Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 52 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Murat Belge: Kör döğüşü ortamı
Tarih: 23.03.2008 Saat: 05:40 Gönderen: karakutu
 

Bundan bir süre önce, tanıdığım iki kardeş, Ali Nesin ile Ahmet Nesin, başörtüsünün serbest bırakılması ya da bırakılmaması noktasından başlayarak sert bir kavgaya girmişler ve konu hemen medyaya yansımıştı.



Dediğim gibi, ikisini de eskiden beri tanıdığım için, anlaşmazlıklarının tek nedeninin 'başörtüsü' olmadığını biliyorum. Ama bu, olayın 'simgesel iletisi' açısından o kadar da önemli değil, çünkü dışarıdan bakan biri, 'İşte, bu sorun iki kardeşi dahi birbirine düşürüyor' diyebilir. Şimdi, hepimizin hayatında bunun örnekleri yaşanıyor; kardeşimizle olmasa da 40 yıllık arkadaşımızla yollarımızı ayırmak noktasına gelebiliyoruz. Meğer ideolojimizin en keskin, en belirleyici ayracı buradan geçiyormuş.

'Nesin' özel adı da simgeselleşti bu bağlamda. Aziz bey bunu herhalde hiç düşünmemişti ama şimdi hepimiz birbirimize 'Nesin sen?' diye bağıracak raddedeyiz. Yaratılan ortam bir yandan denetimsiz öfkeler, duygular, bir yandan da, kaçınılmaz olarak, derin bir 'kavram kargaşası' üretiyor. Onun için herkes birbirine 'Sen faşistsin!' diye de bağırabilir ve kendi verdiği kavganın 'anti-faşist' bir kavga olduğuna inanabilir; neyin ne olduğunun herkesçe net bir şekilde görülebileceği bir netliğin oluşması, tarihte hep olduğu gibi, herhalde uzunca bir zaman alacak.

Geleneksel olarak, kavramlarımızı azami derecede abartarak kavga ederiz. Hasmımız olan kişi, 'hasım' olduğuna göre, 'vatan haini'nden daha ılımlı
bir şey olamaz- 'hain'den aşağısı kurtarmaz. Onun için, karşımızdakini simgesel olarak ya da fiilen öldürmek üzere kavga ederiz. Abartma dozunu yükseltmek, kendimizi psikolojik olarak bu arbedeye hazırlamak için de gerekli bir şeydir. 'Hasım' iyice alçak bir şey olmalıdır ki, bizim de bu aşırı ve anlamsız 'asabiyet' derecesine gelmemizin haklı bir açıklaması olsun.

DP-CHP böyle dövüştü. CHP 'devletlû' idi, kazandı. Aynı gayz olduğu gibi AP'ye kanalize olabilirdi ama araya yeni etken, sosyalizm girdi. Girmesi, bazı koşulları biraz 'tadilat'a uğrattı. AP'ye karşı yeniden '27 Mayıs koşulları' yaratmak için bu genç sosyalizmi körükleyenler, bir süre sonra 'sosyalist tehdit'e karşı darbe yaptılar.
70'ler boyunca devrimci/ülkücü boğazlaşması topluma egemen oldu. Olabildi, çünkü onların arkasında duran AP/CHP ikilisinin politika anlayışı da değişmemişti: "Siyaset, 'çatışma' demektir, çatışmayı iyi bilen, kazanır."
Tarih boyunca, bu çatışmalar olurken, kimse 'araya girme' girişiminde bulunmadı. Bu inisiyatif, siyaset erbabı tarafından, Silahlı Kuvvetler'e bırakıldı. Son analizde, 12 Eylül darbesi gibi bir olayı 'meşru' gösteren en önemli etken, Demirel'le Ecevit'in uzlaşmaya varmalarının imkânsızlığı olmuştur.

Ama bunca çatışma, bunca cinayet, bunca darbe... Kimse kimseyi yok edemiyor. Bu toplumda olan her şey, olması bu yapıda böyle gerekli kılındığı için var. Kimse kimseyi yok edemiyor ve edemeyecek. Ahmet'i, Mehmet'i yok edebilirsiniz, zaten ediyorsunuz.
Ama onların ait oldukları nesnel, anonim yapıları yok edemezsiniz-en azından, şimdiye kadar başvurmaktan vazgeçmediğiniz bu yöntemlerle yok edemezsiniz.

 

Radikal
23/03/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"Kör döğüşü ortamı" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Kör döğüşü ortamı (Puan: 1)
Gönderen: sidharta Tarih: 23.03.2008 Saat: 20:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Kör döğüşü, başlık güzel atılmış. Evet birileri dövüşediyor ama kendi kendine. Halk oturup ne yapıyor bunlar diye bakıyor. Yine hangi komplonun seneryosu yazılıyor diye merak içinde .Ne alaka herşey yine başörtüsüne nasıl da getiriliyor. Ne sivri akıllılar var. Ama artık yutacak kimse yok ortada baylar. Bu makaledeki vatan haini kelimesinin nereye kadar gittiğini anlıyoruz çok şükür. Bu sizin hinliğiniz olmasın sakın. Suni bir gündemin gerçek savunucuları olmaz biline.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke