1
Bir zaman salındı geldi bir kocakarı
2
Yiyecek ekmeği kalmamıştı
3
Ekmeği askeriye tıkınmıştı
4
Ve bir oluğa düştü karı, oluk soğuktu
5
Artık karnı acıkmamıştı.
6
Böylece sustu minik kuşlar ormanda
Üstünde her daldoruğun huzur
Ucunda her dağdoruğun duymazsın
Bir soluk bile.
7
Ve salındı geldi bir yol bir ölü doktoru
8
Dedi: Kocakarı direniyor belgesinde
9
Ve gömdüler aç karıyı
10
Artık bir tıs demedi kocakarı
11
Yanlız doktor gülüyordu hala karıya.
12
Sustu minik kuşlar da ormanda
Üstünde her daldoruğun huzur
Ucunda her dağdoruğun duymazsın
Bir soluk bile.
13
Ve salındı geldi bir yol bir tek adam
14
Düzen müzen tanımazdı hiç
15
Bir bit yeniği buldu bu işte
16
Bir çeşit dostuydu kocakarının
17
Dedi, bir insanın karnı doyabilmeli, değil mi –
18
Böylece sustu minik kuşlar ormanda
Üstünde her daldoruğun huzur
Ucunda her dağdoruğun duymazsın
Bir soluk bile.
19
Ve salındı geldi birden bir komser
20
Bir lastik copu vardı yanında
21
Ve ezdi adamın kafasını benzetti tuzla buza
22
Ve bir tıs demedi artık bu adam da
23
Oysa gürledi komser, çınladı ortalık:
24
Ve şimdi susuyor minik kuşlar ormanda
Üstünde her daldoruğun huzur
Ucunda her dağdoruğun duymazsın
Bir soluk bile.
25
Ve salındı geldi bir yol üç sakallı adam
26
Dediler, benzemiyor bir tek adamın işine bu.
27
Ve dediler bunu, patlayıncaya dek silahlar
28
Ama sonra süründü etlerinden kurtlar bacaklarına
29
Sonra bir tıs demediler artık sakallı adamlar.
30
Böylece sustu minik kuşlar ormanda
Üstünde her daldoruğun huzur
Ucunda her dağdoruğun duymazsın
Bir soluk bile.
31
Ve salındı geldi birden birçok adam
32
Bir yol konuşmak istediler askeriyeyle
33
Oysa konuştu askeriye makineli tüfekle
34
Ve bir tıs demediler artık bütün bu adamlar.
35
Ama alınlarında bir kırışık daha kalmıştı.
36
Böylece sustu minik kuşlar ormanda
Üstünde her daldoruğun huzur
Ucunda her dağdoruğun duymazsm
Bir soluk bile.
37
Ve salındı geldi bir yol bir koca kızıl ayı
38
Bilmiyordu bura törelerini, gereksizdi bunlar ayıya.
39
Ama dünkü çocuk değildi o ve basmazdı yaş tahtaya
40
Ve yedi minik kuşları ormanda
41
Ve susmadı artık minik kuşlar
Üstünde her daldoruğun huzursuzluk
Ucunda her dağdoruğun duyarsın
Şimdi bir soluk
Türkçesi: Yüksel Pazarkaya