Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 294 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu Forum Son Başlıklar

 Ahmed Arif
 oturağın göğünden oturağa ağan
 et,kağıt ve yapılacak şeyler
 BİZİM YAZDIKLARIMIZ
 Andrei Tarkovsky Filmografi
 Anne
 DİSİPLİN CEZASI
 Orhan KOTAN
 Üç Darağacı...
 Anti Roman (Yeni Roman)
 YARALI
 Sergei Reggiani
 Anlaşılmak
 Chanson
 Sessizliğin Resmi
 BEYİN YIKAMA
 Serbest düş''üş...
 h)içsel izlek
 The Poem and Elegie
 İnsan

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Üyelerimiz
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Üye olabilirsiniz!)
Üyelik:
Son Üyemiz: hasan1683
Bugün: 0
Dün: 2
Toplam: 20644

Şu An Bağlı:
Üye adayı: 294
Üyemiz: 7
Toplam: 301

Şu An Bağlı:
01 : evo82
02 : mavisurgun
03 : eylem
04 : arascan
05 : rezene
06 : akrebingozleri
07 : Diaspora_Hedonist

Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ece Temelkuran: Demek artık 'yollar aşınıyor'!
Tarih: 10.06.2007 Saat: 19:32 Gönderen: karakutu

 

Süleyman Demirel'in 8 Kasım 1968'de, Adalet Partisi Ankara İl Kongresi'nde söylediği sözdür. Bir delegenin sokak gösterilerinin engellenmesi gerektiğini söylemesi üzerine Demirel şöyle demiştir:
"Yollar yürümekle aşınmaz!"



Demirel, bu sözünün, demokrasilerde yürüyüş ve gösteri hakkının engellenemeyeceği anlamını taşıdığını söylese de herkes bu sözü yıllarca aynı şekilde anlamıştır: "İstediklerini yapsınlar, umurumda değil! Gösterilerin, yürüyüşlerin hiçbir anlamı yoktur!"
Türkiye siyasi tarihine bakınca da anlaşılması gereken budur: Yapılan gösteriler, protestolar, sivil tepki Türkiye'deki iktidarların, güç odaklarının zerre kadar umurunda olmamıştır. Halk, bu ülkeyi yönetmek için şimdiye kadar pek gerekmemiştir! Ama şimdi...

Ordunun çağrısı


Ordu, halkı sokağa çağırıyor. Darbelerle, sağ iktidarlarla tesis edilen totaliter düzende, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri yasalarıyla sindirilmiş, tepki verme hakkını kullandığında "terörist" ilan edilmiş halk, şimdi tepki vermeye çağrılıyor. Teröre yığınlarla, şiddetsiz ve sivil bir tepki vermek elbette olması gereken ama şimdi, böyle bir çağrıdan sonra verilen tepki şiddetsiz ve sivil olabilir mi?
Elinde silah tutarak komutanların yanında şehit cenazesine katılanları gördükçe... İntikam yemini edilen cenaze haberlerini okurken... Kuzey Irak'a girelim, "Kandil'e Türk bayrağı dikelim" hırsı almış başını giderken...

Türkiye'ye, Yugoslavya'nın bölünüşünden önceki havaya benzer bir hava tamamen hâkim olurken... Müslüman-laik, Kürt-Türk çatışmaları siyasetin de ötesinde insanların gündelik hayatındaki ilişkileri bile son derece tehlikeli bir biçimde, bilhassa son aylarda değiştirmişken...
Ortada bu kadar siyasi, toplumsal ve uluslararası çatışma ve şiddet varken...
Ve elbette bu ülkenin ortalaması şiddetle büyütülüp şiddete tapmak üzere eğitilmişken... Zor... Çok zor!

Seçimin adını koyalım

Türkiye'de politik ve toplumsal farklardan kaynaklanan saflar son iki ayda bir biley makinesinden geçirilmiş gibi keskinleşti. İnsanların tercihleri bir başka tercihe yaşama hakkı bırakmayacak kadar sertleşti. Herkes, hangi tarafta, hangi kampta olursa olsun korkuyor. Adı konmamış bir bilgimiz var çünkü. Bunun adını koyalım:
Türkiye bugünlerde nasıl bir ülke olacağına karar vermeye çalışıyor. Yaklaşan 22 Temmuz, bir seçimden çok daha fazlası olacak. Bunu herkes bildiği için müthiş bir telaş ve müthiş bir korkuyla ilerliyoruz her gün. Korku, insanoğlunu saldırganlaştırır. Saldırganlık, farklı olanı sindirir. Çoğunluk zalimleştiğinde azınlıklar siyaseten katledilir. Sokak, buraya doğru ilerliyor. Ve bu sokaklarda şimdi insanlar yürüyecek.

Beraber yürümek?

Kürtler ve Türkler şiddete karşı beraber yürüyebilecek mi?
Başörtülü kadın mayolu kadınla beraber yürüyebilecek mi?
Orta sınıf yoksullarla yan yana yürüyebilecek mi?
Bu yürüyüşe Çingeneler de katılacak mı?
Savaş karşıtları?
Anti-kapitalistler?
Devrimci travestiler?
Liseliler?
Ateistler?
Yollar, ancak bu insanlar beraber yürürse aşınır. Yok eğer saldırgan milliyetçi şiddetle, hazırol duruşunda, asker adımlarıyla kitleler yürürse bu yollarda başka bir terörün kapısı aralanır. Ve o terör, Kandil Dağı'ndan çok daha tehlikelidir.





Milliyet

10/06/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"Demek artık 'yollar aşınıyor'!" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke