Ergenekon Çetesi’nin tüm kol ve bacaklarıyla ortaya çıkarılmasını
engellemenin bir diğer adının ‘uzlaşma’ olduğu patırtılı ortamda biz duymadık
ama... Rusya’nın St Petersburg kentindeki...
Mariinsky bale grubu, bünyesinde en uzun süre çalışan üyelerinden 21 yaşındaki
dişi eşek Monika’yı emekli etti...
Bunu ajanslar ‘Rus balesinin eşeği emekli oldu’ diye duyurdular...
Herhalde sıkılmıştı...
Çünkü...
Monika, Don Kişot oyununda 19 yıl boyunca Sanço Panza’nın eşeği rolünü
üstlenmişti...
Monika için bir emeklilik partisi düzenlenmiş...
Partide bir balerinle vals yapmış ve kendisine havuçlu kek verilmiş...
Monika’nın rolünü bundan böyle Alina adlı bir başka dişi eşek üstlenecekmiş...
* * *
Mariinsky’nin yıldız balerinlerinden Anastasia Kolegova, Reuters’a yaptığı
açıklamada, ‘Monika’nın bu kadar erken emekli olması çok üzücü, ancak
balerinlerin erken emekli oldukları herkes tarafından iyi bilinir.’ demiş...
Kolegova ayrıca, Monika’nın kimi zaman müziğe başıyla eşlik ettiğini ve dikkati
balerinlerden kendi üzerine çektiğini de söylemiş...
Kolegova, ‘bu Monika’nın görevini tamamen bırakacağı anlamına gelmiyor ve
kendisininin deneyimlerini yeni yıldızımız Alina ile de paylaşmasını umuyoruz’
demiş...
Bale çalışanları, Monika’nın görevlerini başarıyla ve kolayca yerine
getirebildiğini ve bunu bir haz duyarak yaptığını da söylemişler...
Monika şimdi St. Petersburg hayvanat bahçesinde emekliliğinin tadını
çıkarıyor...
* * *
Monica haberini okuyunca...
Aklıma National Geographic Türkiye’de bu ay gördüğüm ‘hayvanlar sandığınızdan
daha çok düşünüyor’ başlıklı makale geldi...
Bazı beceriler, daha yüksek zihinsel yeteneklerin önemli göstergeleri sayılıyor:
İyi bir hafıza, dilbilgisi ve simgeleri kavrama, öz farkındalık, başkalarının
davranışlarının nedenlerini anlama, başkalarını taklit etme ve yaratıcılık...
Araştırmacılar, zaman içinde gerçekleştirdikleri yaratıcı deneylerle bu
yetenekleri başka hayvan türlerinde de belgeleyerek, bir yandan biz insanları
farklı kıldığını düşündüğümüz noktaları yavaş yavaş ortadan kaldırırken bir
yandan da bize kendi becerilerimizin kaynağına ilişkin bir kapı aralıyor.
Çalıkargaları diğer çalıkargalarının hırsız olduğunu ve saklanan yiyeceklerin
bozulabildiğini biliyor...
Koyunlar yüzleri tanıyabiliyor...
Şempanzeler, termit yuvalarını karıştırmak için çeşitli aletler ve hatta küçük
memelileri avlamak için silah kullanıyor...
Yunuslar insanların hareketlerini taklit edebiliyor...
Ve papağanlar da bazen şaşırtıcı derecede iyi birer konuşmacı olabiliyor.
* * *
Çalıkargaları...
Koyunlar...
Şempazeler..
Yunuslar...
Papağanlar...
Becerileriyle insanı taklit etmeye yeltenerek çok sempatik olsalar da insan
kadar kutsal bir canlının olmadığı aşikar...
Bunun en son ispatlarından biri de Norveç’ten gelen şu son haber:
Norveç Bilimler Akademisi, ‘matematiğin Nobel’i’ olarak görülen ödülü, iki
matematikçiye cebir alanındaki temel buluşları dolayısıyla verildiğini açıkladı.
Akademi, iki bilim adamının ‘modern küme teorisinin oluşturulmasına’
katkılarıyla ödüle değer bulunduğunu belirtti.
Şimdi modern küme teorisi ne diyeceksiniz?
Küme teorisi, özellikle ‘Rubik küpü’nün (zeka küpünün) sırrının aydınlatılmasına
imkan veriyor. İki matematikçinin çalışmalarının ‘derin ve etkileyici sonuçlar
doğurduğu’ ve ‘birbirlerini tamamlayan iki matematikçinin, modern küme
teorisinin omurgasını oluşturduğu’ vurgulandı.
İki matematikçi, 750 bin Euro’luk ödülü de paylaşacak.
Abel ödülü, 1829’da ölen matematikçi Niels Henrik Abel adına 2002 yılından beri
veriliyor...
* * *
İnsan...
İnsan beyninin inanılmaz sınırları...
Türkiye’den dünyaya bakınca bunları daha çok özlemeye başlıyorsunuz.
Hatta bırakın bunları, emekli olan Rus balesinin eşeği Monika haberi bile bizim
yürek sıkan gündemimiz yanında çok ferahlatıcı doğrusu.
Gazetem.net
31/03/2008