Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 69 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Gökhan Özcan: Oğuz Atay'la ilgili değildir!
Tarih: 18.12.2007 Saat: 01:39 Gönderen: karakutu

 

Bu yazı, otuzuncu ölüm yıldönümünde Oğuz Atay hakkında bir şey yazmamak için kendini tutma yazısıdır. Aslında "Otuzuncu" sözcüğü ile başlayıp, "yazısıdır" sözcüğü ile biten o cümle içi cümlenin bütün kelimeleri birbirine "bitişik" yazılmalıdır.



Ama biliyorsunuz gazetelerde santim sütun diye bir şey var, ona uymak gerekiyor. Kelimeleri kabına değilse de, bana ayrılan sütun santime sığacak uzunlukta seçmem gerekiyor. Kendi kelimelerimi içimden geçtiği uzunlukta dayatacak denli önemli bir yazar değilim ben.

Hatta hayatın ahvaline, ilgilerin gidişatına yakın gözlükle bakınca, yazarlığımın "kapris yapmasa iyi olur" sınıfına girmek üzere her geçen gün biraz daha hızla seğirtmekte olduğunu da artık kabul etmeliyim. O bakımdan her yazıya başlamadan önce, o yazı için ayırdığım kelimeleri tek tek cetvelimle ölçüyorum. Normal bir cetvelle...

Bir tek "T" harfine ayrıcalık tanıyorum, onu T cetveliyle ölçüyorum. Takıntı işte... Ama ruhumun köşe bucağını saran bu kelime uzunluğu kaygısı sadece bir takıntı değil, gerçeklerle de yakından ilgisi var. Yazıların alabildiğine kanatlı olduğu zamanlar çok gerilerde kaldı; yazıların da kendilerine karşı sorumlu olduğu rakamsal efendileri var artık. Harflere vuruş deniyor mesela...

Her yazıya yazılmadan önce belli bir vuruş sayısı veriliyor yazarın eline. Şurada başla, şurada bitir deniyor. İlham elini çabuk tutacak, git deyince de hiç sesini çıkarmayıp gidecek. Kelimelerin eskiden oyunlar oynamak üzere özgürce yayıldıkları kağıttan arsalar da sütun santim hesabıyla istimlak edilmiş durumda. Elbet bir mecburiyetin sonucu bu... Yazarlara baskı olsun diye yapılmıyor. Ama tabii hadise matbuatla ilgili olunca, mutla baskı aşamasına da geliniyor.

Yine de eskiden olduğu gibi "İkinci baskı", "Üçüncü baskı" falan gibi baskı üstüne baskı uygulaması yok, bir sütun santim hesabı var, bir de vuruş sayısı... Şunu da açıkça ifade edelim ki, yazar milletinin hala sekizyüz küsur sayfa uzunluğunda, bir başka deyişle "tuğla gibi" roman yazma serbestisi var. Ama bugünün yazarları o tuğla kitabı kırdırıp, mesela yüzer sayfadan sekiz kitap halinde piyasaya sürmeyi kendileri bakımından daha elverişli buluyor. Bir nevi sürümden kazanmak hesabıyla yapıyorlar bunu...

Hem para, hem ilgi, hem de tanınırlığı zamana yaymak bakımından daha kazançlı bir yol, bu kesin. Buradan da anlıyoruz ki, bugünün yazarlarının dünkülerden bir fazlalığı var, frenleri tutuyor, balataları gıcır, duruş ve kalkışta problem yaşamıyorlar. Gerçi hâlâ bilinçlerini akışkan tutanlar var ama, o kadar değil, onlar da bilinçlerini nerede katılaştıracaklarını iyi biliyorlar. Bütün bunların beni hiç ilgilendirmediğini söylesem ne kadar gerçekçi olur.

En azından sütun santim hesabını, vuruş sayısını ihmal etmiyorum, sırayı bozmamaya, yazmaya başlamadan önce hiza mesafe almaya dikkat ediyorum. Devletle uzaktan yakından ilgili bütün kelimelerin baş harflerini büyük yazmaya ısrarla devam ediyorum. Ama tümüyle de teslim olmuş sayılmam tabii, elimden geldiği zaman bir punduna getirip küçük küçük fesatlıklar yapıyorum kendimce. Aramızda kalsın, mesela yazının başından beri bir tek paragraf yapmadım. İsterseniz dönüp yeniden tek tek okuyabilirsiniz cümlelerimi.

Hem bu benim okunurluğumu da arttırmış olur. İyi olur yani... Ben de hiç değilse bir gün sürümden kazanmış olurum. Sürüm sürüm sürünmekten ne kazandım bugüne kadar. Doğru, bu son yazdığım cümle yazının bütünlüğünü bozdu. Ancak yazıların sonuna doğru büyük bir gerilime giriyorum. Kelimelerimin sayısı azalmış oluyor ve bu beni çok geriyor. Artık kapatmalıyım.

Neyse ki kendimi tutabildim. Oğuz Atay'ın ölümünün otuzuncu yılıyla ilgili tek bir cümle kurmadan yazıyı bitirdim. Hoş, söylenmemesi gereken her şeyi söyleyip bitirmişti zaten canım insanlar. Giderek devasa bir ağza dönüşen canım insanlar, önemli gün ve haftaların sayın kımılları, sevgili yıldönümü tırtılları, lüzumsuzluk ipinden başımıza daha ne çoraplar öreceksiniz?



Yenişafak
17/12/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Gökhan Özcan
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Gökhan Özcan:
Yerimiz gerçekten dar mı?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Yerimiz gerçekten dar mı?
Bıldır yediğimiz hurmalar, bugün her yerimizi tırmalar...
Gerçekten hazır mısınız?
Selim İleri: Gerçekten 'Dost Mektuplar' mıydı?
Özen Yula: “Gerçekten büyülü, tuhaf ve acayip bir dünyada yaşıyoruz”
Alexander Blok: Ne Kadar Zor!
Darbe Günlükleri
Darbe ve medya
Bir Zihinsel Maluliyet Örneği: 'Kavram Kargaşası' mı, 'İdea Kargaşası' mı?
Tony Barber: Türk demokrasisi AB'nin umurunda mı?
Yunus Emre'nin fotoğrafı var mı?

"Oğuz Atay'la ilgili değildir!" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke