Yönetmen Emir Kusturica’nın, Balkan yaşamını anlattığı Altın Palmiye ödüllü
filmi Çingeneler Zamanı aynı isimle Paris’te sahneye taşındı. Büyük bir beğeni
toplayan operada, filmde olduğu gibi profesyonel oyuncular rol almıyor
Emir Kusturica’nın yönettiği ve Davor Dujmovic, Ljubica Adzovic, Bora Todorovic
ile Husnija Hasimovic’in oynadığı Çingeneler Zamanı filmi opera olarak
Paris’teki Palais de Congres’de sahnelenmeye başladı. Kusturica’nın uluslar
arası arenada tanınmasına neden olan ödüllü filmi Çingeneler Zamanı, küçük
insanların aşk, ihanet ve suç etrafında dönen hikayelerini anlatıyor. The
Associated Press (AP) haber ajansına konuşan Emir Kusturica, İtalyan neo realist
yönetmen Luchino Viscontive 70’lerin ünlü İngiliz punk grubuna atıfta bulunarak,
uyarladığı eserin, “sessiz sinema, Visconti’nin bir operası ve Sex Pistols
deneyiminin bir karışımı” olduğunu söyledi.
Kusturica, filmi sahneye uyarlamanın “büyük bir sirk yaratmaya benzediğini”
belirtiyor. Ünlü yönetmen, 20 yıl önce yaptığı filminin romantik öyküsünün
anlamını hiç kaybetmediğini düşünüyor. Kusturica’ya göre, “Doğu-Batı,
zengin-fakir gibi farklı dünyaların çelişkisini konu alan hikaye, bugün her
zamankinden daha geçerli.”
Çingene genç Perhan’ın hüzünlü öyküsünü anlatan Çingeneler Zamanı operasında,
sahnedeki onlarca müzisyene akrobatlar, jonglörler ve tek tekerlekli bisiklete
binen cambazlar eşlik ediyor. Operada rol alanların büyük çoğunluğu filmde de
olduğu gibi profesyonel olmayan kişiler. Eserin bütün şarkıları Romanca, ancak
altyazılar seyirciye yardımcı oluyor.Kusturica, uyarlama yaparken karşısına
çıkan en büyük sorunun “sahnenin kendisi” olduğunu belirtiyor. Sahneyi önce
“nasıl dolduracağını şaşırdığını” söyleyen yönetmen, “Ancak bunu yapmak
zorundaydım. Aksi durumda, önünüzde duran o koca boşluk tarafından yutulursunuz”
diye konuştu.
SarayBosna’da, Müslüman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kusturica,
savaştan hemen önce gittiği Sırbistan’da “gönüllü sürgün”oldu. Çingeneler Zamanı
filmiyle 1988’de Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü alan
Kusturica, 1995’de çektiği Underground/ Yeraltı filminde “Sırp yanlısı” olduğu
gerekçesiyle eleştirilmişti. Film, Cannes Film Festivali’nde bir bomba gibi
patladı ve yönetmeni ikinci Altın Palmiye ödülünü kazandırdı. Çingeneler
Zamanı’nın “hayli şenlikli” operası, Sırbistan ve Yunanistan’da sahnelendikten
sonra, Latin Amerika ve Asya ülkelerini de ziyaret edecek. Genellikle
çingenelerin yaşamını konu alan filmlerinde hiçbir oyunculuk deneyimi olmayan
çingenelere önemli roller vermesiyle de ilgi çeken yönetmen onların renkli
yaşamını ve özgürlüğünü filmlerine büyük bir başarıyla, bazen traji-komik
olaylarla yansıttı.
1988 yılında Columbia Üniversitesi’nde yönetmenlik dersleri vermeye başlayan
Kusturica, bir süre Zabranjeno Pusenje ya da diğer adıyla Emir Kusturica & No
Smoking Orchestra adlı grupta bas gitar çaldı. 2001 yılında çektiği Super 8
Stories / Süper 8 Öykü adlı belgesel film, bu orkestrayı konu alıyordu. Film,
Chicago Uluslararası Film Festivali’nde en iyi belgesel film dalında gümüş
plaket kazandı. Kusturica, yalnızca filmleriyle değil ilginç eylemleriyle de
gündeme geldi.
Ünlü yönetmen, 1993 yılında Sırbistan’ın aşırı milliyetçi lideri Vojislav
Seselj’i düelloya davet etti - Belgrad’ın merkezinde, güneşin tam tepede olduğu
saatte, Seselj’in seçtiği bir silahla. Seselj, Kusturica’nın bu davetini “bir
sanatçının ölümüne neden olmakla suçlanmak istemediği” mazeretini ortaya atarak
duelloyu reddetti. Kusturica, 1995 yılında da Belgrad Uluslararası Film
Festivali’nde Yeni Sırbistan Hakları Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic’i
yumruklayarak yere devirdi.
Taraf
28/03/2008