Gaffar Güney, vurulup kaldığı için mi 'Vanya Dayı'yı çevirmişti? Ruhsal
sarsıntılarla ömrü noktalanmış Güney'in. Türk sinemasının değerli aktörü, Fikret
Hakan, onun oğlu
Çehov, 1897'de toplu oyunlarını yayımlarken, Orman Cini'ni bir kez daha yazıyor
ve onu artık Vanya Dayı'ya dönüştürüyordu. Ataol Behramoğlu hem Orman Cini'ni
hem Vanya Dayı'yı dilimize kazandırdı. Meraklı, Çehovsever okur, bu iki metni
birlikte okursa, eşsiz saatler geçirebilir...
Bu yazıda söz açacağım Vanya Dayı çevirisi, Ataol Behramoğlu'nun emeğinden
yıllar önce yapılmış. 1944'te. Maarif Vekâleti Kitapları, Rus Klasikleri
dizisinden Vanya Dayı'yı da yayımlamış. Galiba İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda
sahnelenmiş. Çevirmenin adı Gaffar Güney. Gaffar Güney'inki artık unutulmuş bir
emek. Rusçadan başka çevirileri de var: Öyküler seçkisi, oyunlar...
İlk okuduğum Vanya Dayı Gaffar Güney'in çevirisiydi. 1975 sonrasında. Birdenbire
Çehov'un oyunlarını keşfetmiştim. Gerçi Martı'yı okumuştum, Necatigil'in
çevirisinden. Ama asıl çılgıncasına hayranlık, Ataol'un Bilgi Yayınevi'nce
yayımlanmış Üç Kızkardeş'iyle başlayacaktı...
Katherine Mansfield, Çehov'un öykülerine tutkundur. Güncesinde, yürek yakan bir
içlilikle sorar, "Ah Çehov, niçin öldünüz?" diye. Onunla akşam vakti karşılıklı
oturmak, söyleşmek istediğini söyler.
Elbette hikâye sanatının büyük ustasıdır Çehov. 'Köylüler'i nasıl unutabilirim?
'Küçük Köpekli Kadın' bir başyapıttır. Yıl geçmez, koşup yeniden okurum 'Küçük
Köpekli Kadın'ı.
Ama oyun yazarı Çehov, bence, dünyanın en büyüklerinden. Benim için en büyüğü.
Shakespeare'den büyük. O kadar sevdiğim İbsen'den büyük. 20. yüzyılın tiyatro
dâhisi Brecht'ten büyük. Çehov'un oyunlarını handiyse ezbere biliyorum. Bir
dönem, o oyunlardan alıntılar serpiştirdim romanlarıma. O sözler, o duyuşlar
benim kitaplarımda da yer alsın diye. Çehov'un tiyatrosuna hayran roman kişileri
oluşturmaya çalıştım.
İvanov, Vişne Bahçesi, ötekiler; onlarsız bir yaşam düşünemem artık.
İşte, otuz yıl önce, Vanya Dayı'yı okuyordum. Son perdede, Sonya'nın
söyledikleri, uzun günler, uzun geceler, çalışmak, hep çalışmak, başka bir
kaderin olmayışı karşısında boğula boğula ağladığımı dün gibi hatırlıyorum.
Sonra sahnede Tilbe Saran'dan izledim Sonya'yı; Cüneyt Türel Vanya Dayı'ydı. Mum
ışığı azalıyordu. Kaç kez seyrettim ve yine doya doya ağladım.
"Biz dinleneceğiz!" diyor Sonya, "Biz meleklerin seslerini işiteceğiz; bütün
gökleri elmalarla donanmış göreceğiz; bütün yeryüzündeki fenalıkların, bütün
ıstıraplarımızın, bütün dünyayı dolduran bir merhamet içinde bulunduğunu, bizim
hayatımızın da sessiz ve güzel ve bir okşayış gibi tatlı bir hal aldığını
göreceğiz. Ben inanıyorum, inanıyorum..." (Gaffar Güney'in çevirisi.)
Sonya'nın sözleri diyor, Ataol Behramoğlu, "acılara katlanmanın anlatımı olduğu
kadar, geleceğe dönük bir umut çığlığıdır da..."
Bu çeviri Gaffar Güney'e bakanlıkça ısmarlanmış mıydı? Yoksa, çevirmen vurulup
kaldığı için mi Vanya Dayı'yla haşır neşirdi, bilemeyeceğiz. Ruhsal
sarsıntılarla ömrü noktalanmış Gaffar Güney'in. Türk sinemasının değerli bir
aktörü, Fikret Hakan, onun oğlu.
Samet Ağaoğlu'nun harikûlâde hikâyesi 'Öğretmen Gafur'daki kişinin Gaffar Güney
olduğu söylenir. Ağaoğlu galiba ondan esinlenmiş. Öyleyse katlanılamayacak bir
acı söz konusu. Öyküdeki Öğretmen Gafur -"Karadeniz'in küçük bir sahil
kasabasında, bir otel odasının dolabında" kalakalmış- kâğıt parçasına şunları
yazmış:
"Yapayalnız kalmak için, kapandığım bu otel odasında beni nasıl buldular?
Hayatımın şu veya bugününde karşıma çıkmış olan insanların hepsi, bazısı dost,
bazısı düşman, bir kısmı ölmüş, bir kısmı diri, hepsi burada! Saf, küçük, acemi
tahayyüllerimin çocuk yüzleri, kavuşamadığım emellerin ihtiyarlamış, buruşmuş
simaları, kinlerim, saadetlerim hepsi burada!"
Sanki hepsi benim de yanı başımda.
Tek çare Sonya'ya kulak vermek...
1944 sonrasında Vanya Dayı'yı kimler okudu? Sonya kimlerin acısına el uzattı?
Gündeş öneriler
Bütün Hikâyeleri, Fikret Ürgüp, Okuyan Us Yayın, 2007. (Leyla Erbil diyor ki,
"Bu görkemli hikâyelerin hiç eskimeyeceğini ve bir daha yazılamaz olduğunu
düşünüyorum.")
Radikal Kitap
31/08/2007