Çaresizlik hayatı teslim aldı ve hayatı teslim aldı ihanet. Ve sen İdris
Özyol, sen, yüreğimize diz çöktürten zulümlerin önünden ve arasından
yüreklerimizin, kayıtsız, fütursuz ve için sızlamadan geçip gidebiliyorsun
artık. Sen artık, ne avuçları kan içinde bir asi, ne de dost hançerleriyle
yaralanan bir akıncısın. Sen yolumuzun üzerine atılmış bir cesetsin İdris Özyol
ve burnumuzun direklerini kıran bir kokuyla yatıyorsun iyi olan herşeyin
üstünde.
Çürüyorsun ve çürüdükçe geriye doğru dönüp, vücudundan kopan etleri
hayallerimize doğru fırlatıyorsun. Kirletiyorsun bizi İdris Özyol, kirletiyorsun
bizi. Çekil git. Git, git, git, bir mezar bul kendine, bir kapı, bir çanak...
Kendine bir çanak bul ve vücudundan kopan her ete karşılık o çanağa konulan
avantalarla beslen. Bir vakitler tükürdüğün ve taa derinliklerinden kopan
öfkelerle tekmelediğin kapıları, yumrukladığın kapıları kibarca çalıyorsun
bugün. Ve o kapının her aralanışından, geçmişinde bir kale daha teslim oluyor.
Geniş masalardan aldığın her davet gönlünü okşuyor senin. Ve gönlünü ayartırken
dünya sarhoşluğu, yüreğin, o bir vakitler avcunda taşıdığın esmer yürek, vahşi
çığlıklar atarak ölüyor.
Ketum kapılara yaltaklanan sünepe bir it olmaktansa, ölümün geniş vahalarını
tercih ediyor yüreğin. Yüreğinin sesini dinle. Ve seni bizden kopartan
ihanetlerinle, içindeki bir parça iyiliğin ardısıra yürü. Kendine yeni bir isim
bul İdris Özyol. Beyaz, yabancı ve kirli bir isim. Adını andıkça içimizdeki
karanlık bir çanağa tükürelim.
Sen, acılarımızı, trajediler dükkanına götürüp rehin bırakan müflis bir kafasın
İdris Özyol. Ya biz ezeceğiz başını, ya da gidip saray duvarlarına vura vura sen
kıracaksın. Dizlerin bu ihaneti kaldırmayıp, kirli bir bohça gibi yere çöktüğün
zaman, şölen ateşleri yakacağız ve sevinç naraları atarak dans edeceğiz
alevlerin içinde. Hem unutacağız adını, hem de çocuklarımıza ihaneti tanısınlar
diye ezberleteceğiz ölürken dudaklarından dökülen son kelimeleri.
Kelimelerimizden elini çek, elini çek yüreğimizden.
Sen bir cücesin. Git ve daha da küçül mezarında. Git ve bulduğun çanağa sığdır
kafanı. Git, git, git.