Japonya'da ilginç bir tartışma sürüyor bugünlerde:
"Tarih, ders alınacak bir kitap mıdır, bir kahramanlık destanı mı?"
"Geçmişle hesaplaşmak için mi okutulur, ortak bir kimlik oluşturmak için mi?"
"Derste tarihsel gerçekleri mi öğretmeliyiz, milli gurur mu aşılamalıyız?"
Yabancı olmadığımız bir tartışma bu... o yüzden ilgiyle izliyorum.
* * *
Tartışma, "kamikazeler"den çıktı.
2. Dünya Savaşı'nı anlatan çoğu kitapta, Japon intihar komandoları
efsaneleştirilerek anlatılır. "1945'te Japonya düşmek üzereyken binlerce
gönüllü, hayatlarını hiçe sayarak Okinava'da Amerikan gemilerine 'ölüm dalışı'
yapmıştır."
İşin aslının böyle olmadığı biliniyordu, ama durum, geçenlerde yayınlanan bir
kitapla belgelendi.
1500 kamikaze taarruzunu yapanlar gönüllü değil, "intihar"a zorlanan
kurbanlardı. Japon ordusunun baskısıyla ailelerini öldürüp çaresizce ölüme
dalmışlardı.
Gerçek ortaya çıkınca, ders kitapları "düzeltildi". Kamikaze efsaneleri yerine
Japon ordusunun herkese silah ve bomba dağıtarak intihar "telkininde" bulunduğu
belirtildi.
* * *
Ancak geçen yıl işbaşına gelen muhafazakâr hükümet, Japonlara yeniden ulusal
onur kazandırma vaadi doğrultusunda okullarda milliyetçi eğitim verilmesi için
anayasayı değiştirdi. Bir komisyon kuruldu. Ortaokul ve lise tarih kitapları
elden geçirildi. 124 bölüm yeniden "düzeltildi".
300 bin Çinli sivilin öldürüldüğü Nanjing katliamından "bir olay" diye söz
edildi; "bir çok insan"ın öldüğü belirtildi.
Bir dipnotta ise şu ifade vardı:
"Savaş zamanı pek çok Koreli 'umumi kadın', savaş bölgesine getirildi."
Kitapta "umumi kadın" diye söz edilen Koreliler, aslında cephedeki Japon
askerleri için fahişeliğe zorlanan 100 bin kadın tutsaktı.
Bu arada kitap sayfalarına Güney Kore'yle ihtilaflı adaların "işgal altında
olduğu" yorumu eklendi.
Tabii kamikaze taarruzları konusu da değiştirildi ve ordunun birçok genci
intihara zorladığına dair ifadeler kitaplardan çıkarıldı.
* * *
Bunun üzerine herkes ayağa kalktı.
Çinliler, kitapları diplomatik yoldan protesto ettiler.
Güney Kore sözcüsü, "Çocuklarımıza çarpıtılmış tarih öğretmek iki ülkenin de
yararına değildir. Tarafgir kitapların düzeltilmesini istemeyi sürdüreceğiz,
çünkü geçmişi unutup geleceğe bakabilmenin tek yolu bu" dedi.
Ardından Okinava eyaletinde 100 bini aşkın Japon gösterici yeni tarih
kitaplarını protesto için miting yaptı. 2. Dünya Savaşı'nda babaları, dedeleri
zorla ölüme gönderilenler, resmi tarihin bu olayı reddetmesini öfkeyle
karşıladılar.
Göstericilerin elindeki pankartta "Tarihi unutmayalım" yazıyordu.
* * *
Bugün yaşadığımız sorunların hemen hepsinin mazide kökleri var.
O yüzden tarih dersleri, gelecek kuşağın fikri yapısını da şekillendiriyor.
"Ulusal kimlik inşası" adına yüklenen ideolojik içerik, çatışmacı bir kültüre
zemin hazırlıyor.
Oysa kışkırtıcı olmayan, mazisiyle barışık bir tarih kitabı, sadece yurtta
değil, dünyada da barışın sigortalarından biridir.
Bir ara Türkiye ve Yunanistan, karşılıklı olarak tarih kitaplarından düşmanca
ifadeleri temizlemeyi gündeme almıştı.
Sonuç ne oldu?
Bir yazıda da buna değineceğim.
Milliyet
02/10/2007