Bugün 12 Mart'ın yıldönümü... 1971'in 12 Mart'ında askerin Demirel'i nasıl
devirdiği üzerine çok yazıp çizilmiştir. Ama asıl ilginç olan,
tepkilerdir.
Tepkiler, birer fırsatçılık, acz, basiretsizlik, ilkesizlik, çifte standart
örneğidir. O günleri merak edip okumamış gençlerin kulağına küpe olsun diye kısa
bir hatırlatma yapmak istiyorum.
* *
*
Başbakan Demirel muhtırayı sabah MİT Müsteşarı Fuat Doğu'nun telefonuyla
öğrendi.
Doğu'yu da Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay aramış, "Başbakan'a söyle, ayrılsın"
demişti.
Müsteşar, "Siz
söyleseniz" diyecek oldu, "Yok, siz söyleyeceksiniz" cevabını
aldı.
Aradı Başbakan'ı:
"Cumhurbaşkanımız zatıâlinizin çekilmenizi istiyorlar" dedi; "Sağlık sebebiyle
dersiniz" diye akıl da verdi.
Kızdı
Demirel:
"Benim sağlığımdan şikâyetim yok" dedi.
Köşk'ü aradı.
Cumhurbaşkanı'nın telefonu cevap vermiyordu.
Bir süre sonra yaveri açıp "Cumhurbaşkanımız bahçede dolaşıyor" dedi.
Öğleye doğru çıktı
telefona Sunay ve itiraf etti:
"Ne yapayım, beni de aştılar".
* * *
Muhtıra radyoda 13.00 haberlerinde okundu.
Askerler bir kopyasını da Genel Kurul'da okunsun diye Meclis'e
göndermişti.
Meclis saat 15.00'te toplandı.
Meclis Başkanı "Komutanların Meclis'e ilettiği muhtırayı okutacağını" söyledi.
Bu, TBMM tarihinde ilk defa olacaktı.
Herkes şaşkındı.
Bir tek milletvekili itiraz
etti:
Demokrat Partili Hasan Korkmazcan...
Yerinden kalktı ve gür bir sesle:
"Burası Meclis. Burada Cumhurbaşkanlığının ve Başbakanlığın tezkeresi okunur.
Ordu tezkeresi okunmaz" dedi.
Başka ses
çıkmadı.
Oysa Demirel, o gün Meclis'ten güvenoyu istemeyi düşünüyordu. Bu tabloyu görünce
vazgeçti. Yıllar sonra "Herkes kuzu gibiydi. Neye güvenip gidecektim güvenoyuna"
diyecekti.
Tezkere okundu.
Başbakan
istifasını yazdı.
Şapkasını aldı, çekti gitti.
* * *
Peki kimler destekledi müdahaleyi?
Dev-Genç...
DİSK...
Türk-iş...
Türk Hukuk Kurumu...
Türkiye Öğretmenler
Sendikası...
Ve tabii basın...
"Demirel gitti" diye seviniyorlardı.
CHP lideri İsmet İnönü ölçtü biçti; 3 gün sonra verdi tepkisini:
"Bir Meclis'e askeri kıta gibi 'Şunu şöyle, bunu böyle yapacaksın' denmez" dedi.
Komutanların icranın emri altında olduğunu hatırlattı. Demokratik rejim vurgusu
yaptı.
Ama iş işten geçmişti artık...
* * *
Hollywood filmlerinin sonunda kahramanların akıbeti yazılır ya... öyle
bitirelim
biz de...
Darbe ilk darbeyi, alkışçılarına vurdu:
Dev-Genç, DİSK ve diğerleri "Balyoz operasyonu" ile ezildi.
İsmet Paşa, o çıkışı yaptıktan birkaç gün sonra "ikna edildi" ve askeri hükümete
bakan verdi.
Genel Sekreteri Ecevit buna tepki göstererek istifa etti, İnönü'ye
karşı bayrak açtı. Bir yıl sonra devirdi.
Demirel, yerine kurulan hükümete "Köprüyü geçene kadar" diyerek güvenoyu verdi.
4 yıl sonra koltuğuna yeniden
oturdu.
Hasan Korkmazcan sonraki Meclis'lerde de yer aldı. 12 Eylül'den sonra MGK,
1971'deki tepkisini cezalandırıp veto etti. Ama yine seçildi. Halen Türk
Parlamenterler Birliği Onursal Genel
Başkanı'dır.
Tepkiniz?
Milliyet
12/03/2005