 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 39 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
|  |
| "Korsan Jenny" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara |
|
| | Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz. |
|
|
Re: Korsan Jenny (Puan: 1) Gönderen: mehaslan Tarih: 23.01.2008 Saat: 18:50 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | KORSAN JENNY ŞİİRİNDEN BEN NE ANLIYORUM?
Öfkenin şiiri Korsan Jenny..
Öfkenin, o korkunç, birikmiş, patlamak üzere olan kıpkızıl nefretin şiiri..
Varoşların metropollere, açlıkla boğuşan geri ülkelerin lükse ve sefahate boğulmuş gelişkin ülkelere duyduğu o korkunç nefretin şiiri..
Belki de artık antika tarih diye gelip geçtiğimiz, unuttuğumuz, insanlığın o çok gerilerde kalan karanlık dönemlerinde barbarların medeniyetlere karşı duyduğu zaptedilemez öfkenin şiiri..
Akın akın gelip, taş üstünde taş bırakmamacasına her şeyi yıkıp, yerle bir etmenin şiiri..
Belki erken yazılmış: Aslında 20. Yüzyılın değil, belki de 21. Yüzyılın, tam da bugünlerin şiiri…
Gecekondular, tenekeli mahalleler sarıyor, kuşatıyor gökdelenlerin etrafını..
Tıpkı muhkem kalelerin etrafında yavaş yavaş beliren, çoğalan, sessizlikleriyle dehşet veren, ve en sonunda çılgın Kızılderili haykırışlarıyla saldırıya geçen barbar sürüleri gibi..
Havada kan kokusu var.. “Kan var bütün kelimelerin altında..”
Selden, depremden, açlıktan, salgın hastalıklardan, savaşlardan, kırımlardan kopup gelen bir göçmenler sürüsü hiçbir engel tanımadan yolları, belleri, duvarları, tel örgüleri aşarak akın akın geliyor ve o süslü püslü imparatorlukların ortasına çadırlarını kuruyorlar..
“Açlık ve soğuk değildir yoksulları kahreden” demiş Dostoyevski, “onları asıl kahreden aşağılanmış olmaktır..”
Kendilerini aşağılayan güruha karşı doğan nefretin şiiri..
“Barbarlar imparatorluğu istila ediyor” diyor Negri.
Tıpkı insanoğlunu 7000 yıllık macerasında defalarca görünen tarihsel devrimler gibi..
Tarihte ilk defa olarak Kapitalist Medeniyetin kendi içinden çıkardığı güçlerle düğümü çözebileceği zannedilmişti..
Ama o umut da sanki suya düştü gibi..
Kapitalist medeniyetlerin içindeki varsılı, yoksulu, kadını, erkeği, topu birden bir çözümsüzlük sarmalına yakalanmış durumda..
Kendi içinden o kurtuluş gücünü çıkaramıyor bir türlü.. Tam tersine topu birden mevcut düzen teslim olmuş ve dışarıda bekleşen barbar sürülerine karşı duvar örmekle meşgul..
“Kalp kalbe karşıdır” derler, onlar da o barbar sürülerinden nefret ediyor.. Muhkem kalelerinin içindeki o huzurlu, sakin, mutlu yaşamlarını alt üst eden bu canavarlardan ölesiye nefret ediyorlar ve bütün o görünüşteki kibar insancıllıklarına karşın bilinçaltlarında biriken öfke birdenbire, hiç olmadık bir yerde patlayıveriyor..
Eksi’nin artı’yı çekmesi gibi yeni barbar saldırılarını davet ediyor bu davranışları..
Negri’ye katılıyorum: “Eğer ürünlerin dünya çapında bir pazarı varsa, emek gücünün de ürünler gibi dolaşım serbestisine sahip olmaması anlaşılmazdır. İşte, sol bunun üzerinde yükselmelidir. Sol söz konusu işgücünün dünyada yayılması için daha fazla göç hareketini örgütleme yeteneği üzerinden doğacaktır.”
Kaynak: http://www.bianet.org/diger/tartisma9744.htm
Ve öyle görünüyor ki, eğer sol bu “öfke”yi örgütleyip rasyonel bir yöne çeviremezse bütün insanlık bu öfkenin, nefretin ve en sonunda kaos ve katasrofun elinde ağır bir tahribe uğrayacak.
İşte, Korsan Jenny’nin bana düşündürdükleri bunlar..
Korsan Jenny"nin hiç olmazsa bir umudu vardı, "Korsan Gemisi" yani Sovyetler Birliği.. "Bir gün gelecek ve öcümüzü alacak!" diye kendini biraz daha gemleyebilirdi belki.. Bugünkü "aşağılanmışlar"ın o umudu bile yok, onun için bugünkülerin tahrip gücü çok daha muazzam olabilir.. |
|
|
|
|