Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 190 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Mehmet Altan: Hani JİTEM yoktu?
Tarih: 16.02.2008 Saat: 07:07 Gönderen: karakutu
 

Geçen hafta, ‘Hesaplaşma’ adı altında kapsamlı ve kalıcı bir referans kitabı yayınlayan Neşe Düzel’e Murat Belge ne diyor? ‘Bugün artık derin devlet MİT değil. Bugünün derin devleti Jandarma İstihbarat Teşkilatı JİTEM.



Bu teşkilatı kurduğunu söyleyen o emekli general on yıl sonra tutuklandı. On yıl içinde kaç cesetten sonra acaba bu oldu? O cesetleri de saymak gerek.’ Veli Küçük’ün ‘JİTEM’i ben kurdum’ demesine rağmen geçmişte askeri yetkililer JİTEM’in varlığını sürekli inkar etti.

* * *

JİTEM, ilk kez Kasım 1993’de Cem Ersever ve iki yardımcısının garip bir şekilde öldürülmelerinden sonra gündeme geldi...

O güne kadar sadece Güneydoğu’dakilerin duyduğu bir gizli teşkilattan bahsedilmeye başlandı:

Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele, yani JİTEM.

Sonraki beş yıl boyunca Türkiye, failleri saptanamayan, yakalanamayan bu esrarengiz cinayetleri konuştu.

Her gün yeni bir fail çıktı.

Ortaya JİTEM’le, Ersever’le, itirafçıların cinayetiyle ilgili ürpertici belgeler, bilgiler, tanıklıklar döküldü.

Yasalar, nizamnameler üstü bir resmi kuruluşun varlığından söz ediliyordu...

* * *

Oysa dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’e göre JİTEM bir hayal ürünüydü.

1995 yılında, Yalova’da Doğan’a ‘JİTEM’i siz mi kurdunuz’ diye sorulduğunda:

‘Ya sabır’ der gibi ellerini iki yana açan Doğan şunları söylemişti: ‘JİTEM diye bir örgüt yok. Jandarmanın istihbarat birimi var. Veli Küçük komutanımla bu birime yeni bir düzen verdik, etkin çalışmasını sağladık. Hepsi bu...’

Sadece o mu?

1988-1992 yılları arasında MİT Müsteşarlığı, ardından da Jandarma Genel Komutanlığı yapan 28 Şubat Paşası ve ardından da Cavit Çağlar’ın bankacısı Teoman Koman kendisine JİTEM’i soran TBMM Susurluk Komisyonu’na ne diyordu?

Türkiye’de halk iradesi geçerli olmadığı için komisyonun davetine gitmiyor, lütfedip mektup yolluyordu:

‘Jandarma teşkilatı içinde JİTEM adında legal ya da illegal bir örgüt kurulmamıştır, yoktur. Ama jandarma dışında bu ismi kullanıp kanunsuz işler yapan bir grup vardır.’

Yaşlı başlı kocaman adamların, işgal ettikleri makamlara bakmadan, pişkin bir soğukkanlılıkla, yalan söylediği ve devlete güveni sıfırladıkları bir ülkeyiz...

Çat, pat her konuya ait açıklama yapan kurumların söyledikleri de bu nedenlerle halk indinde genellikle hiç de inandırıcı bulunmuyor.

* * *

Doğan Güreş’in ardından gelen Org. Hakkı Karadayı döneminde JİTEM’in lağvedildiği söylendi.

Söylendi ama...

Pek inandırıcı olamadı... Öyle ki, en son 9 Kasım’da Şemdinli’deki Umut Kitabevi’nde patlayan bombanın ardından TBMM Başkanı Bülent Arınç hükümete çağrıda bulundu:

‘JİTEM var mıdır, nasıl çalışmaktadır, nasıl bir görev yüklenmiştir? Net bir açıklama yapılmalı.’

İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış’ı konuyu araştırmakla görevlendirdi. Ama zaten Susurluk Komisyonu Başkanı Elkatmış, bu konuyu daha önceden de araştırmış ve konuya derinliğine vakıf olmuştu...

Gene TBMM’nin ‘Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu’ da bu soruya cevaplar vermişti...

1995 yılındaki bu cevap şöyleydi:

‘JİTEM’in faaliyetlerinin ne olduğu anlaşılamamıştır. (...) Devlet organlarının kanunlarla sınırlı görev ve yetkileri aşılıp, yasal boşluklardan yararlanıp yeni kurumlaşmalara gidildiği görülmüştür. (...) JİTEM yetkisiz, görevsiz olduğu polis mıntıkasında polisten habersiz operasyon yapmaktadır. Yasal dayanağı olmayan ve buna rağmen kuruluş amacından saparak bazı yasadışı olaylarla birlikte anılan kuruluşun faaliyetlerine son verilmesi hukukun üstünlüğüne inanan devletimiz lehine olumlu bir davranıştır.’

Ne var ki bu raporlar hiç bir zaman TBMM Genel Kurulu’na inmemişti...

* * *

Jandarma İstihbarat Teşkilatı’nın resmen kurulmasını öngören yasa tasarısı TBMM gündemine geldiğinde tarihler 1999’u gösteriyordu...

Jandarmaya dinleme, teknik izleme, kamu kuruluşlarından belge isteme yetkisi beş yıl sonra, 5397 sayılı yasayla verildi.

Halbuki...

Bu gelişmeler yaşanırken, basında yeni haberler çıkıyordu: 1994’te, ODTÜ’de öğrencilerin yakaladığı, sivil bir astsubayın üstünden JİTEM kimliği çıktı. Olayı ODTÜ Rektörü Sevük, doğruladı. 1999’da Ankara DGM’de yargılanan üç DHKP-C üyesi, ‘İrfan Başbuğ Caddesi’ndeki JİTEM birimine’ saldırıya hazırlıkla suçlandı.

Ersever’in itirafçı ekibinden Adil Timurtaş, İstanbul’da JİTEM kimliğiyle haraç isterken yakalandı. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce cinayet ve çete kurmak suçundan tutuklama kararı bulunmasına karşın, ifadesi alınıp serbest bırakıldı.

Eski itirafçılardan Abdülkadir Aygan, Avrupa’ya kaçıp, tanık olduğu olayları anlattı. Onun açıklamalarından yola çıkarak 12 yıl önce gözaltında kaybolan Murat Aslan’ın kemikleri dağda bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, JİTEM üyesi oldukları, 1992-94 arasında sekiz cinayete katıldıkları iddia edilen beş itirafçı, bir emekli subay ve bir muvazzaf astsubay hakkında dava açtı.

* * *

Bunları yazmak...

Belgeleri sıralamak...

Pişkince yalan söyleyenleri ifşa etmek...

Bir işe yarar mı?

Peşinen söyleyeyim, hukukun ve utanmanın olmadığı bir yerde pek bir işe yaramaz...

Şayet bir gün utanma ve hukuk buralara gelir de, birileri geriye dönük ‘utanmazlıklar tarihi’ yazmaya kalkar ise, onlara malzeme olur...





Gazetem.net
30/01/2008
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İbrahim Karagül: İşte Adamımız!
İşte Adolf Hitler'in en sevdiği yemekler
Budur işte, bu, bu!
Yeni okuma notları
yenilgi günlüğü
Yeni dalga...
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Hani JİTEM yoktu?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke