Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 107 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 kongo tren istasyonunda ertelenen lübnan bandıralı sevgili
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Nuray Mert: 'Ne laiklik, ne demokrasi'
Tarih: 27.03.2008 Saat: 04:40 Gönderen: karakutu
 

'Laiklik ve demokrasi arasında sorun yoktur, bunlar birbirini tamamlar' veciz ifadesi güzeldir, uzlaştırıcıdır, yatıştırıcıdır ama onun ötesinde bazı gerçekleri görmemizi engeller. Gelinen noktada, bu gerçekleri bir daha gözden geçirmeden yola devam edemeyeceğiz.


Her şeyden önce, bu ülkeye laiklik demokrasi yoluyla gelmedi ve öyle yerleşmedi (dahası hiçbir ülkede öyle yerleşmedi). Oya sunulması söz konusu olmayan bir ilke biliyorum, ama hadi fikir cimnastiği yapalım; laiklik, 1950'de, 60'da, 70'de referandum yapılıp oya sunulsaydı, çoğunlukla kabul görür müydü bilemiyorum. Laiklik olmadan demokrasiden söz edilemeyeceği doğru, ama toplumları buna ikna etmek ne kadar kolaydır meselesi çetrefil bir konudur. Hal böyleyken, bu ülkede bir de, kim din dese, İslam dese hemen karşısında 'laiklik' diye bir susturucu ile karşılaştığı için, laikliğin topluma benimsetilmesi, önemine ikna edilmesi konusunda dikenli bir yol izlenmiştir.
Bu açıdan bakıldığında, dindar muhafazakâr kesimde laikliğe karşı mesafenin hakkıyla aşılamadığı doğrudur. Ancak, bunun sorumluluğunu, halkın cehaleti, gericiliğine yüklemek haksızlık olur.
Bence, laikliğin toplum tarafından benimsenmesi, dini inanç özgürlüğünün alanının genişletilmesi, din ve dini sembollere karşı aşırı kuşkucu bir yol yerine ilkede ısrar etmekle mümkün olurdu. Bu anlamda,
en önemli örnek başörtüsü konusudur.

Demokratik süreç bu bakımdan çok önemlidir, demokratik temsilin işlemesi, yine toplumun ortak uzlaşma alanlarında buluşması açısından çok önemlidir. Katı laiklik anlayışında ısrar, toplumun laiklik konusundaki rızasını kazanmak bir yana, zaman zaman soğumaya, kuşkuya neden olmuştur. Diğer taraftan, bu soğukluk, laiklik için tehdit oluşturdukça, bu durum da laikliği korumak adına, demokratik temsile karşı bir soğukluk, kuşku geliştirdi veya var olanı pekiştirdi. Gelinen noktada, bir kesimin laikliğe, diğer bir kesimin demokrasiye karşı kuşkulu tutumlarını yumuşatmak yerine, kemikleştirme riski ortaya çıkmış vaziyette.

Bir kesimde 'Bu laiklik zaten dayatma ile geldi, öyle gidiyor', diğerlerinde ise 'Demokrasi hep laikliği tehdit edici bir süreç olarak işliyor' hissi hâkim olma eğilimi gösteriyor. Yine bir yanda,
'Evet dayatmaysa dayatma, laiklik demokrasiden daha önemli', diğer tarafta, 'Madem öyle işte böyle, alırız oyların çoğunu, kesersiniz sesinizi' uçlarına savrulma tehlikesi söz konusu.

Konu laiklik ve demokrasi olunca, bakmayın siz iki taraf arasında üçüncü parti gibi duran 'demokrat' tutumun hakemlik taslamasına. Onlar da laikliğin teminatını AB sürecinde ve nihai üyelikte görüyor. Büsbütün anlamsız bir iddia değil ama, 'AB süreci devam ederse veya üyelik durumunda zaten laiklik teminat altında olacak' ne demek? Çoğunluk neye meylederse etsin, laikliğin bekçiliğini bu kez AB kurum ve kuralları koruyacak demek. O koruma ve kollamanın mantığı, bizim katı laiklik algısından ne derece farklıdır sormak lazım. AİHM'nin Refah Partisi kapatma davasını onayladığını ve dahası Leyla Şahin'in eğitim hakkının engellenmesi karşısında açtığı davayı reddetttiğini hatırlatmak isterim.

O nedenle, bırakalım bu dolambaçlı yolları, laiklik ve demokrasinin yollarının çatışmaması için, bir uzlaşma alanı oluşturmadığımız sürece, ne laiklik demokrasinin, ne demokrasi laikliğin teminatı falan olmayacak. Laikliğin üniversitede başörtüsünü yasaklamak için gerekçe olamayacağını da, demokrasinin 'Çoğunluk ne derse o olur' deyip işin içinden çıkmak ve üzerine bilmem ne kadar duble yol yapmak olmadığını da anlamak ve bu noktada uzlaşmak ve oyunun kurallarını bu şekilde yeniden teyit etmeden gidilecek yer kalmadı. Veya, gidilecek yer iyi bir yer değil, birileri laiklikten, diğerleri demokrasiden soğudukça soğuyacak, 'ne laiklik,
ne demokrasi' gibi bir girdaba dalacağız.




Radikal
27/03/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"'Ne laiklik, ne demokrasi'" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke