Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 120 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İskender Pala: Servi gölgesinde
Tarih: 16.03.2005 Saat: 00:42 Gönderen: karakutu
 

Aşk işinde hem sevgililerin hem de âşıkların dereceleri birbirlerinden farklıdır. Sevgilinin mayası ne kadar yüksek ve değerli ise âşıkın himmet ve gayretinin mayası da o derece asil bir hamurdan olur.


Böylece muhabbet kendi dengi ile ölçülecektir. Sevenler arasındaki ruhanî münasebetler, ikisi arasında bir âşinalık doğurur. Böylece mizaçları bir derecede eşit olanlar, ruhlarının şeref ve yüksekliği açısından da birbirlerini kabule hazırlanırlar, arada bir feyiz ve uzlaşma kendini gösterir, Rahmanî sevgi başlar.

Nitekim âşıkın bu mertebelere yükselen meyil, alaka ve cezbesi, içinden dışarıya vurunca, âşıkın kendini fazla göstermez olur, bir sarmaşık gibi varlığını kaplar ve hatta ihtiyarını şaşırtır. Artık onda olan varlık, yalnızca sevgiliye ait olan varlıktır ve âşık bunun sınırının nereden nereye olduğunu bile unutur. Bu durumda sevgilinin va’detmesi, sitem veya azletmesi, yaklaştırma veya dostluk vermesi gibi haller âşık için birdir. Yani sevgilinin lutfu veya kahrı, cemali ve celali âşık için müsavidir.



Sevgi, eserden müessire doğru derecelenerek yaşanır. Suret, müessirden varlık alemine yansıyan bir eserdir ve insanlar suretlere bakarak güzelliği görür. Bu görüşün en yüksek derecesi ruhlarında aydınlık olanların bakışlarına yansır. Onlar, hiç ayırım yapmaksızın her tür surete bakınca Hakk’ın tecellisinden gayrısını görmezler. Bu yol velilerin aşkına çıkar ve sonunda vahdete (Bir ile birlik olma) varır. Artık âşık mutlak güzelliğin içinde yaşamaktadır.

İkinci yüksek derecede ruhlarını mücahede ile aydınlatmaya çalışanlar bulunur. Bunlar aşkın mücerret mânâsına yaklaşmış, insan suretlerinin güzelliğinde gerçek Sevgili’nin tecellisini ve güzelliğini görür olmuşlardır. Aşk ateşi bu kimselerin içini öyle aydınlatır ve yakar ki, artık orada sevgiliden başkasına ait ilgiler görünmez olmaya, sevgi dışındaki şeyler aşk ateşinde kül olmaya başlar. Böylece mutlak güzellik mukayyet güzelliğin içinden süzülür; mecazî aşk, hakiki aşkın rengine bürünür.

Üçüncü derecede aşkı tanıdığı halde ilerleme gösteremeyenler durur. Burada sevgi, suretlerin görünen biçimlerine takılıp kalır ve perdenin arkasını görmekte zorlanır. Dünya ilgileri ve sevgiliye yoğunlaşamama dolayısıyla yolda ilerlemeler aksar; maddi olan suretlere takılıp kalındığı için de daima keşmekeş içinde çırpınılır, fitne ve nefsin arzuları aşkın ışığını söndürür, âşıkın gözüne hakikati göstermez olur.

Şekle ve surete bağlanma, gerçek güzelliği görmeye bir engel teşkil edince de aşk yolunda ulaştıkları dereceden geriye döndürülürler. O yüzden büyükler, “Tanıdıktan sonra inkar etmekten ve tecelliyi gördükten sonra örtülü kalmaktan Hakk’a sığınırız!” derlermiş. Bu tür âşıklar, geceleyin önlerine su dolu bir leğen koyup leğende mehtap seyrine yeltenenler gibidir ki başlarını kaldırıp bakabilseler, mehtabın yukarılarda olduğunu göreceklerdir. Ancak dünya ilgisi olan leğen onların başlarını kaldırmalarına hep bir engel olarak sürüp gidecektir.

Dördüncü derece aşkın dışında kalma halidir. Suretlere bakarak güzelliği görmekle birlikte aşkın en alt derecesinde nefislerine uyarak dünyalık güzelin seyrine takılıp kalan bu tipler, şehvet ve behimilik vadisinde kendilerince bir yol tutturmuşlardır ki ne mutlak güzellikten, ne de aşkın gerçeğinden haberleri vardır. Sevginin sırrı üzerlerinden alınmıştır, letafet ve incelik vasıfları körlenmiştir. Bunlar yaratılışlarındaki “aşağılardan da aşağı”lık vasfına uyarak sevgili sandıkları birtakım kalıpları kucaklarlar ve nefislerinin arzularına “aşk” adını verirler.

İmdi, bu anlattığımız yüksek âşıklar bu çağda da var mıdır denilirse; hiç şüphesiz Allah’ın sevgili kulları her devirde yaşar, deriz. Hatta onları kimsecikler bilmese de!...

Sözü Molla Camî’nin bir rubaisi ile noktalayalım: “Ne zamana kadar hevâ ve hevesinin peşinde dolaşacak, gerçek aşk yerine nefsinin arzusuna meyledeceksin? Servinin gölgesine örtünü sermişsin de servinin varlığından haberin yok; gölgede oyalanıyorsun.”




Zaman
24.02.2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Divan Edebiyatı
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Divan Edebiyatı:
Gelen Giden


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Darbe belgelendi
Gelen giderken
Gelen Giden

"Servi gölgesinde" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke