Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 55 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ferhat Kentel: Genç Siviller’in sesi: Sözün başladığı yer...
Tarih: 26.10.2007 Saat: 01:02 Gönderen: karakutu

 

İnsanları “hazır ol”a geçirmeye çalışan, ortalığa hâkim olan bir ses artık “sözün bittiğini” söylüyor bize...

“Artık yapılacak bir şey yok”... “Kesin ve nihaî çözüm” diyor bu ses bize... Hitler’in “nihaî çözüm”ünü hatırlatarak... Bizi komşumuza, kardeşimize düşman olmaya hazırlıyor bu ses...



Bu sesi temsil edenlerden biri de Ertuğrul Özkök. “Hepimizin içinde bir celp” başlıklı yazısında ABD’ye seslenirken, kafasının arkasındaki niyeti ve tezgahı açığa çıkarıyor. Şöyle yazmış amiral gemisinin “derin” kaptanı:

“Bundan böyle El Kaide mağaralarında tek başlarına kalmak istemiyorlarsa, dünyanın orasında burasında teröre karşı savaşta en kahraman silah arkadaşlarını hálá yanlarında görmek istiyorlarsa, şimdi sıra onlarda.”

Evet, bütün keskin kahramanlık söyleminin arkasına sakladığı, genç insanlarımızı Amerikalı dostlarının yanında El Kaideci kovalamaya çağırmakta hiçbir beis görmeyen sesi, esas derdinin birinci düzeyini ifşa ediyor: “Bu memleketin gencecik insanları hâlâ büyük patronun hizmetine gidebilirler. Göndeririz merak etmeyin... Şimdilik gerekli puslu havayı oluşturmaya çalışıyoruz.”

Sonra derdinin ikinci düzeyi de aradan sırıtıyor: “Ey Türk halkı! Patronun bize ihtiyacı var... Hadi bir el verin. Türkiye’de yaşayan insanlar ve onların gencecik evlatları zerre kadar önemli değil. Oraya girersek başımıza bin türlü bela gelecekmiş; dert değil. PKK sadece bir vesile zaten. Onlar bize ihtiyacımız olan bir gerekçeyi sağlıyor sadece... Ve bizim bu savaştan alacağımız neticeye değil, bizzat savaşın kendisine ihtiyacımız var...”

Ve özenle yarattıkları, pişirdikleri bu havada şimdi bize sözün bittiği yerde olduğumuzu göstermeye, bizi buna inandırmaya çalışıyorlar.

Ama sokaklarda acılardan devşirilen nefretin sesi, bu sese ekledikleri barut kokan kendi sesleri ve borazanları ne kadar güçlü görünürse görünsün, örneklerini şimdiye kadar çok gördüğümüz çok ucuz bir plan bu; neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalıyor; her şeyiyle çok sırıtıyor...

Bu o kadar acınası bir taktik ki... Bu yüzden “söz bitemez”... Sözün bittiği yerde değiliz. Sözün başladığı yerdeyiz. Çünkü daha konuşacak çok şeyimiz var...

Genç Siviller’e bırakıyorum buradan sonrasını... Onlar bu sözü çok daha iyi seslendiriyorlar...

SESSİZLİKTEN BİR SES

Vıdı vıdı vıdı vıdı..
Bunca sözü nereden buluyorsunuz?
ne kadar çok şey istiyorsunuz
ne kadar çok şey biliyorsunuz
mezar taşlarından, kitabelerden çok
Ayıp, ayıp!
Tanrı konuşmak için
sizin susmanızı bekliyor. (Cahit Koytak)

Sessizce yasımızı tutamadan, sessizce dualarımızı edemeden siyasi sloganlarınız, intikam isteyen çığlıklarınız, düşmanlığı artıracak ölçüsüz tepkilerinizle yine hamasetin, siyasetin dibine vurdunuz!

Yas tutmayı, vakur durmayı, itidali elden bırakmamayı, sağduyulu davranmayı yine beceremediniz!

Size inanmıyoruz!

Onları gerçekten sevseydiniz, hamaset dolu cümleleriniz samimi olsaydı önce 19 yaşında gençlerin 3 aylık eğitimlerle çatışmalara gönderilmelerine isyan ederdiniz

Onları gerçekten düşünseydiniz, onları hayatlarına gerçekten kıymet verseydiniz bütçeden aslan payını alan silahlı kuvvetlerin bir ay içinde bu kadar büyük kayıplar vermesini sorgular, bu kayıplar için üzerlerine vazife olmayan her konuda açıklama yapan askeri yetkililerden acılı aileler adına hesap sorma cesaretini gösterirdiniz!

Onlar umurunuzda olsaydı, sekiz askerin nasıl olupda kaçıralabildiğini, o askerlerin akıbetleri hakkında yapılan çelişkili açıklamaları, siyasi konularda geceyarısı açıklama yapan askeri yetkililerin saatlerce kamuoyundan bu gerçeği saklamalarını eleştirilebilir, havanda su dövmek yerine sorumluları istifaya çağırma basiretini gösterebilirdiniz!

Daha birkaç ay öncesine kadar göbeğini kaşıyan adamlar diyerek aşağılanan insanların çocuklarına sahiden kıymet verseydiniz, gencecik ölümleri yaşlanmış siyasetlerinize hayat vermek için kullanmaz, onları ölümleri üzerinden siyaseten yaşadığınız yenilginin rövanşını alma peşine düşmezdiniz!

Onların gerçekten "öldü denilmemesi gereken şehitler" olduğuna inansaydınız, Hrant Dink'i öldüren çapulcu katillerle birlikte adlarını anarak aziz hatıralarını rahatsız etmezdiniz.

Onların annelerinin acılarını gerçekten yüreğinizde hissetseydiniz, sınır ötesi operasyon, savaş naraları atarak başka annelerin acıları üzerinden bedeller ödeme yeminleri etmezdiniz.

Gerçekten vatanınızı sevseydiniz, evinize bayrak asarak, sokaklarda taşkınlıklar yaparak, ileri geri konuşarak toplumsal barışımızın köküne kibrit suyu dökmezdiniz!

Gerçekten Türkiyenin menfaatlerini düşünseydiniz, Irak bataklığına bizi çekmeye çalışanların apaçık tahriklerine gelmezdiniz!

Gerçekleri merak etseydiniz, sahiden Türkiye için en iyisini isteseydiniz sivil anayasa tartışılırken, Mecliste barış rüzgarları eserken, sivil siyaset güçlenirken şiddetin neden yeniden yükseldiği sorusuna sahici yanıtlar arardınız!

Gerçekten barış ve çözüm isteseydiniz, iktidarlarını şiddetin ve çatışmaların devam etmesi üzerine kuranların siyasetlerine alet olmazdınız.!

Üzerlerinde asker kostümleri olan gencecik siviller öldü yine. Daha hayata tam başlayamadan.

Şimdi Susun! Yasımızı tutalım!


Genç Siviller



 

Gazetem.net
25/10/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Güncel:
İşte yeni Amerika Haritası


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

İşte hancı; ben her bahar böyleyim
İşte siyasal günlükler
İşte Alev Alatlı'nın sakıncalı bulunup yayınlanmayan yazısı
Yeni baştan
"Yeni bir sol parti" safsatası
Yeni bir ordu
Wolf Biermann: Bir Amerikan Askeri İçin Kitabe-İ Sengi-İ Mezar
Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş...
Amerika bir gecede yok olabilir!
Saad Muhyu: Yeni Ortadoğu haritası hazır
Karakutu Türkiye'nin dahi haritasını çıkarıyor!
İnsan ruhunun haritası

"Genç Siviller’in sesi: Sözün başladığı yer..." | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke