Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 91 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Altan: Biz artık o ulus değiliz…
Tarih: 30.12.2007 Saat: 10:45 Gönderen: karakutu
 

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda biz koca bir imparatorluğu kaybettik.

Elimizde, Urfa, Antep civarında Fransızların, İstanbul’da İngilizlerin, Ege bölgesinde de Yunanlıların bulunduğu bir Anadolu kaldı.

İstiklal Savaşı’nda bu güçleri püskürtüp Anadolu’yu bir bütün olarak geri aldık.

Anadolu’yu almak çok önemliydi elbette ama önemli ölçüde toprak kaybettiğimiz de bir gerçekti.



Bugünkü durumla kıyaslayarak anlatırsak sanırım durum daha berrak anlaşılır.

Bir savaşta bütün Türkiye’yi kaybettikten sonra Marmara Bölgesi’nin bazı kısımlarında bulunan düşmanı püskürterek Marmara’yı kurtardığımızı düşünün.

Marmara’yı kurtarmak hiçbir şeyi kurtarmamaktan daha iyidir elbette.

Ama bu, bütün Türkiye’yi kaybettiğiniz gerçeğini değiştirmez.

Koskoca Osmanlı’yı kaybedip Anadolu’yu kurtarmak da, Türkiye’yi, kaybedip Marmara’yı kurtarmak gibiydi.

Mustafa Kemal yönetimi, halkın moralini ayakta tutabilmek için iki şeyi birden yapmak zorundaydı.

Birincisi, kaybettiklerimizi unutturup, kazandıklarımızı abartmak…

İkincisi, bizi yenip neredeyse bütün topraklarımızı alan “düşmanları” aslında bizim yendiğimize ve herkesin bize “düşman” olduğu bir dönemde bu “başarıyı” elde ettiğimize insanları inandırmak.

Bunu yaptılar.

Ama bu o kadar kolay yapılabilecek bir şey değildi.

Halkın bütün hafızasını boşaltıp o hafızayı yeniden oluşturmak gerekiyordu.

Bunun için de “eğitimi” kullandılar.

Tarih kitapları, bu amaca uygun biçimde yazıldı.

Kahramanlığımız, cesaretimiz, zaferimiz vurgulandı, “düşmanlar”ın kötülüğünün altı fazla abartılı çizildi.

Neticede, yeryüzünün “en kahraman ırkı” olduğuna inanan ve neredeyse bütün dünyayı, özellikle de Rumlarla Ermenileri kendisine düşman gören kuşaklar yetiştirildi.

Bu, öylesine koyu ve kaba bir şekilde yapıldı, çocukların beyni öylesine yıkandı ki, bu ülkenin “hukukçu” bir cumhurbaşkanı, “gayrimüslim vatandaşlarımıza” açıkça “yabancı” diyen yasalar imzaladı.

Yıllar boyu süren bu “propagandist” tarih eğitimi sonucunda Türk ve Müslüman olmayan herkesi düşman sanan insan kalabalıkları türedi ülkede.

Şimdi bunlar rahatça kışkırtılabiliyorlar ve gidip gidip “yabancıları” öldürüyorlar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında böyle bir eğitim belki anlaşılabilir bir şeydi.

Yenilginin kalıntıları temizlenmeye çalışılıyor, güvenini kaybeden bir topluma güven verilmeye uğraşılıyordu.

Ama artık çok zaman geçti.

Dünya değişti, biz değiştik.

Arada bir dünya savaşı daha yaşandı.

O savaşta dövüşenler bile birbiriyle barıştı, birbirlerinden kuşkulanmaktan vazgeçti, sınırlarını birbirine açtı.

Biz hâlâ ilk savaşın etkisi altındayız.

Hala bütün dünyaya, hatta kendi vatandaşlarımıza şüpheyle bakıyoruz.

Bu, bizi “hastalıklı” bir toplum yapıyor.

Herkesin bize düşman olduğuna inanmak, hep yenilmekten, hep parçalanmaktan, hep toprak kaybetmekten korkmak, rahatça çözebileceğimiz sorunlar karşısında bile bize soğukkanlılığımızı kaybettiriyor, sağlıklı kararlar vermemizi zorlaştırıyor.

Gençlerimizin dengesini bozuyor.

Mahalleler dolusu “katil adaylarımız” oluyor.

“Yabancılara” rahatça saldırıyorlar.

Bunu değiştirmenin zamanı geldi sanırım.

Tarihi, propaganda amacıyla kullanmak yerine, gerçekleri anlamamıza yardım eden bir bilime dönüştürmeliyiz yeniden.

Çocukları bu korkunç “beyin yıkama” ve “düşmanlaştırma” seanslarından kurtarmalıyız.

Düşünsenize, bugünkü eğitimden geçmiş olan “hukukçular” bile devleti adaletten daha önemli zannediyorlar.

En parlak kadrolarımızın çoğunluğu ya başka bir ülkede ya da “yabancı dilde eğitim yapan” bir okulda okumuş oluyorlar.

Tabulardan kurtulabilmek, daha esnek ve yaratıcı olabilmek, daha derinliğine düşünebilmek için mutlaka “yabancıların” bir yerinden değdiği eğitimlerden geçmemiz gerekiyor.

Sadece bu gerçek bile, durumu bir daha değerlendirmemiz için yeterli değil mi?

Ben, son zamanlarda pıtrak gibi çoğalan “katil genç” tipini yeniden normale çevirebilmenin en önemli yollarından birinin eğitimdeki tuhaflığı düzeltmek olduğuna inanıyorum doğrusu.

Bugünkü tarih eğitimi “katil ve manyak” yetiştirmeye çok müsait çünkü.

Bütün dünyanın “kendisine düşman olduğuna” inanan birinden sağlıklı bir insan çıkartamazsınız öyle kolayca.

Savaş şartlarında düzenlenmiş bir eğitimle yoluna devam eden bir ulus kendini hep savaşta zanneder.

Birinin, bu çocuklara “savaş bitti” demesi gerekiyor.

Yoksa, savaşın bittiğini bilmediği için ormanlarda saklanmayı sürdüren Japon askerleri gibi olacağız.

Ormandan çıktığımızda da gördüğümüz ilk “yabancıyı” öldüreceğiz.



Taraf
22/12/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Altan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Altan:
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.33
Toplam Oy: 6


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

onlar ve biz
Bizim korkunç memleketimiz
‘Hani o bırakıp giderken bizi’
Türkler, krizler ve Papa…
Türkler, Kürtler ve yaşam kalitesi
Biz Türkler, siz Türklerle anlaşamıyoruz...
Siz Saatleri
Otomatik pilot çaresizliği
İkinci yenicilerden hangisi sizin şairiniz?
Kürtleri Türklerle terbiye etmek

"Biz artık o ulus değiliz…" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke