Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 55 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Röportaj: Hulki Aktunç: Argo dilin gizli örgütüdür
Tarih: 20.03.2008 Saat: 19:09 Gönderen: karakutu

 

Yeni baskıda sözlüğe neler eklendi, neler değiştirildi?

Argo, dilin durmak bilmeyen bir gelişme alanı. Her yeni oluşum anında argo hemen gardını alıp yeni bir şey üretir. Mesela bizim argomuzda polis için neler söylenmiş: Aynasız, tahtakoz, ramazan, ramo. Yani zaman içinde öyle bir gelişimi var ki... 1960’larda toplum polisleri çıkınca ona fruko denmiş.

* * *

Hulki Aktunç kadınbudunun “argo olduğu” gerekçesiyle adının değiştirildiği günlerde, 18 yıl önce yazdığı “Büyük Argo Sözlüğü”nü genişletip yeniden yayımladı

Roman, şiir, öykü ve denemeleriyle edebiyat hayatında 40 yılını dolduran Hulki Aktunç, “Türkçenin Büyük Argo Sözlüğü (Tanıklarıyla)” adlı kitabını genişleterek yeniden yayımladı. Aktunç, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan bu kitapta argoyla ilgili teorik bir çalışmasına da yer veriyor.

TV’de kadınbudu, dilberdudağı gibi yemek isimlerinin adının “bunlar argo” gerekçesiyle değiştirilmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Türkiye’de sağ azgınlığın geleceği nokta zaten buydu. Daha da ileriye doğru gidecek. Kadınbudu köfte deyince anladığı o yemeği değil, kadının budunu anlıyor, onu görüyor. Dilberdudağından anladığı o tatlı değil; dilberin dudağını anlıyor. Zihniyet bu ve bunlar çok tehlikeli bir yere gidiyor.

Argoya merakınız nasıl başladı?

Dile çocukluğumdan beri büyük bir merakım var. Kadıköy Çarşısı 1950’lerde bir cennet gibiydi benim için. Orada Rumca, Ermenice, İbranice, Kürtçe ile karşılaştım. Büyürken argo sözleri de duyuyor ve o kelimelerin şifresini çözmek istiyordum.

“10 bin tane sözcük uydurup olmaz, tanık koymanız gerek”

Sizi roman, öykü, şiir yazarı olarak tanıdık. Argo sözlüğü yazma fikri nasıl ortaya çıktı?

Benim şiirlerim, denemelerim, öykülerim, romanlarım, resimlerim bir hayli narin, imgelerle dolu bir dünya çizer. Argo ise nispeten sert bir alan. Bu alanda çalışma nedenim argonun çok zengin olması. Argo öyle bereketli bir üretim alanı ki, ayrı bir yaratı alanı sağlıyor. Bir de argo konusunda güzel çalışmalar yapılmıştı. Fakat bunlar sevecen, naif, amatör çalışmalardı. Bunların üzerinde çalışmaya başladığım zaman önemli eksiklikleri olduğunu gördüm.

Bu eksiklikler neydi?

Birincisi, sözcük ve deyim sayısı azdı. İkincisi, etimoloji vermiyorlardı. Bu çok yürek ister, ter dökmek ister. Üçüncüsü, bu sözlüklerde tanık yoktu. Ben uydurayım, 10 bin tane sözcük yazayım, böyle olmaz; tanık koyacaksınız. Daha önceki sözlükler bir de argoyu tanımlayamamışlardı. Bu sözlüğün bir iddiası da içinde bir argo kuramı olması.

“Başbakan ‘lan’ı argo sanıyor ama aslında kaba dildir”

Argoyu küfürden nasıl ayırt ederiz?

Çok kısaca argo şifrelidir, öbürü açıktır. “Has...” dendiğinde onu herkes anlar ama “uza” ya da “ikile” dendiği zaman onu herkes anlamayacaktır. Bu yüzden argo dilin gizli örgütüdür. Bir ara gazetelerde bu çok konuşuldu. Başbakanımız bir vatandaşa “lan” dedi. Sonra da “Halkımız argo sever” dedi. Sayın başbakan argo ne, kaba dil ne bilmiyor. Bu argo değil, kaba dildir. Çünkü lan, ulan ve oğlan kelimesinden bozma bir sözcüktür ve eşcinsel yakıştırması vardır. Bu kaba dildir.

“Argo yazıya geçtiği, şifresi çözüldüğü anda yok olur” demişsiniz. Bu sözlük argonun şifresini vermiyor mu?

Tabii ki veriyor, o yüzden her argo sözlüğü bir ihbarname oluyor. Kripto çözümlenmiş oluyor. Ama bu tatlı bir cebelleşme gibi, siz istediğiniz kadar sözlük çıkarın, çözün, o yarın karşınıza bambaşka bir lafla çıkar. Yepyeni bir şey duyarsınız ve siz de bilmezsiniz onun anlamını.

“Edebiyatta 40’ıncı yılım, 16 kitabım basıma hazır”

Argoyla cebelleşmeniz sürecek mi? Daha genişletilmiş sözlükler yazmaya devam edecek misiniz?

Evet, edeceğim. Daha dün bir bugün iki, belirli yerlerde sözlük bitmiş. Şu an yeniden çalışmaya başladım. Sadece yurtiçinden değil, yurtdışından da Türkologlar, edebiyatçılar istiyor. Ama bu sene benim edebiyatta 40’ıncı yılım ve benim masamda şu an 16 tane kitabım var. Bunlardan iki tanesi şiir. Ayrıca roman var, öykü var, denemelerim hazır. Türkçede çok sevdiğim bir deyim var, “Zeytin var yılı”, 40’ıncı yılımda da “Hulki var yılı olsun” istiyorum, tıkır tıkır çalışmalarım çıksın.

“Sözlüğümü yağmaladılar”

Son baskıda yer alan “2. Önsöz”de pek çok kişiye tepki göstermenizin nedeni neydi?

Sözlük çok yağmalandığı için bunu yapanları teşhir etmek istedim. Bir-iki uyduruk madde yazdım, hırsızlar aynen onları da çalmış ve sözlüklerine koymuşlar. Ben de olduğum yerden sırıtıp duruyorum. Bilmiyorlar, çalışmıyorlar, ter dökmüyorlar, çalıyorlar sadece. Yeter artık tepkisiydi bu.

Yeni baskıda sözlüğe neler eklendi, neler değiştirildi?

Argo, dilin durmak bilmeyen bir gelişme alanı. Her yeni oluşum anında argo hemen gardını alıp yeni bir şey üretir. Mesela bizim argomuzda polis için neler söylenmiş: Aynasız, tahtakoz, ramazan, ramo. Yani zaman içinde öyle bir gelişimi var ki... 1960’larda toplum polisleri çıkınca ona fruko denmiş. Yeni baskısında çok fazla yeni kelime girdi. Birçok yeni tanık bulundu. Bunun yanı sıra bu baskıda hem önsözlerde hem de değinmeler bölümünde kuramsal bir çalışma var.



ŞEYDA İŞLER

Milliyet Pazar

 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Röportaj
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Röportaj:
Nobel Edebiyat Ödülü Nasıl Alınır ? Kriterleri Nelerdir ?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Nobel ödüllü Rus yazar öldü
Doris Lessing, Nobeli almaya gidemiyor
And the Nobel goes to...
Selim İleri: Edebiyat eserinde 'Gerçek' kişiler
Semih Gümüş: Ulusal ve halkçı edebiyat kaygıları
Günter Grass: Türk edebiyatı çok canlı
En İyi Yönetmen ödülü Ceylan’ın
Seven Bilge Ceylan’ın en iyi ödülü
En İyi Türk Belgeseli Ödülü "Beyrut'a Gittiğimi Anneme Söylemeyin"
Nasıl bir sosyalistsiniz?
Fazıl nasıl kurtulur?
Avni Özgürel: Osmanlı çözülmesi nasıl başladı?
Hak verilmez alınır
Nasıl Nobel alınır?
Nobel Edebiyat Ödülü Nasıl Alınır ? Kriterleri Nelerdir ?
Neci olalım?
Atatürk tango sever miydi?
Demedim Mi?
Masonluğun sırları nelerdir?

"Hulki Aktunç: Argo dilin gizli örgütüdür" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke