İran'la nükleer krizin diplomasi yerine savaşla 'çözülme' ihtimali yerli
yerinde duruyor. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Ortadoğu ziyareti,
Türkiye dahil bölge ülkelerini böyle bir savaşa ikna edip rolleri dağıtmayı
amaçlıyor. Araplar ABD'nin 'binek hayvanı'na dönüştü
ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin, ülkesinin İsrail'e kendi güvenlik
çıkarlarıyla çelişen ödünler vermesi için baskı yapmayacağını teyit etmesi
sürpriz değil. Asıl sürpriz, Cheney'nin Ortadoğu gezisinde ziyaret ettiği Arap
ülkelerinde ve özellikle de kendisine devlet nişanı veren Suudi Arabistan'da
güleryüzle karşılanması.
Cheney'nin İsrail'le dostluğu bilinir. Bu adam siyasi hayatını İsrail'in
çıkarlarına adadı. Cheney, çoğu İsrail yandaşı Yahudiler olan ve İsrail'i
bölgedeki en büyük nükleer güç olarak yerleştirmek, kardeş bir Arap ülkesini
yerle bir etmek ve en az bir milyon insanı öldürüp beş milyonunu sürmek amacıyla
Irak ve Afganistan'daki ABD savaşlarının arkasında duran yeni muhafazakârlara
liderlik etti. Bu başarılar ödüllendirilmeyi hak ediyor mu? Cheney
Müslümanlardan ve özellikle Araplardan nefret eder, Arap ve petrol sahibi olan
liderleri küçük görür. Ünlü gazeteci Bob Woodward'un Bush ailesiyle Suudi
kraliyet ailesinin ilişkileri hakkındaki kitabını okuyanlar bu yönde birçok
bilgi görecektir.
Durak seçimi tesadüf değil
Cheney'nin bölge ziyaretinin amacı savaşı pohpohlamak. Basın toplantılarında
yaptığı açıklamalar, ikili toplantılarda Arap liderlerle ele aldığı konularla
tamamen çelişiyor. Cheney bölgeyi, İran, Suriye, Hizbullah ve işgal altındaki
Filistin'de bulunan direniş gruplarına yönelik bir savaşa hazırlamak, rolleri
imkân ve konumlarına göre müttefiklere dağıtmak için geldi. Ziyaret ettiği
ülkeleri titizlikle seçti; Bush'un iki ay önceki gezisinde atladığı Umman'ın
yanı sıra Suudi Arabistan'a gitmesi, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'le uzun
görüşmeler yapması, Ramallah'ta kısa süre durması ve geziyi Türkiye ziyaretiyle
sonlandırması tesadüf değil.
Umman ziyareti, bu ülkenin Körfez'deki stratejik konumu ve günde 18 milyon varil
petrolün, yani dünya üretiminin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz boğazına hâkim
olmasıyla ilgili. İran'ın, nükleer programı nedeniyle bir ABD saldırısına maruz
kalırsa bu boğazı kapatma tehdidinde bulunduğu biliniyor.
Riyad'sa, gezinin İsrail'den sonraki en önemli durağı. Zira Suudi Arabistan
bölgedeki bütün Amerikan savaşlarında merkezi role sahip. Beş yıl önce Irak'taki
saldırıda ve teröre karşı Amerikan savaşında büyük rol oynadı, Irak güçlerini
Kuveyt'ten çıkarmaya hazırlık olarak 1990'da yarım milyon Amerikan askerine ev
sahipliği yaptı.
Cheney Suudi hükümetinden, petrol fiyatlarını düşürüp dünyayı durgunluk sonrası
kayıplarını azaltma noktasında Amerikan desteğine hazırlamak amacıyla ek petrol
çıkarmasını istiyor. Zira özellikle de Körfez'deki bazı ülkelerin azami oranlara
ulaşması sonrası, dünyada petrol üretimini artırabilecek tek ülke Suudi
Arabistan. Suudilerin iki gün sonra bu talebe olumlu karşılık vererek petrol
üretimini artırma taahhüdünde bulunması da şaşırtıcı değil.
Cheney'nin Mart 2002'de, yani Irak savaşından bir yıl önce aynı hedef için
Körfez'e benzer bir gezide bulunduğunu hatırlatmak yararlı. Ziyaret ettiği bütün
ülkelerin bu savaşa katılmış olması ve petrol arzını artırmaya çalışması tesadüf
değil. Fazla üretim savaşta ve sonrasında fiyatların düşürülmesinde başarılı
oldu.
İran'a yönelik bir Amerikan savaşının çıkma ihtimali, nükleer program sorununun
diplomasiyle çözülme ihtimalinden hâlâ fazla. Diplomasi henüz meyve vermedi ve
bu konuda birçok gösterge var:
* Cheney'nin, İsrail'e kendi talepleriyle çelişen adımlar atma baskısı
yapmayacağını söylemesi, İsrail'in, İran, Suriye ve ikisinin direniş arasındaki
müttefiklerine yönelik yeni savaştaki merkezi rolünün göstergesi. Zira ABD
İsrail'e muhtaç;
İsrail, Lübnan'da Hizbullah'la bir savaş çıkararak İran'ı savaşa çekebilir.
İsrail nükleer tesislerinin 'babası' Şimon Peres'in, İran'ın vurulmasını en
fazla teşvik eden Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yle bir araya gelmesi,
Sarkozy'nin İran'ın nükleer programının
İsrail ve ABD açısından tehlikesine dair yaptığı açıklamalar.
* Nükleer programın Avrupa için yarattığı tehlike abartılarak Avrupa'da başlayan
İran karşıtı medya kampanyası. Sunday Times dün, İran'ın Avrupa
başkentlerine ulaşabilen Şahab 3 füzelerine yerleştirilecek nükleer başlıklar
ürettiğine dair bir rapor yayımladı. Aynı gazete, 1991 savaşından bir ay önce
Saddam'ın altı ay içinde nükleer silah üreteceğini, son savaştan önce de Irak'ta
kitle imha silahları bulunduğunu yazmıştı.
* Önde gelen Batılı liderlerin, İran'la mücadelede kendisiyle dayanışma içinde
olduklarını göstermek için İsrail'i ziyaret etmesi. İsrail'i Cheney'den önce
Almanya Başbakanı Angela Merkel ziyaret etti. Bush'un 60. kuruluş yıldönümü
kutlamalarına katılmak için İsrail'i mayısta ikinci kez ziyaret etmesi
bekleniyor.
* Bazı Körfez ülkelerindeki Şiilerin, savaş çıkar ve bu ülkeler savaşa katılırsa
İran'ın 'beşinci taburuna' dönüşme ihtimali hesaba katılarak maruz kaldığı
baskı.
* Mısır'ın Gazze'deki sakinleştirme çabaları; İsrail'e füze fırlatılmasını
önleyecek bir ateşkesi sağlama ve Gazze'ye yönelik İsrail işgalinin ertelenmesi
girişimi. İşgal gerçekleşirse Arap sokakları patlayabilir. Mısır'ın
sakinleştirme çabaları ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın son
ziyaretindeki telkiniyle gerçekleşti.
* Arap medyasının ve özellikle de El Cezire'nin maruz kaldığı baskı, Arapça
yayın yapan Batılı kanalların açılması ve 'Arap medya kurumu belgesi'. Arap
enformasyon bakanları bu belgeyi, savaş çıkarsa halkı kontrol etmenin temel
adımı olarak bazı gazete ve televizyonları suçlu kılmak için çıkardı.
* Lübnan sahillerinde Amerikan savaş gemilerinin bulunması, İsrail uçaklarının
Suriye hava sahasını ihlal etmesi ve nükleer tesis olduğu söylenen mevzileri
bombalaması. Amerikan gemileri, İran veya Hizbullah'ın İsrail'e yönelik
füzelerine karşı koyma amaçlı savunma sistemleriyle donanımlı. Suriye hava
sahasının ihlal edilmesinin hedefiyse, İsrail, hatta belki Amerikan uçakları
İran hedeflerini bombalamak için bu koridoru kullanabilir diye Suriye
radarlarını ve savunma organlarını test etmek.
* Türkiye İran'a yönelik Amerikan saldırısında doğrudan rol oynayabilir.
Zira İran'ın nükleer projesine karşı çıkıyor ve Washington'ın da sağlam
bir müttefiki. ABD Türkiye'nin Kuzey Irak harekâtına sessiz kaldı.
Araplar 'yakıt' olacak..
Cheney bütün Amerikan savaşlarının mühendisi ve ABD'nin fiili başkanı. Görüştüğü
liderlere gelecek savaşın planlarını gösterip rolleri dağıtmış olabilir mi? Bu
ülkeler kanlı bir Amerikan macerasına katılmayı düşündü mi? Cheney'nin,
gezisinden Mısır'ı çıkarması, Bush'un da iki ay önceki gezisinde Mısır'a sadece
üç saatliğine uğraması tesadüf mü?
Cheney'nin ziyareti sadece barış amaçlı olsaydı, İsrail'i baskıdan muaf tutması
ve Filistinlere yönelik katliamlarını 'kendini savunma' gerekçesiyle haklı
çıkarması, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria saldırılarının ve ablukasının
kurbanları hakkında tek kelime etmemesi akıl kârı olur muydu?
Cheney, yönetimi İsrail'e baskıda bulunmazken, kurulması geciken bağımsız
Filistin'den veya bu amaçla 'acı ödünler' verme gereğinden nasıl söz edebilir
ki? Bu bir barış değil, savaş gezisi. Araplarsa önceki, şu anki ve belki
gelecekteki ABD yönetimlerinin 'binek hayvanı'na dönüşmeleri sonrası, bu savaşın
yakıtı, kurbanları, yalancı şahitleri ve en büyük kaybedenleri.
ABDULBARİ ATWAN
(Londra'da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, genel yayın yönetmeni,
24 Mart 2008)
Radikal
26/03/2008