Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 189 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Baskın Oran: Merhaba 1938
Tarih: 23.12.2007 Saat: 23:12 Gönderen: karakutu
 

Irak’a başarılı bir hava operasyonu yaptık. Son model uçaklarımız nokta atışıyla terörist yuvalarını dağıttı. Üstelik kış günü ve gece vakti. İki şey söylenebilir:

1) “Terör sorunu K. Irak’ı vurmadan bitmez” dediğimize göre bu iş herhalde artık bitmektedir;

2) Uluslararası bir tepki gelmemiştir.

Galiba, 1938 yılındayız. Çünkü bunlar o yıl da gerçekleşmişti.



İnsanüstü önlemler

Şeyh Sait isyanının hemen ardından Takrir-i Sükun Kanunu ve askerî harekatla yetinmeyip bir de gizli reform planı yaptık: Eylül 1925 Şark Islahat Planı. Burada her şeyi inceden inceye hesapladık. Kimi önlemler şöyleydi:

- Ermenilerden kalan arazinin Kürtlere kiraya dahi verilmemesi ve buraların evleri, hayvanları, tarım araçları ve bir yıllık geçimleri hükümet tarafından sağlanacak biçimde Balkan ve Kafkas göçmenleriyle iskan edilmesi. On yıl içinde buraya 500.000 göçmen yerleştirilmesi (md. 5).

- İsyanı bastırma masraflarının bölge halkına ödetilmesi (md. 8).

- Bölgedeki “tali memuriyetlere dahi Kürt memur tayin” edilmemesi. Burada görev yapacak jandarma dahil bilumum memurlara “tahsisat-ı fevkaladelerinin” yüzde 75’i oranında zam verilmesi, ordu mensuplarına “1 ilâ 5 nefer tayını” oranında zam yapılması (md. 10).

- “Aslen Türk olup, Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan” il ve ilçelerdeki devlet dairelerinde, okullarda, “çarşı ve pazarlarda Türkçeden maada lisan kullananlar”ın hükümet ve belediye emirlerine karşı gelmekten ve mukavemetten cezalandırılması (md. 13). (Bu ceza Kürtçe ve Arapça kelime başına 5 kuruş olarak gerçekleşecektir).

- “Aslen Türk olan fakat Kürtlüğe” asimile olmak üzere bulunan veya Arapça konuşan yerlerde acilen yatılı okullar ve “mükemmel kız mektepleri” açılması (md. 14).

- Fırat’ın batısındaki dağınık Kürt yerleşimlerinde Kürtçe konuşmanın “behemehal” yasaklanması ve “kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların Türkçe konuşmaları[nı] temin” (md. 16).

- Halktan para toplayarak “hükümet binaları ve jandarma karakolları ve askeriye ve hudut karakolları”nın inşası (md. 17). Bu binaların telefon ve telsiz gibi modern araçlarla donatılması (md. 20). Kaçakçılığa karşı “zırhlı otomobil” alınması (md. 22).

- Bölgeye “ecnebi bir şahıs veya müessesenin” izinsiz girmesine engel olunması (md. 24).

İran’ı bile işgal ettik

Bunlara rağmen eşkıya 1930 Ağrı’da yeniden ayaklandı. Günün basını şöyle anlatıyor: “Tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. Ağrı Dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türk’ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. Eşkıyaya iltihak eden köyler tamamen yakılmaktadır. Zilan harekatında imha edilenlerin sayısı on beş bin kadardır. Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur. Bir hafta içinde Ağrı Dağı tenkil harekatına başlanacaktır. Kumandan Salih Paşa bizzat Ağrı’da tarama harekatına başlayacaktır. Bundan kurtulma imkanı tasavvur edilemez.” (Cumhuriyet, 16.07.1930).

Yine de isyancılar sıkıştıklarında İran’a ait K.Ağrı’ya geçip kurtuluyorlardı. O kadar kararlı hareket ettik ki, İran’ı güzellikle ikna edemeyince girip orayı işgal etmekten çekinmedik. K. Ağrı’yı topraklarımıza kattık. İsyan bitti. Kimsenin de hiçbir sesi çıkmadı (Türk Dış Politikası-1, İstanbul, İletişim Yay., s. 362).

Burada da askerî harekatla yetinmedik, “gayet mahrem ve zata mahsus” bir Türkleştirme genelgesi yayınladık (Mehmet Bayrak, Kürtler ve Ulusal-Demokratik Mücadeleleri – gizli belgeler, araştırmalar, notlar, Ankara, Öz-Ge Yay., s. 506-9):

- “Yabancı lehçelerle görüşen köyler”den küçük dağınık olanları “civar Türk köylerine” dağıtılacaktır (md. 3).

- “Bilhassa kadınlar arasında” Türkçenin yaygınlaştırılmasına çalışılacak, “Türk kızlarının Türkçe konuşmayan köylülerle evlendirilmesi teşvik” edilecek, “Türkçe bilmeyen köylü kadınları şehirlere celbed[il]erek Türk evlerine münasip hizmet ve suretlerle” yerleştirecektir (md. 10).

- “Dahiliye Vekili” imzalı genelge şöyle bitiyordu: “… hülasa dillerini, âdetlerini ve dileklerini Türk yapmak, Türkün tarihine ve bahtına bağlamak her Türk’e teveccüh eden milli ve mühim bir vazifedir”.

Meseleyi kesin bitirmeye doğru: Dersim 1938

Ülke içinde fesat kaynağı olarak bir tek Dersim kalmıştı. Dağlar yüzünden girmek zordu. “Dersim temizlenmezse bu mesele bitmez” diyorduk. Çok planlı-programlı hareket ederek onu da bitirdik:

- Lider düzeyi: Şeyh Sait isyanından sonra 1927 ve 34’te iskan yasaları çıkartarak elebaşlarını batıya sürdük;

- Altyapı düzeyi: Dersim’e kolayca asker nakletmek için yöreyi kara ve demiryollarıyla ördük. Ahşap köprü ve karakolları betondan yaptık;

- Yasa düzeyi: 1935’te buranın adını değiştirecek “Tunceli Kanunu”nu çıkararak yörede farklı bir hukuk uygulamaya başladık. Bir korgenerali “Korkomutan” adıyla vali yaptık ve kendisinin “tecil” etmediği durumlarda idam cezalarının derhal infaz edilmesini öngördük (kanun md. 33).

- Uluslararası hukuk düzeyi: 1937’de Sadabad Paktı’nı imzalayarak, İran ve Irak’a kaçmak isteyecek şakilerin (çoğulu: eşkıya; o zamanlar adları böyle idi) geri verilmesini sağlama bağladık (Pakt md. 7).

C.Bayar’ın, 1 Kasım 1938’de, hasta olan Atatürk’ün şu sözlerini okuyarak Meclis’i açması olayı bağlıyordu: Tunceli’deki toplu şekavet hadiseleri bir daha tekerrür etmemek üzere tarihe devrolunmuştur” (Der. Nimet Arsan, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, I. Cilt, Ankara, TİTE, 1961, s.406).

Bütün bunlar 3 noktada özetlenebilir:

1) Çok kararlı davrandık. Günün en son silah ve iletişim teknolojisini kullanarak bütün gücümüzle vurduk;

2) Askerî harekatla yetinmedik; komple reform planları yaparak herkesin Türkleşmesi için düşünülebilecek bütün önlemleri aldık;

3) Uluslararası ortam fevkalade müsaitti. 1929 Büyük Bunalımı’ndan ve özellikle de 1933’te Hitler’in iktidara gelmesinden sonra, dünyanın ağzının içine baktığı İngiltere ve Fransa, hızla savaşa giden ortamda Almanya’ya yanaşmasın diye Türkiye’nin ağzının içine bakıyordu. Atatürk bundan ustaca yararlanmasını bildi. Bu fevkalade uluslararası koşullarda ve Kürtlerin intelligentsiasının bulunmadığı bir dönemde bu önlemler teker teker gerçekleştirildi.

Ve böylece bütün isyan odaklarını yok ettik. Mutlak bir iç barış sağladık. Hiçbir ülkeden de en ufak itiraz gelmedi. Atatürk’ün önderliğinde herkes Türk oldu.

Anlamıyorum

Fakat hiç anlamıyorum. Bütün bu insanüstü çabalarımıza rağmen bu “eşkıya” meselesi hortladı da hortladı. Tek farkı, 1970 ve 80’lerde “bölücü ve anarşist”, şimdi de “terörist” adını alması. Hiç kuşku yok, bunun sebebi bizim büyük devlet olmamızı istemeyen dost ve müttefiklerimizdir. Son biçimiyle de, misyoner faaliyetleri. Başka sebep düşünemiyorum. Çünkü biz yapılabilecek her şeyi hiç eksiksiz yapmıştık.

Ve şimdi 1938’i televizyondan izledikçe titriyorum. 1938’e dönmek ve orada kalmak istiyorum. İstiyorum da, Atatürk devrinde en müsait iç ve dış durumlarda olamayan şimdi nasıl olacak?

Biz acaba neyi eksik bıraktık?


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Baskın Oran
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Baskın Oran:
“Cumhuriyet Mitingleri” ve Tam Bağımsızlık


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.75
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

“Cumhuriyetimizin kıyıya çektiği aydın: Cemil Meric”
“Cumhuriyet Mitingleri” ve Tam Bağımsızlık
Kuvveti bazuyi Osmani
Fikret Başkaya: Kapitalizmin krizi veya otuz yıllık yalanın sonu
Severim sevmem, terk ederim etmem, sana ne?
Operasyon başarıyla tamamlanmıştır paşam!
Operasyon başarıyla tamamlanmıştır paşam!
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?

"Merhaba 1938" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke