Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 102 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu Forum Son Başlıklar

 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?
 Sevmek ya da Sevmemek...
 SAKSI ÇİÇEKLERİ
 Siyasal Simge olarak Türk Bıyık Çeşitleri
 Vincent Van Gogh / Theo'ya Mektuplar
 Osmanlı'dan Miras- Türkiye'de Yönetici Sınıflar
 MÜSLÜMAN ESKİSİ
 İstihzanın psikosu..
 MİLATLARIMIZ
 Sanatçı küstahtır
 RODİN VE CLAUDEL=TRAJİK BULUŞMA
 Firavun, Musa ve deveyi kesen 9 kişi
 İdeoloji ve İdeolojik İnsan
 Aynalı sazan parlıyor...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Üyelerimiz
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Üye olabilirsiniz!)
Üyelik:
Son Üyemiz: canejackie
Bugün: 0
Dün: 3
Toplam: 20785

Şu An Bağlı:
Üye adayı: 102
Üyemiz: 7
Toplam: 109

Şu An Bağlı:
01 : kemal1957
02 : solipsist
03 : greenstone
04 : eylem
05 : elifmimnun
06 : estonhxt
07 : amentu

Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


İlber Ortaylı: Anayasa tarihimizin iki dönüm noktası
Tarih: 30.09.2007 Saat: 18:21 Gönderen: karakutu

 

1908'de anayasada yapılan yeni değişiklikler, hükümet denen kurumu ortaya çıkardı çünkü 1876 Anayasası'na göre hükümet diye bir şeyi meclis seçemez, sadrazamı ve nazırları padişah tayin ederdi



1876 Anayasası'nın yani Kanun-u Esasi'nin toplanmasını emrettiği Meclis-i Mebusan, 19 Mart 1877'de toplandı. İmparatorluğun yedi iklim dört bucağından gelen mebusların bazıları bu kadar renkli bir kalabalığı ilk defa görüyordu, bu bir imparatorluktu. Reis Ahmet Vefik Paşa valiliklerinden edindiği hoyrat bir üslupla meclisi yönetiyordu. "Söyledik ya, bu böyle olacak" gibi cevaplarla söz kesiyordu, hatta bir Rum milletvekilini "Otur yerine eşek herif" diye haşladı.

Valiliğin zamanına has bu tavrı; imparatorlukta yaygın seçim yapılamadan, her vilayetin seçilmiş sayılan vilayet idare meclis üyelerinden bazılarının mebus diye başkent İstanbul'a yollanmalarından ileri geliyordu. "Bu mebuslar acaba nasıl toplanacaklar?" diye küçümseyerek soran diplomatlardan bazıları; "Pekâlâ meclisin oturumlarında bir müzakere alışkanlığı olduğu görüldü. Mebuslar oturdukları yerlerden soru soruyor veya müdahalede bulunuyorlar" diyordu. Anlaşılan vilayet idare meclislerinin toplantı geleneğini hem mebuslar hem de Reis Ahmet Vefik Paşa sürdürmekteydi.
1876 Anayasası siyasi partiler, dernekler gibi kuruluşlar üzerine hüküm beyan etmiyordu. Şurası bir gerçek ki, imparatorluk o tarihe kadar bu gibi kuruluşları da tanımıyordu. Osmanlı İmparatorluğu'nda siyasi grup, Balkanlar'da ayaklanan gizli ihtilal çeteleri demekti. Şurada burada bir araya gelen siyasi aydın kümelerinin bile ne derecede bir kulüp olduğunu bugün tarihçiler tartışıyor.
O gün toplanan milletvekillerinin içinde Türkçe bilmeyenler bile vardı. Gelecek için seçim kanunu tartışılırken, "milletvekillerinin Türkçe bilme mecburiyeti" hükmüne Arap mebuslar itiraz etmiş, Ahmet Vefik Paşa da "Aklınız varsa dört yıla kadar öğrenirsiniz" demişti. Bugün bizim için şaka gibi görünen bu manzaralar aslında bir eski meclis geleneğine dayanan, bir çağdaşlaşmanın başlangıcını teşkil eden ve adeta yeni bir gelenek doğuran davranış biçimleridir.

II. Abdülhamit'in tavrı

Anadolu mebusları İstanbul'dan gelenlere, "Biz Tanzimat başlangıcından beri seçim denen adeti iyi biliriz, siz daha ilk defa gördünüz" diyorlardı ki, doğruydu. Anadolu eşrafı idare meclislerine, belediye meclislerine, çeşitli çalışma kurullarına seçim yapma alışkanlığını edinmişti. Şurası bir gerçek, temsilcilik alışkanlığı ve süresi bakımından bu adamlar, üyelerin üçte ikisinin değiştiği bugünkü meclislerimizden çok daha tecrübeliydi.

Bir konu daha var; Türk-Rus savaşı sürerken bile bu mecliste dış politika tartışıldı. 1965 dönemine kadar dış politika bizim meclislerimizde tartışılmayan konulardandır. Mebuslar Meclisi'nin üçte biri gayrimüslim üyelerden oluşuyordu. Bu 19'uncu yüzyıl için bir devrimdir. Hiçbir ülkede hakim dinin dışındakilere bu kadar yüksek bir temsil hakkı verilmemişti. Hatta sonraki Rus Duma meclislerinde birkaç Müslüman mebus olduysa da, Yahudi mebus yoktu.

II. Abdülhamit bu yapısından dolayı savaş zamanındaki olumsuz rolünü bahane ederek meclisi dağıttı. Ayan Meclisi, yani Senato'nun üyeleri de Mebuslar Meclisi kadar Hıristiyan ve Türk olmayan üyeleri içeriyordu fakat Ayan Meclisi dağıtılmadı. Kaydı hayat şartıyla tayin edilen Ayan üyeleri ölmeye de pek yanaşmadıklarından, II. Meşrutiyet yıllarında bile Rum Patrikhanesi'nin logoteti ünlü Logofet Bey gibi görevini sürdürdü.

Hekim Marko Paşa da Ayan azasındandı. II. Abdülhamit her şeyi yasak ediyordu, matbuat da bilindiği gibi sansür altındaydı ama anayasaya göre "Matbuat kanun dairesinde serbesttir". Yine bu anayasanın acayip sayılabilecek ünlü 112'nci maddesine göre, padişah ammenin selameti için gerekli gördüğünü yargısız sürgüne yollayabilirdi.
Anayasanın babası diye ilan edilen fakat anayasa tekniklerinden ve hukuk metinleri hazırlamaktan pek haberdar olmadığı anlaşılan, aslında sadece bizim imparatorluğumuzun değil, bütün Avrupa'nın en büyük valisi Mithat Paşa, sadrazamlığına bakılmadan ve daha meclis toplanamadan, Gülcemal vapuruyla yurtdışına sürüldü.

Tek gerçek siyasi parti

II. Abdülhamit metnin zayıf bünyesinden yararlanarak, meclis toplanmadan anayasal rejime ilk oyununu oynamıştı. Anayasa tabii ki kaldırılmadı, kaldırılmasının lüzumu yoktu. Kanun-u Esasi devlet yıllıklarında devamlı olarak başköşede yer aldı.

Bu saydığımız nedenlerden dolayı 1908 Temmuz'unda Makedonya'da ayaklanan askerler Kanun-u Esasi'nin "ilanını" değil, bazı maddelerinin yeniden yürürlüğe konmasını istemişlerdir; daha doğrusu Meclis-i Mebusan'ın toplanmasını.

Anayasada yapılan yeni değişiklikler, hükümet denen kurumu ortaya çıkardı çünkü 1876 (Hicri 1293) Anayasası'na göre hükümet diye bir şeyi meclis seçemez, sadrazamı ve nazırları padişah tayin ederdi. Bu Prusya modeliydi ve bizim eski Osmanlı ananesine de uygundu. Ananeyle alakası olmayan bir yenilik; toplanan Heyet-i Vükela'nın hiyerarşisinde sadrazamdan sonra şeyhülislamın yer almasıydı. Oysa eski imparatorlukta şeyhülislam efendi, yani bir başka deyişle başkent İstanbul'un müftüsü, divan-ı hümayun üyesi değildi. 1908 tadilatında da şeyhülislamın yerine kimse el süremedi.
1908 değişiklikleriyle basın hürriyeti getirildi. Matbuat hürdü ama bir müddet sonra Galata Köprüsü üzerinde gazeteciler İttihatçıların fedaileri tarafından vurulmaya başladı. Siyasi partiler yani fırkalar ve kulüpler, hatta amele cemiyetleri mantar gibi türedi ama gerçek anlamda bir tek siyasi parti vardı ki Balkanlar'ın komitacı geleneğinden geliyordu: İttihat ve Terakki Cemiyeti.
Kısa zamanda her şeye hakim oldu, ikinci seçimler "sopalı seçim" diye anıldı, bir müddet sonra hiç tahammül edemedikleri için meclisi tatil ettiler. İmparatorluk yıllarca "kanun kuvvetinde kararnameler" ile yönetildi. Tabii diktatör yönetimlerin kendine göre avantajı da vardır; bürokrasi, ordu ve eğitim II. Meşrutiyet yıllarında modernleşti. İttihatçılar vatanseverdi, bu onların hem gücüydü hem de hatalarının bir nedeni... n

(Devam edecek)


Fax: (0312) 427 20 64

Milliyet Pazar
30/09/2007
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Tarih Üzerine
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Tarih Üzerine:
Sarkozy'nin beğenmediği Kapadokya


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Sarkozy'nin beğenmediği Kapadokya

"Anayasa tarihimizin iki dönüm noktası" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke