Darbe özleyenler ya da hazırlığı içinde olanlar varsa... Ki hiç ihtimal
vermiyorum, Türkiye'de öyle kaka şeyler olmaz... Kendilerine çok samimi olarak
bazı sorular sormak isterim:
"Ulusalcı" takılacağınıza göre, ithalatı kısıtlayacak mısınız? Beyaz Türkler
köpek maması, Fransız şarabı, "parmezan" peyniri, soya sosu bulamayacaklar mı?
"Beyazları" mutlu edemezseniz kime yaslanacaksınız?
Emperyalizmin uşakları Japon, İtalyan, Çin lokantaları kapatılacak mı?
Hamburgerler denize mi dökülecek?
Yurtdışına çıkış hakkımızı kısıtlayacak mısınız? Eskisi gibi yılda bire,
ekonomiyi batırırsanız iki yılda, üç yılda bire indirecek misiniz?
Kredi kartlarımız yurtdışında da geçerli olacak mı? Örneğin Amazon'dan kitap
getirtebilecek miyiz?
Uzun sözün kısası, "kambiyo rejimini" eskiye döndürecek misiniz? Döviz işlemleri
yasaklanacak mı? Vatandaş elindeki milyarlarca doları bir yerine mi sokacak?
Internet kapatılacak ya da YouTube, Google gibi "zararlı" siteler engellenecek
mi? Dünyaya rezil olmak sizi üzmeyecek mi?
Benim emekçi halkımın internet gibi şeylerle ilgisi olmadığına, fakat yabancı
sermaye kaçacağına ya da kovalanacağına, yerlisi de yetersiz kaldığına göre,
halka ne yedirip ne içireceksiniz? Kömür falan dağıtmayı düşünür müsünüz?
Avrupa Birliği'yle ipleri bütünüyle koparacağınıza göre, "gümrük rejimi" de mi
eskiye dönecektir?
Doların beş liraya, avronun on liraya fırlayacağı bir dönemde memur maaşları
yeterli kalacak mıdır? Memurları mutlu edemezseniz kime yaslanacaksınız?
Amerikan ittifakından kopunca, yeni silah sistemlerini ve mühimmatı nereden
tedarik edeceksiniz? Uçaklar Rusya'dan, toplar Çin'den mi gelecektir? Bunun
faturası kaç milyar dolardır?
Rusya'yla, Hindistan'la, Çin'le, İran'la ittifak yapmak istiyorsunuz... Rusya'da
bizimle ittifak yapmak isteyen var, faşist lider Jirinovski var da, öteki
ülkelerde bizimle ittifak yapmak isteyen kimse var mı? Varsa biz niçin duymadık?
Şeriatçı İran'la ittifak yaptıktan sonra aynaya bakınca yüzünüz ne renk alacak?
"Çağlayangil'in altını oyan" CIA, şimdi Ankara'da boş mu duruyor sanıyorsunuz?
Son olarak da kendimle ilgili bir soru:
Bazı "mahfillerin" beni kara listeye aldıklarına, telefonlarımı dinlediklerine
dair bazı duyumlar alıyorum.
Kimleri "şeyinden tavana asacağınızı" biliyorum da, beni ne yapacaksınız?
Öldürecek misiniz, kodese mi tıkacaksınız, sürgüne mi göndereceksiniz?
Yoksa babalık edip Sabah Gazetesi'ni kapatmakla ve bana yazı yazdırmamakla mı
yetineceksiniz? Allah razı olsun.
Oğlum Mustafa!
BEN "AKP'li olmuş" değilim. Senin gibi adamların Atatürkçülük adına yaptığı
hıyarlıklarla dalgamı geçtiğim için siz öyle görmek istediniz. Kolaya kaçtınız,
öyle görmek işinize geldi. Bu yüzden de AKP'yi eleştirdiğim yazılarımı
görmediniz, görmek istemediniz. Herkesi "topyekûn karalamak" hoşunuza gidiyor.
Fakat Sabah çalışanlarını aleyhimize kışkırtmaya çalışacak kadar küçüleceğini
hiç tahmin etmemiştim doğrusu... Sabah Gazetesi'nden de "hayatımın parasını"
almış değilim. Ben taa 1989'dan beri "göreceli olarak" iyi para kazanıyorum,
inanmıyorsan Zafer'e sor, Cem'e sor, Serdar'a sor. Siz Babıali'de çulsuz gezmeye
alıştığınız için bizim kazandığımız para gözünüze batıyor. Kıskanıyorsunuz.
Ayıptır.
Sabah
30/03/2008