Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 88 Üye Adayı ve 2 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İskender Pala: Yer yer değil iken su su idi
Tarih: 13.02.2008 Saat: 05:07 Gönderen: karakutu
 

Dilbilimcilerden birine "Bize suyu tanımla!" dediklerinde birkaç gün mühlet istemiş. Kitaplar karıştırmış, araştırmalar okumuş, geceler boyunca bin bir türlü tanım yapmış, sonra bozup yeniden tanımlamış ve bir sabah, küçük bir deri parçasının üzerine şunu yazdıktan sonra kimseciklere görünmeden o şehri terk edip gitmiş:
- Su, sudur kardeşim!



Su? Ancak kendisiyle açıklanabilen madde. Rus onu "matratnaya (su anamdır)" diye tanımlar. Latin "Meditatio in aqua (Su meditasyondur)" der. Hind'e göre "Osmanha ganjola (Yaratıcıya sudan gelinir, suda gidilir)"

Dikeni de, gülü de besleyen su. Gülsuyunda ıtır, yemekte lezzet olan. İnen yağmurda ve çıkan buharda... Yürüyen kara bulutta ve dağları bekleyen beyaz örtüde. Balıklara yemeğini sudur pişiren, ağaçlara sudur gıdalarını götüren.

Su, bir yanış ile gözümüzden akıyor, buharlaşıyor, buharlaştıkça arıtıyor, temizliyor ruhumuzu. Tabibin acı suyu şifa oluyor bedene, ama düşmanın verdiği su dert katıyor derde. Nerde bir su varsa denize işaret, nerde bir damla varsa ummana koşar. Küçüklüğünü büyükte tamamlamaya, kesretinden kurtulup vahdete ermeye. Çünkü Allah'ın ilk yarattığı şeylerdendir su; O'nun Cemal ve Celal sıfatlarını temsil eder, Hayy (diri) ismine işarette bulunur. Her şeyi zapt eden Allah, suyu serbest bırakmıştır. Bu yüzden azizdir su. Uysal, mülayim, mütevazı ve sükun içindedir; bazen bunların tam tersi olabilir, kudreti buradan gelir.

İlmin hemen her dalında su için söylenen ve yazılanların haddi hesabı yoktur. Kimyacılar, fizikçiler, müzikçiler, botanikçiler, mühendisler, filozoflar, biyologlar, teologlar, antropologlar, edibler, şairler... Hepsi de suyu anlamakta zorlandılar. Kimisi suyun görünmediği zaman hava olduğunu; kimisi havanın göründüğü vakit su olduğunu söylediler. Kimisi bunu toprakla kaim zannettiler suya bâtın, havaya zâhir dediler. Hakikati bulanlar ve bilenler o zahir ile batın arasında; o hava ve su arasında insanı gördüler. Bu yüzden insan kadar izahtan uzaktır su. İfadeye kalkıştığınızda bozulur ahenk. Çünkü yaratılışın sırrını taşıyan varlıktır, "Ve canlı olan her şeyi sudan yarattık." tebliği haktır.

Her şeyin sudan yaratıldığı bildirilmiştir ama suyun neden yaratıldığı bildirilmemiştir. Tıpkı ruh gibi...

* * *

SU ÖZLEMİ; EVLAT ÖZLEMİ
Çölde yaşlı bir kadın yol almadaydı. Medine'den yola çıkalı üç gün olmuştu. Devesi yorgun, kendisi yorgun... Azığı bitmek üzere, su kırbasında bir menzil yetecek kadar su. Mekke uzak, Mekke serapların arkasında... Güneş kumları, kumlar ayakları yakmakta. Kadın bütün gücünü toplamış, gözünü yakan alev alev dalgalara aldırış etmeden ufuklara bakıyor: "Acaba şehrime varamayacak mıyım, kızımı son bir kez görmeye vadem yetecek mi?" Kızını çok özlemişti, evlat hasreti yakıyordu yüreğini ve onu son bir kez görmekti niyeti.

O da ne? Eğer serap değilse gördüğü, Mekke istikametinden atlılar geliyordu, umut geliyordu.

Vurdukça vurdu zalimler... Bacağında, kolunda çürükler birbiri ardına belirdi. Karşı koymaya dermanı yoktu... Vuranlar vuruyorlardı. Külçe gibi yığıldı sonunda kumların üstüne. Devesini, azığını ve birkaç yudumluk suyunu aldılar elinden ve küfürler ederek bağırdılar:

- Defol git geldiğin yere!... Mekke'ye sokmayacağız seni eğer Muhammed'in dininden dönmezsen.

Medine'ye geri dönmek mi?!.. Mekke yolunda ölmek daha kolaydı. Saatlerdir baygın yattığı yerden doğrulurken hatırlamıştı Elçi'nin "Sonra geri gel!" dediğini. Devesi de yoktu, azığı da. Dahası bir damla suyu bulunmuyordu artık. İki gün yürüdü çöllerde. Aç, susuz; dermansız, takatsız... Dudakları çatlamıştı. Öğle güneşi başının üstünde gibiydi. Neredeydi gölgelenecek bir kuru dal, bir kum tepesi, bir kaya yükseltisi?!.. Derken yığılıp kaldı kumların arasına ve içinden şöyle yalvardı Rabb'ine:

"İlahî! Bu dudaklar Senin Habibinin elinden su içmişti. İsm-i Celilini haykırabilmem için kurutma bunları; Habibine salavat getirebilmem için kurutma İlahî!"

Olan işte o sırada oldu. Dudakları kapanır kapanmaz iki el uzandı kumların arasından. Ellerin arasında billur bir kase; kasenin içinde buz gibi berrak bir su. Allah elçisinin "ikinci anamdır" dediği Ümmü Eymen o sudan kana kana bir defa içti; ayağa kalktı, yürüdü, durmadan dinlenmeden yürüdü, dinlenmeden durmadan yürüdü, Medine'ye gitti.


* * *


BERCESTE
Sudan söze tutmaz kulağın merd-i sühandân

Deryâya dalan nehirden eyler mi mübâhâ

Sözün değerini anlayanlar sudan söze kulak asmazlar. Denizde ıslananı yağmurdan korkar mı sanırsınız!?..

Lebîb



* * *

NÜKTE
Evliya Çelebi, seyahati esnasında rastladığı bir kaynağın sularının soğukluğundan bahsediyor (kısmen yalınlaştırılarak): "Bu ab-ı leziz öyle berd ü soğukdur ki kimesne elini uzadıp beş taş bile alamaz. Hele soyunup üryan içine girmek, değme babayiğidin kârı olmayıp derhal donar. Meğer ki insana sevgilisi, "Benim hatırıma haydi gir bakalım şu kuyuya" desin. Ol vakit iş değişir."

 

Zaman
22/01/2008


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Divan Edebiyatı
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Divan Edebiyatı:
Gelen Giden


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Darbe belgelendi
Gelen giderken
Gelen Giden

"Yer yer değil iken su su idi" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke