Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 143 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Kayıp Eşya Bürosu
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 Görünmeyen
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Güncel: Cengiz Çandar: Askeri harekât; Siyasi skandal...
Tarih: 01.03.2008 Saat: 08:58 Gönderen: karakutu
 

Türkiye, Amerika’ya rağmen Kuzey Irak’ta kara harekatı yapabilir miydi?

Bu sorudan öncesi de var; Türkiye, Amerikan onayı olmadan Kuzey Irak’a girebilir miydi?

“Güneş Operasyonu”nu başladığı günden beri bu köşede buna gayet net bir “Hayır” hükmü vermiştik.



Yabancı yayın organları bizi aradığında, harekatın süresine ilişkin tahminimizi “azami bir hafta-10 gün daha” diye ifade etmiştik. Bu tahminimize bu köşede de yer vermiştik.

Yukarıdaki soruya bir soru daha ekleyelim:

Türkiye, Kuzey Irak topraklarına girdikten sonra, Amerika’ya rağmen orada “süre belirtmeden” ve kendisine “sınır tanımadan” kalabilir miydi?

Hayır, kalamazdı. Ve, zaten kalmadı.

Yani, dün sabah saatlerinde tüm Türkiye ve dünyanın Kuzey Irak’taki TSK personelinin Türkiye topraklarına geri döndüğünü öğrenmesinde anormal bir durum yok.

Hayır, var.

Geri çekilme, tüm harekât bilançosunu kuşku altına sokacak ve Türkiye’nin itibarını yaralayacak bir görüntü ile çekilme gerçekleşti. İster istemez, tüm zihinlerde “Amerika çekilin dedi, Türkler, ertesi sabahı bile beklemeden çekildiler” diye bir fotoğraf yerleşti.

Hükümetin, Genelkurmay aldığı geri çekilme kararından haberdar olmadığından haberdarız. Hükümet mensupları da, biz vatandaşlar gibi, geri çekilmeyi dün sabah uyandıklarında öğrendiler. Yani, geri çekilme bir “siyasi karar” eseri değil.

Bu, Türkiye’deki “yönetim zaafı” bakımından başlı başına bir skandal.

Hükümetin, siyasi inisyatifi elinden kaçırması olgusunun olumsuzluğu bir yana, geri çekilmeye ilişkin Genelkurmay’ın dün, geri çekilmenin öğrenilmesinden saatler sonra yaptığı açıklama da, zihinlerde uyanmış tedirginliği ve soru işaretlerini kaldırmadı.

* * *

Ortada besbelli ki, kocaman bir “yanlışlık” söz konusu.

Kara harekâtının “süre ve kapsamı bakımından sınırlı” olacağı işin en başında zaten en yetkili ağızlardan ilân edilmişti. Dolayısıyla, “yanlışlık” geri çekilmede değil, geri çekilmenin zamanlaması ve şeklinde.

Evet. Gerek hükümet, gerekse Genelkurmay, zaten böyle olacağı belli, besbelli bir durumu, özellikle “iç kamuoyu”na dönük, Amerika’ya “hava basma” vesilesine dönüştürmekle, kendilerine kimi çevrelerden bir bumerang gibi dönecek, iletişim politikası hatası, “PR hatası” işlediler.

Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates, Türkiye’ye gelmeden önce gerek Avustralya, gerekse Hindistan’da yaptığı açıklamalarda, “mesaj” göndermiş ve Türkiye’nin “kısa süre içinde çekilmesi” çağrısını yapmıştı. Ayrıca, bırakın Kürt sorununu, PKK sorununun bile “sadece askeri yöntemler”le ve bizzat bu “kara harekatı” ile çözülemeyeceğini söylemişti.

Ankara’da bu görüşlerini tekrarladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Kısa süre izafidir. Bir yılda olabilir, bir gün de. Amerikalılar, Afganistan’da terörizme karşı yıllardır savaşıyorlar” demişti.

Türk medyasının bu sözleri, Amerikalılara “alaycı bir gönderme” olarak algılaması doğaldı. Hükümet kanadından yapılan ve hatta Bağdat’a gönderilen Dışişleri heyetinin başındaki Ahmet Davudoğlu’ndan, harekatın “süresi ve sınırları”na ilişkin ta oradan yapılan açıklamalar da, “Amerikan mesajı”nın “kabul görmediğini” algılamaya imkan veriyordu.

Nitekim, sadece Türk medyası değil, yabancı medya da, dün bu algılamaya uygun başlıklarla çıktı. AFP, “Bush’un Türklere kuzey Irak’ı’çabucuk terketme’ çağrısı Ankara’da sağır kulaklara düştü” haberini verdi. Arap basınında bu başlığa yer verildi. Daha önemlisi, New York Times, “Türkiye Gates’in Irak Saldırısını Sona Erdirme Çağrısına Direniyor”başlığını yayınladı.

New York Times’a göre, Gates, Ankara’ya Kuzey Irak dağlarındaki harekatın birkaç gün içinde sona erdirilmesine ilişkin kesin bir mesajla geldiğini, ama üç saati aşkın süre, sivil ve askeri liderlerle yaptığı görüşmelerde, harekatın ne zaman sona ereceğine ilişkin herhangi bir güvence almamıştı.

Gates, Amerika yolunda uçakta bilgi verirken, “Sanıyorum, Türkler, mesajımızı aldı” dedi. O havadayken, bizzat, Başkan George W.Bush, -bu konuya ilişkin olarak alışılmadık biçimde- kameraların önüne çıktı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “hızla hareket ederek amaçlarını elde etmelerini ve ardından mümkün olan en kısa sürede çıkmalarını” istedi. (to move quickly, achieve their objective and then get out... as quickly as possible)

Herhalde, Bush’un bu sözlerinden “Birkaç saat içinde çıkın” anlamı çıkmaz.

Gelgelelim, Bush’un ve Gates’in dünya kamuoyu önünde açıkça yaptıkları çağrıların ardından yarım gün geçmeden TSK’nın Kuzey Irak topraklarını terkettiği haberleri geldi.

Türk iç siyaseti, bunu etkili bir “muhalefet ve hoşnutsuzluk kozu” olarak elbette kullanır, muhtemelen kullanacaktır. Uluslararası sistem ve bölge ülkeleri ninise, “manzara”yı “ABD’nin Türkiye üzerindeki gücünün göstergesi” olarak algılayacağı kesin gibi.

Bir haftayı aşkın süredir tüm televizyon kanalları ve muhabirlerinin, müthiş bir “savaş propagandisti” kesilmesiyle zihinleri “gerçek dışı” bombardımana tutulan Türk kamuoyu ise, büyük bir ihtimalle “hayal kırıklığı” duygusu yaşayacak. Yaşıyor da.

En büyük şaşkınlığı ise, bir haftadır ekranlara fırlayan ve “Hedefin Kandil” olduğunu “uzman eda”yla açıklayan emekli generaller ile kerameti kendinden menkul “terör ve askerlik uzmanları” yaşayacak herhalde.

“Kullanım süresi dolmuş” böylelerine her seferinde manşet açan ve ekran sunan medya da şaşkınlıktan nasibini alacak. Aldı da.

Bu durumda, Genelkurmay Başkanı, “Kısa süre izafidir demiştim. Bu, birkaç saat anlamına da gelebilir” diyebilir tabii. Hükümet ise, “Biz, ta en başında sürenin ve kapsamın sınırlı olduğunu söylememiş miydik” gibi bir açıklamaya başvurabilir. İkna edici ve tatmin edici olabilir mi?

Nereden baksanız, “iyi yönetilmemiş” bir “PR kampanyası”ndan söz edilebilir.

Ya, Bush ağzını açtığında, Gates’den mesaj alındığında, birkaç saat sonra Kuzey Irak’tan çekilme olacaksa, “Amerika’ya efeleniyor” görüntüsü vermeseydiniz; veya madem verdiniz, bari, bir 48 saat sonra çekilmeyi başlatsaydınız.


* * *

Kuzey Irak’a uzun yıllardan sonra gerçekleştirilmiş “ilk kara harekatı”nın ne olduğu, ne olmadığı, bu şekilde durmasının “siyasi ve askeri sonuçları”nın ne olacağı önümüzdeki günler uzun uzun tartışılacak.

Bu harekâtın, beklenmedik bir zamanlama ile apar topar sona ermesi için, “harekâtın devam etmesini mümkün kılmayan” bir neden olması gerekir.

Bunun, PKK’nın sahada verdiği sert karşılık olması mümkün değil. TSK’nın ateş gücü ile PKK sahada karşılaştırılamaz bile.

Ya Amerika’nın “Irak hava sahasını kapatacağını” veya “istihbarat işbirliğini keseceğini” bir yolla Genelkurmay’a bildirmesi gerekiyor. Bu, tamamıyla “spekülasyon.” Bilmiyoruz. Muhtemel de gözükmüyor.

Kara harekâtının neden ve nasıl böyle aniden duruverdiği, belki ilerde ortaya çıkacak bir “sır” olarak kalacak.

Bundan sonraki gelişmeleri, şu an itibarıyla kestirebilmek kolay değilse de, bir şeyden emin olunabilir:

Türk halkı, sivil ve asker yöneticilerinin açıklamalarına, bundan sonra daha az güvenecek ve inanacak...




Referans
01/03/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İşte hancı; ben her bahar böyleyim
İşte siyasal günlükler
İşte Alev Alatlı'nın sakıncalı bulunup yayınlanmayan yazısı
Yeni dalga...
Pink Floyd grubunun kurucu üyesi Richard Wright kansere yenildi
Yeni baştan
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Cengiz Çandar: Askeri harekât; Siyasi skandal..." | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Cengiz Çandar: Askeri harekât; Siyasi skandal... (Puan: 1)
Gönderen: feyz Tarih: 02.03.2008 Saat: 11:10
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
evrensel filozof cengiz çandar! dış politikadan ekonomiye sosyal politikadan yabancı sermaye yüküne kadar herşeyden anlar, fikri olmadığı eleştiremeyeceği konu yoktur onun için hiçbirşey tamamlanmış ve mükemmel değildir olamaz... birinin bu adama entelektüel sınırlarını ve fikri hayatının bir dilek ağacındaki çapıt çeşitliliğine benzediğini göstermesi gerek diye düşünüyorum.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke