Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 405 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu Forum Son Başlıklar

 Alışveriş merkezinde havadan dolar yağınca insanlık halleri
 Ahmed Arif
 oturağın göğünden oturağa ağan
 et,kağıt ve yapılacak şeyler
 BİZİM YAZDIKLARIMIZ
 Andrei Tarkovsky Filmografi
 Anne
 DİSİPLİN CEZASI
 Orhan KOTAN
 Üç Darağacı...
 Anti Roman (Yeni Roman)
 YARALI
 Sergei Reggiani
 Anlaşılmak
 Chanson
 Sessizliğin Resmi
 BEYİN YIKAMA
 Serbest düş''üş...
 h)içsel izlek
 The Poem and Elegie

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Üyelerimiz
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Üye olabilirsiniz!)
Üyelik:
Son Üyemiz: hasan1683
Bugün: 2
Dün: 2
Toplam: 20644

Şu An Bağlı:
Üye adayı: 405
Üyemiz: 15
Toplam: 420

Şu An Bağlı:
01 : mavisurgun
02 : basak44
03 : tiananmenian
04 : sartre
05 : neclabolat
06 : gece
07 : sirivatsa
08 : missvecchio
09 : hakansipahi
10: gunfrfd
11: BH3GBGO
12: Beauvoir
13: Karakutu
14: Diaspora_Hedonist
15: greenstone

Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Başka halkın çocukları...
Tarih: 29.03.2008 Saat: 22:30 Gönderen: karakutu

 

Mezun olduğu lise de üniversite de Türkiye’nin en iyi okulları arasında bulunan çok sevdiğim bir arkadaşım aradı geçen sabah.
“Ne zaman dostlarımızla yollarımız bu kadar ayrıldı?” dedi.
Anlamadım önce.
O anlattı.



Lise arkadaşlarının kurduğu bir “mail grubu” varmış. Ulusalcı, faşist görüşler, demokrat görüşlerden çok daha fazlaymış.
“Ne zaman böyle oldu bu insanlar?”
“Halklarıyla karşılaştıklarında,” dedim.
Kravat takmayı beceremeyen, dans edemeyen, eşleriyle lokantaya gitmeyen, yabancı dil konuşamayan, sanattan pek anlamayan, hayatında hiç Brahms dinlememiş, tiyatroya uğramamış bir kalabalık, kendilerine benzeyen siyasi yöneticiler ve kendilerine benzeyen Anadolulu geniş bir sermaye grubuyla ortaya çıkıp da iktidarı ele geçirince...
Bir de İstanbul sermayesine diklenince...

Kendilerini “terbiye” etmeye çalışan yargıyla orduya boyun eğmeyince...
Üstelik de epey “muhafazakâr” olan kültürlerini gemilerinin direğine bayrak gibi çekince...
İyi yetişmiş şehirlilerde bir panik ve öfke patlaması ortaya çıktı.
“Geliyorlar” çığlıkları şehirlerin semalarında yankılandı.
“Kadınlarımızın başlarını örtecekler, lokantalarımızı kapatacaklar, konser salonlarımıza kilit vuracaklar, hayatlarımıza müdahale edecekler, din yönetimi kuracaklar,” telaşı başladı.
Muhafazakârlar da, ilk kez böylesine güçlü bir şekilde ele geçirdikleri iktidarın tadını çıkararak, “aslında yapsak iyi de, biz yapmayacağız herhalde” diye alaycı ve korkutucu bir üslup edinince...
İlişkiler iyice koptu.
Cumhuriyet kurulduğundan beri kendi küçük kozalarında, “halkın” eğitimi, daha iyi yaşaması, daha özgür olması, gelişmesi için parmaklarını kıpırdatmadan yatmış bu şehirli azınlık, iyi örgütlenmiş, arkasında sermaye desteği olan bu “çoğunluk” karşısında ne yapacağını şaşırdı.
Çaresizdiler.

Osmanlı’da da, Cumhuriyet döneminde de ezilmiş, sömürülmüş, damarlarındaki bereketi emilmiş, köylerine, kasabalarına, gecekondularına hapsedilmiş bir kalabalık şimdi zincirlerinden boşanıyor, şehirlilere “sizin hakimiyetiniz bitti” diyordu.
Şehirlilerin çok sevdiği, kültürünü, yaşama biçimini paylaştığı Batı ise bu “gelişmemiş” kalabalığı tutuyordu.
“Demokrasilerde halkın dediği yapılır” diyordu.
Seksen yıl boyunca sadece bir kelime olan “demokrasi” birden somutlaşıyor, etlenip kemikleniyor ve “cahil bir kalabalık” olarak ortaya çıkıyordu.
Şehirliler, kültürünü, giyimini, mutfağını, müziğini sevdikleri Batı’nın felsefesiyle, üretimiyle, sosyal mücadelesiyle hiç ilgilenmediğini anlıyordu.
Ve, inanılmaz neredeyse acıklı bir “ikileme” düşüyordu.
Çok sevdiği Batılılar gibi olmak isterse “demokrasiyi” kabul edecek ve kültürü Batılılara benzemeyen bir “kalabalık” tarafından yönetilecekti.

Ya da Batı’nın kravatını, şarabını, dansını alacak ve diğer “değerlerini” reddedecek ama o zaman da o çok küçümsediği “Ortadoğu ülkelerindeki” ilkel diktatörlüklerden biri olacaktı.
Yaşam tarzı Batılılara hiç benzemeyen “kara kalabalık” ise Batı’nın en gelişmiş değerlerinin temsilciliğini de üstleniyor ve şehirliler bir de Batı tarafından küçümsenen “ilkellere” dönüşüyordu.
Nereye dönseler bir çıkmaza çarpıyorlardı.
Batılı bir yaşam tarzını “Batılılık” sanmak yanılgısını 80 yıl sürdüren Cumhuriyetin şehirli çocuklarının yüzüne hayatın gerçekleri ardı ardına vuruyordu.
Yapay, köksüz, felsefesiz bir Batılılığı “modernlik” sanan dedeleriyle babalarının kefaretini ödemek bu kuşağa düşüyordu.

Halka da, Batılılara da düşman oldular.
“Ordu gelsin, darbe olsun, bu insanların partileri kapatılsın” diye bağırmaya başladılar.
Böyle yaparken, yaşam tarzları yüzünden kendi halklarından, siyasi değerleri yüzünden de çok sevdikleri Batı’dan koptuklarını, yalnızlaştıklarını, herkes tarafından küçümsendiklerini hissetmenin garip utancı da içlerine yerleşiyordu.

Şehirli azınlık bu açmazdan kurtulamaz.
Ne ordu, ne yargı, ne medya kurtaramaz onları.
Bin defa darbe yapsalar, bin defa partileri kapatsalar, bu halk aynı muhafazakâr davranışları, aynı eğitimsiz yaşam biçimiyle geri gelecek.
Eğer Türkiye bir “uzlaşma” arıyorsa o uzlaşma bu noktada, bu iki kesim arasında olacak.
Şehirliler “halkın” iktidarını kabul edecek, “halk” da yüzlerce yıl köylerde hapis kalmanın sonucu pek incelmeye imkân bulamamış yaşam tarzını, sanat beğenisini geliştirmeyi yavaş yavaş şehirlilerden öğrenecek.
Bu arada şehirlilere biraz din, biraz gelenek, biraz “doğallık”, biraz da kendine has bir tadı olan alaturkalık öğretecek.
Şehirlilerin demokratlığı, köylülerin zevkleri gelişecek.
Başka bir uzlaşma yolu yok.

Ve, başka bir yol olmadığını görmek de eski dostlarımızı, “şehirdaşlarımızı”, okul arkadaşlarımızı, aynı yaşam tarzını paylaştığımız “kardeşlerimizi” herkese karşı öfkeli ve düşman kılıyor.
Türkiye, tarihinin en zor ama en gerçek “uzlaşmasını” sürtüşmeler olmadan sağlayamayacak.
Ama, bu nokta aşılacak, herkes gerçeği kaçınılmaz olarak kabul edecek.
Şehirliler, demokrasi içinde şarap içip dans etmenin tadını çıkaracak, gizli korkularından, vicdan azaplarından kurtulacak, doğal ve rahat bir ortamda hayatını sürdürmenin huzurunu hissedecek.
Halk da incelmiş zevklerin hayata daha bir derinlik ve hoşluk kattığını anlayacak.
Dünyanın en güzel ülkesinde barış böyle yaşanacak.
Ve, emin olun o barış bir gün mutlaka gelecek.




Taraf
28/03/2008
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Ogden Nash: Bankerlerden Bütün Farkımız: Onlar Paralı Biz Parasız
İlhan Selçuk: Biz mi, Ben mi?..
Cesetler’: Bu muyuz biz?
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
www. siznezaman akillanacaksiniz. com.tr
Sizler kaç numarasınız koçlar?
Dine ve dinsizliğe saygı...
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Başka halkın çocukları..." | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke