Biz AKP hakkında dava açılacağını neredeyse bir aydır biliyorduk ama bunu
ortalığı karıştırmayalım diye yazmadık hem de belki sonunda rasyonel bir kişi
çıkar da o sürece ‘dur der’ diye umuyorduk. Öyle birisi çıkmadı çünkü yok öyle
bir insan. Uzun vadeli çıkarları düşünen bir derin devlet olsaydı bugünlerde
şunu söylerdi:
“Aman siyasetin normal çalışmasına dokunmayalım hatta siyaset yapılmasının
önündeki tüm engelleri kaldıralım. Çünkü AKP toplumda momentum kaybetmeye
başladı. Eskiden olduğu gibi toplumun söylemlerini belirleyici olamıyorlar.
Ekonomi de halkta rahatsızlık yaratıyor, halk sokağa döküldü. Siyaset normal
süreci içinde, normale dönülmesini getirecek, panik gereği yapılacak işlere hiç
gerek yok.”
* * *
AKP’ye kapatma davasının açılması, Türkiye’de yıllardır tartışılan bir
meseleye de nokta koydu. ‘Derin devlet’ diye bir şeyden bahsedilir ya yıllardır,
Türkiye’de ‘Derin devlet’in kesinlikle olmadığı, davanın açılmasıyla belli oldu.
Bu ‘Derin devlet’ denilen kurumun, sadece Türkiye’ye özgü değil, hemen her
ülkede tartışılmakta olduğunu bilmemiz gerekiyor. Siyaset genellikle halkın
gündelik ve kısa vadeli çıkarları doğrultusunda şekillenir, iktidarlar da bu
kısa vadeli çıkarlar doğrultusunda oluşur. Bu evrensel bir kuraldır. Ancak her
devletin uzun vadeli çıkarları ve vazgeçemeyeceği prensipleri vardır.
Devlet mekanizmalarının düzenli işleyebilmesi ve ülkenin uzun vadeli çıkarlarını
koruyup kollamak, bütün bunların kısa vadeli gündelik çıkarlarla uyumunu
sağlamak için siyaset mekanizmasının ve devletin resmi organları dışında bir
akla gereksinim doğmuştur.
Siyasetin uzun vadeli çıkarları ihmal edeceği ve devletin, halkın gündelik çıkar
arayışlarına karşılık vermesinin olmayacağı korkusuyla orta yolu bulacak ve
gündeliğin, kısa vadenin uzun vadeli çıkarlara zarar vermesini engellemek ve
devletin çıkarlarını uzun vadeli korumak, gerekirse siyasete karşı bile korumak
amacıyla ‘Derin devlet’ kavramı ortaya çıkmıştır.
Anlayacağınız derin devlet keyfi bir örgütlenme değil, bir zorunluluğun
sonucudur.
‘Demokrasilerde böyle şeyler olmaz, halkın iradesi kutsaldır’ türünden laflar
yalandır. Demokrasi tarihinde bu, hiçbir zaman bu şekilde olmamıştır. Demokrasi
teorisi kendi hakkında yalan söylemektedir. Demokrasinin beşiği olarak ilan
edilen ülkeler bile sağlıklarını akıllı işleyen derin devletlerine borçludurlar.
Türkiye’nin sorunu, aklın hâkim olduğu bir derin devletin ortada bulunmamasıdır.
Bizde derin devletiz diye ortaya çıkanlar, birkaç gün içinde sokakta adam
dövdürtmeye, öldürtmeye veya kokain pazarlamaya filan başladıklarından düzeni
sağlamak yerine daha da bozucu olmuşlardır.
Düzgün işleyen demokrasilerde, derin devletlerde o ülkenin en bilge, en uzak
görüşlü, en birikimli insanları yer alır. Bizde olduğu gibi sokak serserileri
değil.
Normal derin devlet örgütlenmelerinde bizdeki gibiler, çaycı bile olamazlar.
İşte bu nedenden dolayı Türkiye’de iktidardaki bir partiye kapatma davası
açılabilmiştir. Çünkü derin devlette olduklarını iddia edenlerin ne
yapılabileceği konusunda tek bir fikirleri bile yoktur.
Biz AKP hakkında dava açılacağını neredeyse bir aydır biliyorduk ama bunu
ortalığı karıştırmayalım diye yazmadık hem de belki sonunda rasyonel bir kişi
çıkar da o sürece ‘dur der’ diye umuyorduk. Öyle birisi çıkmadı çünkü yok öyle
bir insan. Uzun vadeli çıkarları düşünen bir derin devlet olsaydı bugünlerde
şunu söylerdi:
“Aman siyasetin normal çalışmasına dokunmayalım hatta siyaset yapılmasının
önündeki tüm engelleri kaldıralım. Çünkü AKP toplumda momentum kaybetmeye
başladı. Eskiden olduğu gibi toplumun söylemlerini belirleyici olamıyorlar.
Ekonomi de halkta rahatsızlık yaratıyor, halk sokağa döküldü. Siyaset normal
süreci içinde, normale dönülmesini getirecek, panik gereği yapılacak işlere hiç
gerek yok.”
Ancak bilge insanlardan oluşan bir derin devlet mekanizması olmadığından ortalık
kendisine durumdan vazife çıkaran bürokratlara bırakılmış, onlar da dar
bakışları ve sadece gündeliği düşünebilen dünya görüşleri doğrultusunda kapatma
davası açılmasına karar vermişlerdir.
AKP, e-muhtıra sonucunda oylarını artırdı. Bu kapatma davası ile de oyları yine
artacak.
AKP, Türkiye’de bir derin devlet bulunmamasına ne kadar dua etse yeridir.
Normale dönülmesi için derin devlet kararları, asker-sivil bürokratların elinden
bir an önce alınıp, Batı standartlarında bilge, birikimli devlet adamlarına
bırakılmalıdır.
Akşam
16/03/2008