Bülent Ersoy 1 sürü tutumuyla, lafıyla hakkaten Siyaseten Yanlışçılığın
kitabını yeniden yazmıştır. Vesilelerce.
AMA: kalktı cesaretle ve hakkaniyetle, son derece doğru laflar etti. Yüreğinden
koparak. Ayrıca.
Âlmanya'da (hani bu kelimenin ilk 'a'sını şapka'layarak söylüyo ya B.Ersoy)
geçirdiği yıllarda, bir nevi 12 Eylül sürgününde- 'Birol bey' adlı sevgilisinin
Alman bir hanımdan doğma oğluna (Barış'tı yanılmıyorsam çocuğun adı) yıllarca ve
yıllarca aşırı bir anne şefkati ve ilgisiyle bakmıştı. Yıllarca, Barış'ın
harbiden anneliğini yapmıştı.
Ayrıldıklarında Birol bey "Barış'ı artık göstermicem" filan yaptığında da -yine
harbiden- ne biçim sarsılmıştı.
Cem Adler'le olan 'Sübyancıyım. Evcimenim' temalı evliliğinde de "Ben Japone
tipliyim. Şöyle Japonya'dan, Tayland'dan bir bebek evlat ediniriz artık"
beyanatları hafızamdadır. (Bu Popüler Kültür Ucubiklikleri Hafızası'na da şapka
(silindir) çıkartılır. Rezalet yani!)
Demem odur ki: 1 transseksüel olması Ersoy'un, analık
duygularından/içgüdülerinden nasibini almadığı şeklinde görülemez/yorumlanamaz.
Diyelim, babalık sevgisiyle/samimiyetiyle etti o lafları. Mühim olan: samimi
olmasıydı.
Ve de memleketi turnusolladı laflarıyla.
Bir sürü kibar/latan/için için akan faşist, hemen rengini belli etti.
Ben buz tutmuş bir gölün üstünde açılan Hakikat Delikleri olarak görüyorum böyle
lafları, eylemleri.
Kimden gelirse gelsin; o kalın, o buzzdan, o soğuk ve yanıltıcı satıhta bir
delik açılıyor mu, hakikatin suları beliriyor mu? Beliriyor!
Mühim olan BUDUR.
Haz'a beyefendi köşeci Derya Sazak ise Sessizliklerin Efendisi Orhan Gencebay'ı
sorgulamış sütununda. Cuma günkü.
BATSIN BU DÜNYA! isyankâr (pasif) mısralarını yaratıklandıran Orhan Gencebay,
Ersoy'la-Gündeş arasında cereyan eden 'Klişe, Hakikatler'e Karşı' maçında, neden
suskun (ve o denli puskun) kalmışmış?
Orhan Gencebay'dan 50-60 yıldır nafile yere ümitlenmelerin, halkın isyanını dile
getiren süper sanatçı kisvesine dair, sonu gelmedi. Gelemiyor. Anlaşılan
gelmeyecek.
Bu memlekette yeter ki sizi birileri (diyelim: Sakal Meşhur Hoca) 'Halkın
İsyanı', 'Varoşun Sesi', 'Underdog'un Hıçkırıkları' diye lanse etmesin-
İstediğiniz kadar Karadeniz Mafyası'yla takılın, istediğiniz kadar Ağır
Milliyetçi Ağbiler'in düğün derneklerinin 1 numaralı konuğu olun, istediğiniz
kadar borsada sepkülasyondan soruşturulun, istediğiniz kadar Sevim Emre lakaplı
şahsiyetin hayat arkadaşı olun-
Hayır! Yine de 'Ezilenin Nefesi', 'Altta Kalanların İsyanının Sazı' olarak bi
şeyler bi şeyler- Hem de hayatta, kedikedi olalı bir adet fare filan
tutmadığınız, hep ortadan gidip hiçbir doğrunun sesine tercüman olmadığınız, bir
Ahmet Kaya, bir Sezen Aksu filan, hiçbir 'muradı belli'den bir zahmet
olmadığınız halde-
Hep bir ümit, hep bir yakınmaca, hep bir beklenti- 'Orhan Ağbi: bir ses
versene.' (Daha çok beklersiniz.)
Ama umulmadık çıkış, baş yarar. Buzzzz yarabiliyor işte.
RTÜK'ün CHP'li üyesi Mehmet Dadak hem verilen uyarı cezasına (Popstar
Alaturka'ya) karşı oy kullanabiliyor. Hem de "Bülent Ersoy'un sözlerine
katılmamak mümkün değil", "Bir vatandaş olarak, bir kadın olarak düşüncelerini
dile getirdi" deme basiretini, bu devirde yürekliliğini gösterebiliyor.
HEM NE OLDU?
Az önce mesaj geldi cebime. TSK Kara Harekâtını (perşembe gecesi) bitirivermiş.
Meğer.
Hay Allah!
ABD Savunma Bakanı Gates yurdumuza gelip de "Mümkün olduğunca kısa sürede
tamamlayıp ayrılmanız çok önemli" ve benzeri laflarını (önceden de giriş olarak
başka yerlerde) edince-
Bizim Savaş Efendileri "Yürrrrüüü. Anca gidersin. Bir ay da kalırız, bir yıl da"
tarzı- Böyle yiğingirliğinden/tavizsizliğinden ve de huysuzluğundan-
LAFLAR, bir dolu, etmemişler miydi?
Ama tabii 'Enternasyonel Haklılık' artı 'Dış İlişkiler' und 'PR', tüm bu
kahracanlıkları yaparken, süper önemli.
E, bakmışlardır Enternasyonel Âlâkalarına, özellikle ABD'yle 'nazik'
ilişkilerine halel mi geliyor? Ekranlara kahramanlık nöbetlerini
sergilemelerinin hemen ardından, askerimizi geri
çekmeye başlama emrini vermişlerdir.
Neyse ne. Savaş bitsin de, mühim olan o. Eylem'le söylem bu topraklarda hiçbir
zaman örtüşmedi. Örtüşmeyecek, sen güzel gönlünü hiç sıkma (zaten sıkmazsın,
feci biliyorum)
Orhan Ağğğbi.
Radikal
01/03/2008