Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 177 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Rasim Özdenören: Marazi adam
Tarih: 02.03.2008 Saat: 14:26 Gönderen: karakutu
 

Ben, hasta bir adamım... İçi öfkeyle dolu, çekilmez bir adamım ben. Sanırım, karaciğerimden de rahatsızım. Doğrusu, hastalığımın ne olduğunu, hatta neremin ağrıdığını bile bilmiyorum. Tıbba, doktorlara saygı duyduğum halde tedavi olmak için hiçbir şey yapmadım.


Dahası, boş inançlara bağlı olan biriyim; hem de tıbba saygı duyacak kadar. (Çok iyi bir öğrenim gördüm; bunlara inanmamam gerekir ama inanıyorum işte.) Sırf inadımdan tedavi olmak istemiyorum. Siz, buna bir anlam veremiyorsunuzdur herhalde. Ama ben çok iyi anlıyorum. / Huysuzluğumla kimin canını yakacağımdan bahsetmeyeceğim elbette; çünkü bunu ben de bilmiyorum. Bildiğim tek şey, böyle hareket etmekle sadece kendime zarar vereceğimdir."

Yukarıdaki satırlar Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar adını taşıyan romanından… O kitabın başlangıç cümleleri… Huzursuz, hasta bir adamın kişilik yapısını ortaya koyuyor.

Bu tip, aslında evrensel ve kadim olmakla birlikte modern zamanlarda sayısı çoğalmıştır.

Onun, kendiyle başı hoş değildir. Çevresiyle uyumu zayıftır. Huysuzdur.

Bir işi yapmaya karar verdiği anda, onun tam tersini yapmaya da heveslenebilir. Bir yere çağrıldığında gitmek ister. Bir yandan da acaba bana ne derler, diye düşünür, kaygılanır.

Ama sonunda gider. Orada bulunduğu sürece kendinden memnundur. Çevresini eğlendirmeye çalışır, çevresini eğlendirdiğine kani olursa kendine olan güveni ve memnuniyeti çoğalır.

Ancak bu memnuniyet o mekânla mukayyettir. O mekândan ayrıldığı anda, kendini dostlarına hesap verme mecburiyeti altında duyumsar.

Yakınmaya başlar. "Ah, bileydim dostlarım…" der. Bileydi acaba ne olurdu?

Bileydi elbette o çağrıya icabet etmezdi. Bileydi, o sofraya oturmazdı.

Marazi adam bütün bunları söylerken içtenliklidir. Ne kendini kandırma niyeti vardır, ne başkasını…

O, kandırmak için değil, içi öyle istediği için, içi o ân öyle buyurduğu için öyle konuşur ve içinin sesine uymak istediği için öyle yapar.

Camus, saçma durumu açıklarken, biraz da böyle bir insanı gözünün önüne alıyordu sanırım. Dostoyevski de bir başka kahramanı, Stavrogin için benzer bir cümle kuruyordu: "O, inanırsa inandığına inanmaz, inanmazsa inanmadığına…" saptamasıyla belirliyordu adamın içine gömüldüğü saçma, çelişkili, dahası nihilist durumu.

Durum elbette kişinin zekasıyla ilintili değil. Bazen böyle biri zekice işler de yapabilir. Durum, hayır, akıl ve zeka ile değil; fakat kişilik yapısıyla ilintilidir.

O, hoşlandığı ortamda hoşa gidecek laflar eder, kendini beğendirmek ister. Her bir cümlesinin arkasından etrafını süzer, söyledikleri etraftakilerin de hoşuna gitmiş mi acaba diye onların gözünün içine bakarak anlamak ister. Hafif baş eğişlerle, belirsiz göz süzmelerle karşılaştığında onaylandığını düşünerek keyiflenir. Dudağının kenarından sızan incecik salyasını fark ederek önündeki peçeteyle ve kibarca dudağını fiskeler.

Ancak marazi adamın si-ya-sî versiyonu tehlikelidir. Çünkü bir siyasetçi hiçbir zaman bir başına bir insan değildir. Onun yapıp etmeleri toplumun bütününe yansır, kendiyle kaim kalmaz. Onun tutarsızlığı toplumun bütününe sirayet eder, toplumu tümüyle tutarsız hale getirebilir. Ancak o, ayrıca ele alınmayı gerektirecek kadar yeni bir konudur…






Yenişafak

02/03/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Deneme
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Deneme:
DOĞRULUK KAYGISI


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 20


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

DOĞRULUK KAYGISI

"Marazi adam" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke