GAZETECİ için “Yaşadığı çağın tanığıdır!” derler. Bu kadarı da fazla...
Dostumuz Hamdi Özden hatırlatmasaydı, bu tanıklığımızın farkında olmayacaktık.
Elli küsur yıl arayla benzeri şeyleri yaşamak ve tetkik etmek.
* * *
BİRİNCİ tanıklık, 80 yaşında bir yazarın, bir gazetecinin tutuklanıp cezaevine
konuluşu: Hüseyin Cahit Yalçın.
İkinci tanıklık yine 83 yaşında bir yazarın, gazetecinin sabaha karşı evinin
basılışı, Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınışı: İlhan Selçuk...
* * *
BİRİNCİ tanıklık genç bir gazeteciye, yani bize, bir polis amirinin haber
uçurmasıyla başlar:
“Bugün Hüseyin Cahit’i içeri alacaklar, Ankara mahkemesinden karar çıktı...”
Sirkeci’deki Emniyet Müdürlüğü’nden Cağaloğlu’ndaki “Vatan”a sanki kuş olup
uçtuk, istihbarat şefimiz rahmetli Kemal Aydar’a haberi verdik, sonra da
yanımıza bir foto muhabiri alıp “Yalçın”ın evine koştuk, ama biz yetişinceye
kadar alıp götürmüşler, anlatılanlara göre, polisler adeta özür diler
gibiymişler, kolay değil Hüseyin Cahit Yalçın’ı alıp götürmek...
O Hüseyin Cahit Yalçın ki, temyizi olmayan İstiklal Mahkemesi’nin önünde “Böyle
bir mahkemenin savcısı olmaktansa sanığı olmayı tercih ederim!” diyen hürriyet
mücahidi...
“31 Mart” gericilik olayında ayaklananların elinden canını tesadüfle kurtarmış,
bir milletvekilini ona benzeterek öldürmüşlerdir.
Hüseyin Cahit Yalçın böyle bir adam, Ankara’da Demokrat Parti iktidarda,
anlaşmaları mümkün mü?
* * *
HÜSEYİN Cahit Yalçın’ın tutuklanmasını kaçırdık, atladık ama, tahliyesini
atlamadık. Üsküdar’daki bir cezaevinden tahliye edildi, doğru Maçka’ya geldik,
İsmet Paşa’nın Taşlık’taki evine...
* * *
USTAMIZ hepimizin elini sıktı, teşekkür etti ve hangi gazeteden olduğumuzu
sordu. Biz “Vatan” deyince yüzünü buruşturdu, dilinin ucuna geleni söylemedi,
belli ki çok doluydu...
Neden, ne olmuştu?
Olan şuydu...
Dünyanın bütün haber ajansları ve gazeteler 80 yaşındaki bir gazetecinin
tutuklandığını, hapse atıldığını duyurmuşlardı. Ankara’daki Menderes hükümeti
bundan rahatsız oldu, “Vatan” başyazarı Ahmet Emin Yalman, hükümeti koruyacağım,
diye kaş yaparken göz çıkardı...
Ne diyordu biliyor musunuz?
“Ey Hüseyin Cahit, sen o yazıları yazıp Türkiye’yi rezil ettin!”
İçeri attırmak Türkiye’yi rezil etmiyordu da, o yazıları yazıp kendisini
tutuklatmak rezil ediyordu!!!
Allah rahmet eylesin Ahmet Emin Bey mantığı!
* * *
ARADAN 50 küsur yıl geçti, yine bir seksenlik yazar gözaltına alındı: İlhan
Selçuk...
Hem de sabaha karşı evi basılarak, azılı bir katil gibi...
Ahmet Emin Yalman, “O yazıları yazıp hapse girdin, bizi rezil ettin!” diyordu.
Ya şimdikiler...
“Aman şu İlhan Selçuk’a iyi bakın, içeride geberir, gider üstünüze kalır!” diye
akıl veriyorlar.
Ayıptır ayıp!
Tabii bilene...
Milliyet
23/03/2008