Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 48 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Can Dündar: Genco Erkal’la politik tiyatro geri döndü
Tarih: 16.03.2008 Saat: 15:17 Gönderen: karakutu
 

Ankara’da Tunus Caddesi’nin nihayetinde, sırtını Akün Sineması’na, yüzünü Tunalı Hilmi’ye dönmüş emektar bir tiyatro sahnesidir Çağdaş Sahne...
Bizim kuşağı yetiştirmiştir.
Çocukluktan gençliğe geçerken elimizden tutmuş, bizi buluşturmuş, müşfik bir kültür-sanat okulu gibi, görmemiz gereken filmleri, izlememiz gereken oyunları, dinlememiz gereken düşünürleri, “Çağdaş”lığın kalelerini tanıştırmıştır bize birer birer.
Film diye ne gördüysek orada gördük; Fellini’yi, Antonioni’yi, De Sica’yı orada tanıdık.
“Bisiklet Hırsızları”nı, “Leopar”ı, “Masumlar”ı, “Ve Gemi Gidiyor”u o perdede izledik.


Timur Selçuk’u, Cem Karaca’yı orada söyledik.
Onat Kutlar’ı orada dinledik.
Ve Genco Erkal’ı orada tanıdık.

Belgesel tiyatro

1975’te o sahnede “Kerem gibi” yanan oydu.
1980’de sahneye bir “Kafkas Tebeşir Dairesi” çizen o...
Tiyatrosu AST’la yarışırdı. Sahnede Brecht, Gorki, Dimitrov, Haldun Taner, Nâzım...
Toplu seyre gelmiş sendikalar, dernekler, okullar...
Ateşli sloganlarla kesilen, hararetli alkışlarla biten politik oyunlar...
Her şey olduğu gibi sahne de siyasaldı.
Tiyatro bazen bir propaganda zemini, bazen bir ajitasyon vesilesiydi.
Belgesel tiyatroyla da Genco’nun oyun dizilerinde tanışmıştık:
“Havana Dosyası”, “Allende’nin devrilmesi”, “Rosenberg’ler ölmemeli” kampanyası... 12 Mart döneminde AKM’nin kundaklanması...

Çağdaş’ın sonu

80 sonbaharında, ülkeyle birlikte yapraklarını döktü Çağdaş Sahne...
Yanılmıyorsam en son olarak afişinde “Bir Zamanlar Amerika” filmi vardı.
Sonra kapandı.
Filmler bitti. Oyunlar durdu. Konserler sustu.
Tiyatro, televizyona yenildi. Sahneler yaldızlı güldürülere teslim oldu.
“Çağdaş” yıkılmadı ama sahnesi “devletleştirildi.”

Bu dönüş sadece Türkiye’de değil

“Sonra uzun süre insanların içindeki o siyasal dürtü öldü zannettik” diyor Genco Erkal:
“Ama şimdi, belki hiç ölmemişti de biz yakalayamıyorduk diye düşünüyorum.”
İşte o dürtü, yeniden canlanıyor şimdi...
Sadece Türkiye’de değil, Batı’da da...
İngiliz devlet tiyatrosu, Irak’ın işgali üzerine eleştirel bir oyun oynuyor.
Amerika’da Guantanamo işkence üssü ve 11 Eylül’e dair oyunlar sahneleniyor.
Ve Türkiye’de Genco Erkal’ın “Sivas 93”ü tiyatroya nicedir özlediği bir ilgiyi bahşediyor.
Geçen hafta Çağdaş Sahne’nin eski salonunda Genco’yu izlerken “Çağdaş”ın hayatımıza yeniden döndüğünü hissettim.

İbret kumpanyası

Oyun çıkışı bir barda sohbet ediyoruz Genco Erkal’la...
“Sivas katliamında neredeydiniz?” diye soruyorum. Anlatıyor:
“Avignon festivalindeydim. Fransızlar haber verdi. ‘Sizin memleketten kötü haberler geliyor. Bir yangın çıkmış, çok ölü varmış. Çok ünlü bir yazarınız kurtulmuş’ dediler. Hemen Türkiye’ye telefon ettim. Durumu öğrendim. Ama dönene kadar işin vahametini fark edemedim.”
“Ya oyun fikri nasıl doğdu?”
“Her 2 Temmuz’da Cumhuriyet’te yazılar çıkıyordu: ‘Neden sanatçılarımız bu konuda bir şey yapmıyor? Neden bu katliam sinema perdesine, tiyatro sahnesine yansıtılmıyor’ diye...
Hep hak veriyordum ama yazar olmadığım için bekliyordum.
Geçen yaz, kendim denemeye karar verdim. ‘Beceremezsem bırakırım’ dedim. İçine girdikçe heyecanlandım. 1000 sayfalık mahkeme tutanaklarını, tanıkların anılarını, katledilenlerin kitaplarını, öykülerini, şiirlerini okudum. Sonra Sivas’a dair ne varsa topladım.”

Fazıl’ın müziği

O aşamada konuşmuştuk kendisiyle...
Geçen yaz projeden bahsetmiş, Sivas üzerine yaptığım belgeseli ve ham görüntüleri istemişti.
Projeyi duyar duymaz heyecanlanmıştım. Daha sonra Fazıl Say’ın “Nâzım” belgeseli için yaptığı müzikleri istedi.
O belgeselde Genco, Fazıl ve ben birlikte çalışmıştık.
Şiirleri Genco okumuştu. O aşamada müzikleri de dinlemişti.
Orada Nâzım’ın şiirine eşlik eden notaların, şimdi Sivas yangınını belgelemesini istiyordu.

Oyun değil, iddianame

Sivas’ın görüntüleri ve Fazıl’ın müziği, oyuna bambaşka bir gerçeklik duygusu kazandırmış.
Oyun değil sanki; oyun şeklinde yazılmış bir iddianame bu...
Bir yargılama tutanağı...
İzleyeni hüzünlendiren, dehşete sürükleyen, korkutan, ağlatan, utandıran bir canlandırma...
“Bizim ora işi” bir hançer, yüreğinize saplanıp kalıyor.
Seyirci soluksuz izliyor ve finalde boğazı düğüm düğüm ayakta alkışlıyor.
Sivas’ta katledilenlerin aileleri bir otobüsle gelmişler prömiyere:
“Çok ağladık ama sonuçta kendimizi iyi hissettik” demiş Lütfiye Aydın; “Çünkü unutulduğumuzu sanıyorduk, bize sahip çıktınız, yalnız olmadığımızı hissettik.”

Boş koltuk yok

İki ay içinde 40 oyun oynamışlar; Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Aydın’da...
Bir gün olsun, tek bir koltuk bile boş kalmamış.
“Uzun zamandır böyle bir şey görmemiştik” diyor Erkal...
En son 90’larda “Simyacı”da benzer bir başarıyı yakalamış ama onda, romanın popülaritesi büyük rol oynamış.
“Şimdiki iklimin de payı olsa gerek” diyorum; onaylıyor.
Son siyasal gelişmelerle Sivas yeniden güncelleşti; daha da önem, anlam kazandı.

Sivas’a gidecek

Oyun sonbaharda Avrupa turnesine çıkacak.
Sonra Adana, Mersin, Antep’e gidecek. Çorum, Malatya, Maraş gibi yakın geçmişin olaylı kentlerine de gidip oynayacaklar.
“Ya Sivas?”
“Engellenmezsek oraya da gideceğiz” diyor Genco...
Tiyatro turnesinden öte bir şey bu...
Bir ibret kumpanyası...

Sahnedeki yargıç

Bazı insanlar özel koruma altında korumalı diye hissediyorum bazen...
Kişisel yeteneklerinden değil sadece; onunla birlikte, hatta daha çok, şimdilerde şu “duruş” denilen tavrı becerebildiklerinden...
Herkesin hızla irtifa kaybettiği bir devirde sağlam durmayı başarabildiklerinden...
Genco Erkal onlardan biri...
Geçen senelerin ve “yoğun hava kirliliği”nin bozamadığı bir tavrı, sessiz bir kararlılık, inat ve özgüvenle sürdürüyor.
Toplumsal sorumluluk duygusu ile sanatından taviz vermeden yürüyor.
Buna zarar verebileceğini hissettiği her şeyden, reklamlardan, dizilerden, ucuz vodvillerden, gündelik polemiklerden uzak duruyor.
Kaç kişi sayabiliriz ki onun türdeşi?..
Sivas’ta sahneyi perdeye katarak, gerçekle oyunu yoğurarak, sahnedeki beş-altı kişiden 50-60 bin kişi yaratarak oynuyor.
İnanılmaz bir enerjiyle koşturuyor sahnede... Ağaran saçları uçuşuyor spotlar altında...
Sesi bir yükseliyor, bir alçalıyor; dalgalanıyor. Tanıdığımız vurgularıyla esler vererek, heyecanlanıp öfkelenerek konuşuyor.
Savcıların, yargıçların, medyanın yapmadığını, yapamadığını yapıyor:
Sahnesini bir mahkemeye dönüştürüyor.
Yargılıyor.
Kurban o sanki; davacı da, yargıç da, savcı da...
Oynayarak “Yargılama ve cezalandırma hakkı”nı kullanıyor.
Ateşten bir tuzakta boğulmuş yoldaşlarının hesabını soruyor.

 

Milliyet
16/03/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Derleme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Derleme:
Cemil Meriç'ten inciler... Yapmanız gereken önce anlamak!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Ölümünün 20. yılında yeni bir Cemil Meriç portresi
“Cumhuriyetimizin kıyıya çektiği aydın: Cemil Meric”
Cemil Meriç'in Tarık Buğra'ya cevabı
Cemil Meriç'ten inciler... Yapmanız gereken önce anlamak!
Ölmeden önce yapmamız gereken 1 şey!
Valery Önce Taharet Almayı Öğrensin
İddianame iki gün önce ellerindeydi
Cengiz Çandar: Irak Savaşı; 5 yıl önce, 50 yıl sonra...

"Genco Erkal’la politik tiyatro geri döndü" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Genco Erkal’la politik tiyatro geri döndü (Puan: 1)
Gönderen: golem Tarih: 17.05.2008 Saat: 15:23
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Yeniden hissediyorum aydın yalnızlığını.Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosu sayesinde çatallı da olsa çıkıyor ses, aydının aydınlık sesi diyebiliriz. Bu güne kadar hesaplaşmadan yan çizilmiş yakın tarihimiz, yakın ve acı tarihimiz, malesef bizim tarihimiz . Katledilen aydınlara aydınca bir armağan ''Sivas 93'' oyunu. Anlamın üstünü kapatmayan bir sadelikle oluşturulan yas renginde bir sahne ve kırmızı karanfillerle çıkıyor oyuncular, kare kare çıkıyor gülümsemeden neşeden yangına hüzüne giden sahneler,belgeler, deliller, tutanaklar, anlatılar ...hepsi gerçek hiçbir kurgu yok hepsi gerçek. Belgesel tiyatro ve politik tiyatro ortaya konulan Aydınlara cesaret vermeli bu oyun kabukları kırılabilmeli yalnızlığının,heleki bu dönemde, heleki aydının yalnızlığının.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke