Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 59 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu Forum Son Başlıklar

 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?
 Sevmek ya da Sevmemek...
 SAKSI ÇİÇEKLERİ
 Siyasal Simge olarak Türk Bıyık Çeşitleri
 Vincent Van Gogh / Theo'ya Mektuplar
 Osmanlı'dan Miras- Türkiye'de Yönetici Sınıflar
 MÜSLÜMAN ESKİSİ
 İstihzanın psikosu..
 MİLATLARIMIZ
 Sanatçı küstahtır
 RODİN VE CLAUDEL=TRAJİK BULUŞMA
 Firavun, Musa ve deveyi kesen 9 kişi
 İdeoloji ve İdeolojik İnsan
 Aynalı sazan parlıyor...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Üyelerimiz
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Üye olabilirsiniz!)
Üyelik:
Son Üyemiz: canejackie
Bugün: 0
Dün: 3
Toplam: 20785

Şu An Bağlı:
Üye adayı: 59
Üyemiz: 1
Toplam: 60

Şu An Bağlı:
01 : estonhxt

Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Murat Belge: 2 Mayıs
Tarih: 03.05.2008 Saat: 09:33 Gönderen: karakutu

 

 Bugün 2 Mayıs. Uğursuz, lanetli bir günü arkamızda bıraktık, hayırlısıyla. Ve 1500'ün üstünde gaz bombasıyla.
Şimdi, 2009'un 1 Mayıs'ını nasıl rezil bir güne, yeni bir cehenneme çevirebileceğimizi düşünmek ve tasarlamak için 364 gün var önümüzde.


Gelgelelim, şu dünkü kepazelik vesilesiyle, 'ana akım' medyamız içinde nice 'işçi ve emekçi dostu' köşe yazarı olduğunu da öğrenmiş olduk. Her şeyde bir hayır var. AKP sayesinde hiç değilse bu kazanımı elde ettik. Daha doğrusu, işçi sınıfı elde etti.
Öğrendiğimiz bir başka şey: İktidarda kim olursa olsun, Taksim Meydanı, devletin harem-i ismetidir. Bir zaaf döneminde ayaktakımı oraya girmeyi başarmış, üstelik dadanmıştı.

1977'de hadleri bildirildi. O zamandan beri aslanlar gibi koruyoruz
Taksim'i, tufeyli tayfasından.
Dolayısıyla, Taksim'de 'kutlama', 'şenlik' ve benzeri işler yapma ayrıcalığı polise verildi. Orada 'Polis Günü', panzerlerle, coplarla, gerekli avadanlıkla kutlanıyor. Belki polisin dünkü cansiperâne mesaisinde bu 'mülkiyet duygusu'nun da payı vardı; 'Bu ayaktakımı bizim
kutlama alanımıza göz dikmiş!
Patlatalım gözünü!' diyerek giriştiler.
Onlar maaşlarını devletten aldıklarına göre, devlet adına bir kısım ('makbul' olmayan) vatandaşları sopalamaya ve coplamaya, sendika binasına veya hastaneye gaz bombası atmaya hakları var. Devlet bunun için onlara maaş ödüyor, biz de bu görevler aksamadan yerine getirilsin diye devlete vergi ödüyoruz.
Mehmet Barlas polisin de işçiyle aynı sınıftan geldiğini anlatarak
bunların birbirleriyle bu tarzda boğuşmasının ne kadar anlamsız
olduğunu göstermeye çalışıyor.

Oysa bu topraklarda bu durum anlamsız bir durum olarak görülmez. Bizans'ın Maviler'i ile Yeşiller'inden beri, toplumun pek çok bakımdan eşit iki bölümü birbirinin ölümcül düşmanı kesilir. Bunların eylem ufku içinde 'devlet' diye bir hedef yoktur. Onun karşı konulmazlığı, 'ebed-müddet'liği baştan kabul edilmiştir. Hani, gökyüzü filan gibi bir varlıktır o. Erişilmez, değişmez, orada öylece durur. Ve onun nötr bakışı altında Maviler'le Yeşiller, Sancak Beyleri'yle Celâliler, Demokrat Partililerle Halk Partililer, birbirlerini gırtlaklar.

Örneğin 12 Eylül cuntası eski AP'lilerin yeni kurdukları partiyi kapatır, CHP'liler onlara nanik yaparak bayram eder. Onların kurduğu partiden birileri yasaklanınca, çizilince, bu sefer sevinme sırası ötekilere gelir, onlar çok eğlenirler.
Şimdi, sanki başka türlü davranma bilinci ve iradesine sahipmiş gibi bir izlenimi -zaman zaman- veren AKP de bu gidişe ayak uydurdu. Öyle anlaşılıyor ki yüzde 47'yi parti önderleri böyle yorumladı; yani, çarpık demokrasiden ve hukuksuzluktan usanmış bir toplumun bir kurbana sahip çıkması ve aynı zamanda bu çarpıklıkları düzeltmek üzere el vermesi olarak değil de, kendini 'devletlû' saymaya başlaması ve bunun türevi olan zorbalıkları yerine getirmesi için verilen yetki olarak yorumladılar.
Böylece, sıfıra sıfır, elde var sıfır. Toplumun bir kesimi AKP'yi yok etmek için hukuku, demokrasiyi gözünü kırpmadan çiğniyor, onların erişemediği demokrasi kırıntıları üstünde de AKP tepiniyor. Ecce democratia! Hic salta!
 


Radikal
03/05/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"2 Mayıs" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke