Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 110 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Gökhan Özcan: Gidin be işinize!
Tarih: 10.03.2008 Saat: 15:11 Gönderen: editor
 

Senaryo tamam, oyuncular tamam, bilmiyoruz ama muhtemel ki yönetmen de tamam, onlarca kez çevrilmiş filmin gösterime girmesi yakın yine! Sinirlerimizle oynayacaklar, bu ülkenin aklını başında tutmakta ısrar eden, mutedil, işinde gücünde, başkasının hayatına yan gözle bakmayan çoğunluğunu zıvanadan çıkarmayı deneyecekler. Bir kişi zıvanadan çıkıp zembereği kopartırsa bunu binle, milyonla çarpacak, hepimize aynı elbiseyi giydirmeye kalkacaklar. Nedir muratları?

Bizim bu ülke için, bu devlet, bu cumhuriyet için tek tek ve topluca bir tehlike olduğumuzu göstermek... Bunu faul yapmadan, ofsayta düşmeden yapmalarına imkan olmadığından bir pire arayacaklar. Ne yapacaklar pireyi? Deve yapacaklar! Öyle bir gürültü yapacaklar ki, akılları sıra hepimizi susturacaklar. Hepimiz adeta süt dökmüş kedi gibi birer köşe bulup oraya büzüleceğiz. Ne olduğumuzu anlamadan ne kadar saçma sapan tekerleme biliyorlarsa üstümüze kusacaklar. Geçmişte ne kadar tiyatro oynadılarsa hepsini yeniden sahneye koyacaklar.

Sokak sokak dolaşacaklar, cadde cadde bakacaklar, camilere, mescitlere, pasajlara, olmadı kapının arkasına, halının altına bakıp falsomuzu arayacaklar. Namaz kılarken, dua okurken, tespih çekerken, “selamunaleyküm”lere “aleykümselam” derken engel olunamaz bir tedirginlik yaşayacağız hepimiz. Günah değil sevap olduğunu bile bile telaş edeceğiz. Elbet daha cevvallerimiz de olacak, onlar her lafa bir karşılık yetiştirmeye gayret edecek. Ama sonunda yine hep savunmada kalacağız. Hem “Şu uzatmalar bitse de penaltılara geçsek” diye geçireceğiz içimizden, hem de bileceğiz bütün penaltıların el çabukluğuyla, pardon ayak çabukluğuyla bizim kalemize atılacağını.

Televizyonlarda akşamlar dolusu ikna çabaları sergileyeceklerimiz de olacak. Hep alttan alıp “Biz herkesi seviyoruz, hiç ayıplı bir şey yapmıyoruz” ezberinden gideceğiz. Laf anlamayacaklar, insaf etmeyecekler, döne döne biz yine de anlatacağız. Sadece kendi inançlarımızla, ibadetlerimizle meşgul olduğumuzu uzun uzun anlatacağız da, neden bizi yargılayanların, sorgulayanların, ırgalayanların da hiç durmadan bizim inanç ve ibadetlerimizle meşgul olduklarını sormayı akıl edemeyeceğiz yine. Neden soru soran, sorgulayan, yargılayan, ırgalayan tarafta hiç bulunamadığımızı, neden kontratak girişimlerinden başımızı alıp bir tanecik adam gibi atak yapamadığımızı da düşünmeyeceğiz.

Bakın diyorum ki senaryo tamam, oyuncular tamam, muhtemel ki yönetmen de tamam, aynı film yine vizyonun kapısını aşındırıp duruyor. Üstelik bu filmin sittin sene ne oskar alacağı var, ne gişe yapacağı... Üstelik seksenbir küsur milyon insanımızın içinde bu filmi seyretmeyen tek bir kişi bile kalmamış... Neden şöyle bir gerinip yerimizde, bu defa biz bir hınzır gülücük takaraktan yüzümüzün ortasına, kaşımızın birini de esaslıca yukarı kaldıraraktan, deyivermiyoruz hep bir ağızdan şu lafı:

- Gidin be işinize!

Biliyorum filmin bu versiyonunda roller farklı diyenler çıkacak, senaryo bildiğin gibi değil, bu filim başka filim!... Ama heyhat, alışmış zihin durmaz ki rahat! Seğirmeden durmaz ki kalp! Hem içimizde kalmadı mı yahu, bunca sene yekinip yekinip de...

Sizi bilmem; ama benim içimde kardelen gibi her ayazda başveren ukdelerim var. Hani iki bisküvinin arasına konur ya lokum, işte bi onu yemesem bir daha, bir de gür ağızla demesem şu lafı... Korkarım ki, açık gider gözlerim:

- Gidin be işinize!


Yenişafak / 10 Mart 2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Gökhan Özcan
· Haber gönderen editor


En çok okunan haber: Gökhan Özcan:
Yerimiz gerçekten dar mı?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.33
Toplam Oy: 6


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Yerimiz gerçekten dar mı?
Bıldır yediğimiz hurmalar, bugün her yerimizi tırmalar...
Gerçekten hazır mısınız?
Selim İleri: Gerçekten 'Dost Mektuplar' mıydı?
Özen Yula: “Gerçekten büyülü, tuhaf ve acayip bir dünyada yaşıyoruz”
Can Dündar: Mustafa’da, Freudyen bir yaklaşım var
Can Dündar: Basbayağı bir linç bu... Tabu nedir şimdi anladım
Obama, Tayyibiyye’den haberdar mıdır acaba?
Kundera muhbirlik yaptı mı?
Bir Zihinsel Maluliyet Örneği: 'Kavram Kargaşası' mı, 'İdea Kargaşası' mı?
Tony Barber: Türk demokrasisi AB'nin umurunda mı?

"Gidin be işinize!" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Gidin be işinize! (Puan: 1)
Gönderen: sidharta Tarih: 11.03.2008 Saat: 13:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Evet artık gına geldi. Ben bu filmi daha önce de görmüştüm. Hemde bir başbakanın ağzından... çıkan kendinden utanan sözcüklerde.. Çıkarın bu kadını .burdan, haddini bildirin... aman Allah'ım demiştim... kendimden utanmıştım... Biz böyle bir yönetime nasıl müstehak olduk Ya Rabbi.. affet beni .. affet bizi... adaletinle değil merhametinle muamele et bize.. acı bize... Küçük omuzlarıma erken binen , ağır bir yüktü bu... Ve hala taşıyorum.. Bir el atan olur inşallah. Artık alıştık, şaşırmıyoruz konuşsun içine siniyorsa eski! cumhurbaşkanı da .Cevabım benimde... Gidin be işinize..


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke