu dehşet verici sloganla bitiriyor: Kahrolsun aydınlar! Yaşasın ölüm!
"Muera la inteligencia! Viva la muerte!"
Ortalık birbirine giriyor, kollar uzanıyor, çığlıklar gırla...

Sonra, ünlü İspanyol düşünürü ve yazarı, Salamanca Üniversitesi Rektörü Profesör Don Miguel de Unamuno geliyor kürsüye... Yavaş yavaş derin bir sessizlik çöküyor salona...
"Hepiniz," diyor, "neler söyleyeceğimi merak ediyorsunuz. Öte yandan, beni çok iyi tanıyorsunuz. Böyle bir dönemde susamam. Susmak, yalan söylemek olur. Çünkü susmak, boyun eğmektir."
Devam ediyor: "Az önce burada ölüsevicilerin anlamsız çığlığını duydum, 'yaşasın ölüm' diye bir slogan atıldı... Bunu söyleyen General Millan Astray bir sakattır. Cervantes de öyleydi. Fakat General Astray, Cervantes gibi büyük bir adam olmadığı için, amacı bütün İspanya'yı da sakatlamak, kendine benzetmek!"
Ve sözlerini şöyle bitiriyor:
"Siz kazanacaksınız, çünkü kaba kuvvet sizin elinizde... Fakat sizde akıl da yok, hak hukuk da... Sizin gibi insanlara 'İspanya'yı düşünün' demeye gerek bile görmüyorum..."
Sonra da, tarihe geçecek o ünlü cümlesini söylüyor:
"Yeneceksiniz fakat ikna edemeyeceksiniz!"
Unamuno'nun yaptığı kelime oyunu ve uydurduğu kafiye ne yazık ki dilimize bozmadan tercüme edilemiyor. Cümlenin İspanyolca aslı şudur:
"Vencereis pero no convencereis!"
Sonra ne mi oldu? Unamuno'yu vurmak istediler. Franco'nun eşi engel oldu. Tutukladılar ve "ev hapsine" yatırdılar. Öldürmeye cesaret edemediler, dünyanın tepkisinden korktular, çünkü daha iki ay önce büyük şair Lorca'yı öldürmüşler, dünya ayağa kalkmıştı.

Fakat o müthiş ihtiyarın yüreği de bütün bunlara fazla dayanamadı, on hafta sonra tık dedi. Unamuno, insanlık tarihinin "mümtaz evlatları" arasında yerini aldı, ölümsüzlüğe kavuştu.

Hiç de öyle solcu molcu değildi, üstelik sağcı bile denilebilirdi kendisine. Ama, adamdı. Adam gibi adamdı.
Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.
Hay Allah, biz bütün bu lafları neyin üstüne getirecektik yahu?





Sabah
9/06/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Engin Ardıç
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Engin Ardıç:
Elif'in kağnısı


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 5


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Elif'in kağnısı

"Vencereis pero no convencereis" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke