Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 95 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Salih Tuna: Mitingleri niçin yapmıştınız?
Tarih: 06.06.2007 Saat: 03:42 Gönderen: karakutu
 

Demokrasinin kulağına öyle bir kar suyu kaçırıldı ki, Mesut Yılmaz bile heveslenir oldu.

Hegel'in, tarihte bütün büyük 'olaylar' iki kez tekrarlanır ifadesini, Karl Marx tamama erdirir: “Birinci kez trajedi, ikinci kez komedi olarak…”



Mesut Yılmaz, 28 Şubat sürecinden Başbakan çıktığında, işin “trajedi” kısmını idrak etmiştik. O vakitler, elini sallasan ellisi, “Onu ben başbakan yaptım…” gibilerinden ileri geri konuşarak, kasım kasım kasılıyordu.

Şimdi sıra geldi “komedi” faslına.

Merkez sağın toparlanması için elinden geleni yapacakmış! (Besbelli, ANAP'ı kurtardığı gibi merkez sağı da kurtaracak.)

Mesut beyin kavlince, yüzde 36'dan devralarak barajın ta dibine gömdüğü ANAP vs. merkez sağ parti, halkın tek başına iktidara taşıdığı AK Parti değil.

Bunların “merkez” telakkisinde halktan başka her şey var.

“Bir daha politikaya dönmeyi asla düşünmüyorum…” demişti de, hiç değilse biri gitti, diyerek duvara çizik atmıştık.

Boşuna sevinmişim. Politikacı dediğin, emrihak vaki olmayınca illa ki, geri döner. İstersen gözlerini bağla ve bir çuvala koyarak uzak, ıssız bir adaya bırak; politikacı eskisi, bir yolunu bulup geri dönecektir. Buncacık şeyi bilemedikten sonra ben bu akılsız aklımı, ne yapayım!

Mesut bey döner dönmez, Türkiye'nin manzarasını şappadak çizmiş: Çok keskin bir kutuplaşma varmış da, durum çok kötü gözüküyormuş da…

E'ee? Madem vaziyet kötü, bari sen uzak dur ki; hepten berbatlık elvermesin.

Mümkünü yok, gelecek. Belki 28 Şubat'taki gibi bir şans daha doğabilir. Çünkü 'mevzuatın' paraşütle indiği, birdenbire 367 rakamının keşfedildiği, “Garip ama Türkiye” burası. Ne olur, ne olmaz; soteye yatmak lazım.

Kardeşlerim! Siz Tandoğan'da, Çağlayan'da, İzmir'de o mitingleri niye yaptınız?

Müflis siyasetçilerin, Türkbank skandalı dolayısıyla “Yüce Divan”da yargılananların, çetelerle “al takke ver külah” ilişkisine adı karışanların kendilerine durumdan vazife çıkarmaları, siyasi ikbal devşirmeleri için mi?

Demirel, kendisini 'keşfeden' ve (kulislere yansıdığına göre) 5 artı 5 formülüyle ikinci kez cumhurbaşkanlığına yeşil ışık yakan Baykal'a, “Kafam Zenit saati gibi çalışıyor” demiş.

Demirel'in bu vesileyle öğrendiğim fiziki rahatsızlığına ne kadar üzüldüysem, kafasının “Zenit saati” gibi çalışmasına da o kadar üzüldüm. Zat-ı Şahaneleri'nin kafasının çalışmasından bu millet az çekmedi.

Abilerim, ablalarım! Yalçın Küçük'ün, “Bu, Sakarya'dır!” diyerek alkış tuttuğu, “Cumhuriyet mitinglerini” niçin yaptınız?

Demirel'in “Zenit saati”nin bir 5 yıl daha 'tumturaklarını' dinlemek için mi?

Yeni Çağ gazetesi dahil olmak üzere bir çok çevrenin destek verdiği, “Satılmış medya istemiyoruz!” diyerek yeri göğü inlettiğiniz o miting meydanlarını, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Mustafa Kemal Paşa'nın kalpaklı posterleriyle niçin süslediniz?

Bir takım köşe yazarı insanlarının, (oturmasını kalkmasını, içki içmesini bilmediğini söyleyerek) dünün Cumhuriyet kuşağını aşağılayan Refik Halit'le rol değiştirip, 'Cumhuriyet' adına halkı aşağılamalarına cesaret vermek için mi?

Anayasal suç olmasına rağmen, vatandaşlar arasında mezhebe dayalı ayırımcılığın dik alasını yapan, “Cumhuriyet rejiminin, laikliğin sigortası” diyerek, 'bir kesimin' üzerinden 'din' bezirganlığı yapan, telmaşa 'laiklerin' saçmalamasına zemin oluşturmak için mi?

Rahmi Koç, Çankaya'ya 'türbanlı eş' çıkamaz buyurmuş. Baykal da, AB'ye tam üyelik çalışmalarının eskisi gibi sürdürüleceğini, liberal ekonomiye devam edileceğini söylemiş.

Arkadaşlarım, kardeşlerim! Aydınlık dergisinin, “Bu emperyalist Batı'ya karşı, elbette 'şaşırtıcı, tarihi ve muhteşem' bir darbe…” tesmiye ettiği o mitinglerde, “Ne ABD, ne AB, tam bağımsız Türkiye!” diye niçin haykırdınız?

Koçlarla aynı kaygıları paylaşmak, Baykal'a, niyetlendiği AB yolunda destek çıkmak için mi?

Sahi, o mitingleri niçin yaptınız?




Yenişafak
06/06/2007


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Siyaset:
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Avni Özgürel: Diplomasi çifte standart demek
Avni Özgürel: Seçim demek, liste kavgası demek
Demek artık 'yollar aşınıyor'!

"Mitingleri niçin yapmıştınız?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke