Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 91 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 HAYAT
 ÖZGÜRLÜK
 Bugün Sokağa Çıktım!
 kongo tren istasyonunda ertelenen lübnan bandıralı sevgili
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ali Murat Güven: Sinema ve TV'de 'çocuk oyuncu sömürüsü'ne son
Tarih: 04.07.2007 Saat: 02:38 Gönderen: karakutu
 

Türkiye, geçtiğimiz günlerde, sinema ve televizyon yayıncılığı alanında, kendisini -biraz gecikmeli de olsa- uygar ülkeler düzeyine çıkartacak nitelikte, insan onuruna yaraşır bir uygulamanın daha temellerini attı.



Ülkemizde halen geçerli olan İş Yasası'nın 71'inci maddesi uyarınca, 15 yaşından küçük çocukların çalıştırılmaları yasak. Üstelik bunun herhangi bir sınırlama ya da istisnası da yok. Yasa, son derece açık ve net bir biçimde, çocukların 15 yaşına gelene kadar hayattaki tek sorumluluklarının “eğitim görmek” olduğunu söylerken, ebeveynlerine de onları birer “ucuz emek aracı” olarak değil, ülkenin geleceğini oluşturacak birer emanet olarak görmelerini öğütlüyor.

İlgili yasanın ilham kaynakları ise birey hak ve özgürlülerini güvence altına almış demokratik ülkeler; bir de Dünya Çalışma Örgütü'nün (ILO) geçmişin acı deneyimlerinden yola çıkarak şekillendirdiği evrensel kurallar. Ki Sanayi Devrimi sürecinde Britanya, Fransa ve Almanya'daki maden ocaklarında bozuk para gibi harcanmış milyonlarca Avrupalı çocuğun kanı yazmıştır o evrensel kuralları…

Ancak, işin içine “çocuk yüzleri”nin de gerekli olduğu bazı çağdaş sanatsal faaliyetler, özellikle de sinema ve televizyon oyunculuğu girince, bu katı kural sonraki yıllarda bütün dünyada, bu arada da Avrupa Birliği'nde bir miktar gevşetildi. Buna karşılık, söz konusu gevşetme, “yasaların ruhunu sulandırma” amaçlı değil, daha ziyade çocuk emeğinin -istisnai de olsa- kullanımına çeki düzen vermeye yönelik olumlu eklentiler getirdi.

İstihdama Kabulde Asgari Yaşa İlişkin Uluslararası Çalışma Sözleşmesi, çocukların sinema ve televizyon filmlerinde oyuncu -ayrıca defilelerde manken- olarak kullanılmasını, belli şartlar güvence altına alınacak şekilde, her ülkenin iç yasalarına ve mevzuatına bırakıyor. AB Konseyi de bundan hareketle 94/33 nolu yönergesinde, çocukların çalışma yasağının -onların da entelektüel gelişimine katkıda bulunabilecek- bazı kültür ve sanat dalları söz konusu olduğunda uygulanamayabileceğine hükmetmiş. Fakat, onlar da “Bu yasak belli hallerde esnetilebilir, ancak yasayla yetkilendirilmiş bir otoriteye başvuru yapmak ve özel izin almak kaydıyla” demekteler…

İşte, “çocuk işçiliği” alanındaki bütün bu uygulamaları izleyen, başka ülkelerdeki formüllerin artı ve eksilerini özenle not eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sonunda bu tür faaliyetlerin Türkiye'de nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkin bir çalışma gerçekleştirdi. ÇSGB Çalışan Çocuklar Bölüm Başkanı Ayhan Başaran'ın talimatıyla, üç bakanlık uzmanı tarafından hazırlanan rapor, sinema ve televizyoncuların bundan böyle, tıpkı AB ülkelerindeki gibi bebek ve çocuk oyuncu kullanmak istediklerinde bakanlığa başvurmaları önerisini getiriyor. Bakanlıktaki özel komisyon, çocuk oyuncu talep edilen projenin çalışma gün ve saatlerine bakacak; projenin içeriğinin çocukların ruh ve beden sağlığını tehlikeye atacak nitelikte bir yönü olup olmadığını inceleyecek. Ayrıca, çalışılan set ortamında çocuk psikolojisinden anlayan, beklenmedik bir durumda onlara yardımcı olabilecek uzmanlar bulunup bulunmadığı, ayrıca çocuğa veya yasal koruyucularına, yapılan çalışmanın adil karşılığının ödenip ödenmediği de takip edilecek.

Sunulan film ya da reklam projesi, iş hukukunun gereklerine, pedagoji ve psikolojiye, insanca çalışma ölçütlerine uygun bulunduğu takdirde de çocuklar yazılı ve görsel medyada kendilerine uygun sınırlı görevler alabilecekler.

Geleneksel “Yeşilçam mantalitesi”yle kurulan sinema ve televizyon setlerinde bunca yıldır erişkinler nasıl ki sigortasız, kadrosuz, ruh ve beden sağlığına ilişkin hiç bir koruyucu önlem olmaksızın, her türlü insanî ve ahlakî endişeden uzakta, günde ortalama 15-20 saatlerini geçirdilerse, Türk prodüksiyon sektörü çocuklara da (çok az istisna hariç) büyük ölçüde aynı muameleyi yapmaktaydı. Ki düşük bütçeli yapımlarda bu tür uygulamalar hâlâ bütün hızıyla sürüyor.

Günlerce, haftalarca süren aşırı çalışma ve onun getirdiği yorgunluktan dolayı dayanamayıp set köşelerinde uyuya kalmış oyuncu çocuklar, sağlıksız fast-food yemeklerle alelacele beslenme, argo ve küfürün gırla gittiği alabildiğine lümpen bir çalışma atmosferi, komik bir yevmiye karşılığında milyon dolarlık reklam filmlerinde sömürülme, sigortasızlık, içeriğinde korku, şiddet, cinsellik, kaba dil ya da gerçeküstü öğeler bulunan öykülerin çekimlerinde hiç bir uzman danışman bulunmaması bu ülkenin sinema ve televizyon endüstrisinin artık sıradanlaşmış birer gerçeğiydi.

Bundan böyle “çocuk oyuncular” da en az “yıldızlar” kadar değerli olacaklar. Yüzmilyonlarca dolarlık çocuk bezi ya da bisküvi piyasasında söz sahibi olmak için reklâmlarında o küçük ve sevimli yüzleri kullanmayı planlayanlar, giriştikleri bu kazançlı oyunu üçüncü dünya ülkelerinin derme çatma kurallarıyla değil AB normlarına göre oynamayı öğrenecekler. Bundan hem sektör, hem çocuklar, hem de anne-babalarının büyük yararlar göreceğine hiç kuşkum yok.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ilk adımları atılan bu “uygarlık projesi”nin peşini kesinlikle bırakmamalı, onu gelecek dönemde TBMM'de yasalaşana kadar inatla takip etmelidir.



Yenişafak

30/06/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ali Murat Güven
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ali Murat Güven:
“Sahte Profesör Hans Von Aiberg” 2.Bölüm


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

“Sahte Profesör Hans Von Aiberg” 1.Bölüm
“Sahte Profesör Hans Von Aiberg” 2.Bölüm
Hans Magnus Enzensberger
DINITIA SMITH: Kurt Vonnegut Bu gezegeni terk etti
Allah sizden razı olsun, Bay Vonnegut
Veda
Meraklısına okuma notları
King Crimson - Epitaph
Les Miserables-Sefiller 2.Bölüm
Serseriler, Kopuklar, Külhanbeyleri 2.Bölüm

"Sinema ve TV'de 'çocuk oyuncu sömürüsü'ne son" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke