Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 100 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Şiir gibi yaşayanlar...
 SINIF, TÜKETİM ve ''MÜSLÜMANLAR''
 Uyanıştan önce
 gerisi hikaye...
 CİHAN DEMİRCİ- KARİKATÜR
 Lale Müldür
 SUNA PEKUYSAL
 Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karikatür Yarışması
 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI
 komşuuuuuuu...
 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İdris Özyol: Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer
Tarih: 04.11.2007 Saat: 17:41 Gönderen: karakutu

 

Bırak güneş içeri girsin" diyordu adam. Ve adamın aklı, hiç güneş görmemişleri çileden çıkarıyordu. "Çileden çıkanlar"ın, ipini kopartmış hayvanlar gibi, iyi, doğru, anlamlı, güzel, basit, mütevazi, bize ve başkalarına ait ne varsa, herşeyin ama herşeyin üzerine salyalar saçarak üşüştüğü bir ülkede doğduk.



Bu ülke bizim en büyük imtihanımız oldu ve çoğu kez bol kırıklı karnelerle yürüdük idam sehpasına. Bazen de, başına buyruk bir yaban kedisinin büyük meşelere çarparak kesilen koşusunu yedeğimize alıp, kendimiz atladık uçuruma. Her iki halde de ve bu hallere eklenen tonlarca durum, ahval ve şerait altında da, bir kadını ardımızdan sürüklemeyi ihmal etmedik.

Aferin bize. Aferin, çünkü biz büyük manaların kıskacına kaptırmadan yüreğimizi, küçük, dar ve cahil bir aşkın soğan-ekmeğiyle doyduk. Hata yaptık, çünkü cahildik. Bırakıp gitmedik, çünkü küçüktük. Sadece sevdik, çünkü çok dardı kelimelerimiz. İçine iki kişiyi sığdıracak kadar dardı aşka ilişkin kurduğumuz bütün cümleler.

Bir ülkeyle o ülkede yaşanan sevdalar arasında ne çok bağ var. Fakat o ülke, kendi üzerinde çırpınan kalplere sağır. Ve işte bu yüzden, bütün aşklarımızda politik bir yan, siyasal bir tavır ve sosyal bir isyan dolaşıyor. Sevdiğinin gözlerine bakan delikanlı, arka plandaki dağlara da kaçamak bakışlar fırlatıyor hep. Bir kafeteryanın köşesine sinmiş sevdalılar, cama yakın oturanların biçimsel ve asla hakiki olmayan kahkalarına bakarak birbirlerine sarılıyorlar. Ülkeyi kadın, kadını ülke gibi seviyoruz biz. Böyle öğrettiler çünkü ya da biz hep böyle anladık söylenenleri.

Büyük büyük cümlelerin içinde, kalbimize düşen ilk heyecanları aradık. Kopan ya da kopartılan, giden ya da gönderilen, bırakan ya da bıraktırılan sevdalarımızı aradık yılların törpüsü gözlerimizi düzeltince. Yılların törpüsü daha acımasız işliyor benim ülkemde ve gittikçe köreliyor kalbim. Bana kalbimi geri verin. Bana isyanımı, ilk hatamı ve ilk aptallığımı geri ver ey gaddar toprak. Eğer sen uğruna ölebileceğim tek topraksan, benim köklerime de yer ayır tenhanda.

"Geri ver" diye bağırdı adam. Fakat geri alınacak hiçbir şey kalmamıştı ortada. İsteyecek hiçbirşeyi olmayanlar, isteklerinin bayrağıyla savrulanları, batıdan esen rüzgarların altına gömmüşlerdi çoktan. Ve babalarımızın öteye beriye savrulmuş kemiklerini toplayarak ve doldurarak zihnimizi dedelerimizin hikayesiyle ve avuçlarımızda annelerimizin direncini saklayarak, kapına geldik ey sevgili. Bu en ürkütücü aşkıdır yeryüzünün ve içinde yasak düşüncelerle öksüz yürekler danseder. İçinde bir kavim dolaşır. İçinde intikam vardır, şiddet vardır, bir türlü dinmeyen isyanlar vardır. İçinde sadece biz yokuz, bizden başka herşey vardır. Ve bizden başka herşeyi kovup, sadece ikimiz doldurmak isteriz hayatı. Ve bu yüzden politiktir köşe masalarda içtiğimiz çaylar.

O masalar delikanlıyı boğar, o çaylar kızı uzaklaştırır ve ayağa kalkıp çaresiz bir yürek, şöyle bağırır gidenin ardından: Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer...


 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla İdris özyol
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: İdris özyol:
Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Bulantı'dan...
Savulun, burjuvazi geliyor!
Bu bir savaştır
Ciğer isteyene ciğer, kemik isteyene kemik
“Sol” ve Ergenekon
Nasreddin Hoca'nın Bilinen En Eski Fıkrası
Sevgi Duvarı
Sevgili devlet,
Filistinli Sevgili
Avni Özgürel: Padişah, 'söz anlayan vekil' istemişti
Günah, Istırap Ve Acı Çekmek Üzerine
Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap
Kadın olmanın ''ızdırap'' olduğu ülke...

"Kemanımla sana bir ses verebilseydim eğer" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke